ankara olarak etiketli yazılar
Yeniden Sivil Hayat!
28 Oca
Tamı tamına 169 gün olmuş sitemdeki en son yazıyı yayınlayalı, 6 ay geçmiş vatani göreve başlayalı bakıldığında o kadar çabuk gibi görünebilir belki ama askerde iseniz bu süre tahmininizden çok daha uzun geliyor. İnsana sivil hayatta bazen 24 saat yetmezken işlerini yetiştirmeye, orada iken 1 gün 30 saate çıkıyor sanki, özellikle de benim gibi mühimmat bölüğünde asker iseniz her ne kadar rahatmış gibi görünse de askerliğin en can sıkıcı görevlerinden olan “nöbetlerden” kurtulamıyorsunuz.
Acemi birliğimi 14 gün boyunca Ankara / Etimesgut Zırh Birlikler Tümen Komutanlığında 341. Kısa Dönem Er olarak yaptım. Geriye kalan 146 günümü ise daha önce de belirttiğim gibi Sakarya / Pamukova İlçesinde ki 46. Mühimmat Bölük Komutanlığında İdari Hizmet Yazıcısı ve Kısım Çavuşu olarak icra ettim. Bu süre zarfında belkide bazı kısa dönemlerin hiç denk gelmediği denetlemelerden tam üç ayrı denetleme geçirdim. Askerlik görevini yerine getirmiş arkadaşlar az çok bunun ne demek olduğunu anlayacaklardır. :) Uzun lafın kısası askerlik ve askerlik anılarından gına gelmiş birisi olarak askerlik anılarımı bu sayfalarda yer vermektense orada edindiğim dostlukları paylaşmak çok daha mantıklı geliyor.
Askerlik arkadaşlarının her Türk erkeğinin hayatında yeri başkadır neden mi? İşte sebepleri:
- Hayatınız boyunca hiçbir dönemde 45-50 kişi aynı koğuşta yatma imkanınız olmaz.
- Haftanın 7 günü, günün 24 saati aynı ortamdaki dostlarınızla geçirdiğiniz süre eşinize bile nasip olmayabilir.
- Nöbetlerde yanınızda vakit geçirebilecek bir ikinci cihaz, yiyecek, içecek gibi nesneleri bulamazsınız, sadece nöbet arkadaşınız ile sohbet ederek bu süreyi geçirme imkanınız vardır.
- Başka hiç bir ortamda toplu halde minimum günde 4 defa saf düzenine geçip, sayılmazsınız.
- Hayatınızın hiç bir döneminde sabah güneşi doğmadan kalkıp, traşınızı olup, toplu halde kahvaltı edemez, mıntıkadan kaçmak için kuytu köşe aramazsınız.
- Nedenini anlayamadığınız ve sorgulayamadığınız cezalar aldığınızda sadece yanınızda asker arkadaşınız vardır.
- Aynı esprilere gülüp, aynı üzüntülere teselli arayıp, aynı küfürleri başka hiçbir ortamda bu kadar içten yaşayamazsınız.
- Aynı filmi 4-5 kere minimum 30 kişi ile birlikte son ses dinleme imkanını başka hiç bir yer de yakalayamazsınız.
Sivil hayata 6 ay ara!
12 Ağu
Vedalardan oldum olası nefret etmişimdir. Ara vermek ise cabası. Evet yarın saat 17.00 itibari ile vatani görevimi yapmak üzere Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Tümenine teslim olacağım. Yaklaşık 1 ay kadar burada acemi birliğimi tamamlayıp sonrasında ise usta birliği için Sakarya Adapazarı Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığına gideceğim.
Yaklaşık 1999′dan beri hayatımın her alından kullandığım internetede bu süre zarfı içerisinde sadece çarşı izinlerinde girebileceğim büyük ihtimalle bu yüzden sizlerle de helalleşmek istedim malum asker ocağı gidip dönmemek, dönüp bulmamak var. Kısa yada uzun süreli sohbetlerimiz hatta belki de sadece selamlarımız oldu bu süre zarfında kiminiz ile can ciğer arkadaş olduk kiminiz ile işler yaptık bir şekilde kalbini kırdığım ya da üzdüğüm arkadaşlarım da oldu farkında olmadan hepsiden özür diliyor ve helallik diliyorum.
Benden yana hakkım var ise helal olsun. Büyük ihtimalle Ocak ayının 15′inden sonra tekrar görüşmek dileğiyle bakalım neler göreceğiz bu süre zarfında neler yaşayacağız. :)
2009 Neden İyi Geçti?
5 Oca
Uzun zamandır Mim almıyordum. Gerçi hoş pek Mim’de dönmüyor piyasada artık eskisi gibi ya da ben göremiyorum. Sağolsun Oğulcan geçtiğimiz haftanın anlamına uygun bir Mim yollamış. Mim’i başlatan ise severek takip ettiğim Hasan Başusta olmuş. İkisine de buradan sevgilerimi yollayarak Mim’i cevaplamaya geçiyorum.
Yılbaşı akşamı aslında bu konuda olumsuz bir yıl geçirdiğimi yazmıştım, tabi ki bu sadece KPSS noktasından bakıldığında böyle. Aslında gerçekten güzel şeylerde olmadı değil 2009 bunlara kısaca bakalım nelermiş?
- Friendfeed’ten sımsıcak dostluklar edindim. Ankara’da mangal yaptık, Konya’da buluştuk, Bursa’da bir çok yeni arkadaşla yüz yüze tanıştık.
- Selçuk Üniversitesi Bilişim Topluluğu olarak biraz durgun bir dönem geçirdik gibi görünse de yıllardır hep kıl payı kaçırdığımız “BİLMÖK 2010″ u Konya’ya Ankara dışında bir Anadolu şehrine taşıyabildik.
- Okulumu bitirdim, aileme ve memleketime kavuştum, okul arkadaşlarımıda özlemedim değil ama yine arada görüşüyoruz sonuçta… :)
- Her ne kadar KPSS istediğim gibi geçmese de ücretli öğretmenliğe başladım. Bir yandan da KPSS’ye tekrar hazırlanmaya başladım. Bu sefer daha ciddi bir şekilde hem de…
- Aslında en önemlisi sağlığımız, mutluluğumuz, halimiz, vaktimiz yerinde olması değil mi?
Son olarak ta yeni yılın tüm dostlarıma tüm insanlığa, sağlık, huzur, bol kazanç, ve mutluluk getirmesi dileğiyle Mim’i paslamaya geçiyorum. Bursa’da ki tüm etkinliklerde birlikte olduğumuz Can ve Şehnaz Paçacı ailesine, Muharrem Ata‘ya, F. Batuhan İçöz‘e ve Onur Yılmaz‘a yolluyorum.
Muhteşem Ankara.. :)
21 Nis
Ankara’yı bu kadar seveceğimi düşünmüyordum açıkçası, gerçi sevgimin sebebi dostlarımın her geçen gün artması ve gerçekten dört dörtlük kişilerle karşılaşmama vesile olması yoksa yer olarak Ankara’ya karşı bi sevgim yok Bursa’dan başka şehri sevemiyorum abi işte zorlamı :).
Şaka bi yana bu Cuma günü sınav çıkışı apar topar yollara düştüm saat 19.00′da otobüsümün kalkacak olması ve ayrıca cuma günkü Bilgisayar Mimarisi ve Organizasyonu sınavımın saat 13.00′dan 16.00 aalınmış olması ile eve sadece çantamı almak için uğrayıp, Nilgün ile birlikte yollara düştük. Sınavın beklenilenden daha kötü geçmesine rağmen yola çıktığımda unutmuştum bile. Nilgün’le birlikte ilk uzun yolculuğumuz oldu gerçi uzun sayılmaz ama şehir dışı diyelim :) dizi falan derken güzel bir yolculuk geçirdik bi ara bir önceki günün yorgunluğundan olacak ki uyuya kalmışım inşallah canın sıkılmamıştır canım. :)
Cuma akşamı saat 22.30 da Ankara’ya indim. Aşti’den Dikmene dostum hatta dosttan öte kardeş gibi sevdiğim Ömer Karapınar‘ın evine geçtim saolsun 2 gece bizi öyle güzel ağırladı ki ne kadar teşekkür etsek azdır. İstanbul’dan gelen Ömer Ekinci ile aynı odada saatler geçirmek ise benim için gerçekten unutulmaz geçeceği kesinleşen hafta sonu kaçamağının müjdecisiydi. Güzel sohbet deken gecenin hatta günün ilk saatlerine kadar takıldık desek yalan olmaz :) sabah kalktığımızda kahvaltı giyim kuşam derken Likemind’a biraz geç kaldık. Gerçekten muhteşem bir ortam vardı daha önce yüzyüze tanışma fırsatı bulduğum Burcu Saraçoğlu, Ömer Karapınar, Mücahit Yılmaz, Seval Ünver , Ahmet Alp Balkan‘ı tekrar orada da görmek ilk baştaki acaba nasıl bir ortam diye düşünürken insanı rahatlatmaya yetmişti. Haliyle ilk defa katınılan bir etkinlikte bu tarz sorular sormak çok doğal olsa gerek. Kimler yoktu ki Ankara likemind organizatörleri Aykut Karaalioğlu ve Ali Rıza Babaoğlan‘ın gerçekten hoş sohbetleri, İstanbul’dan geleceğini bildiğim Deniz Mert Edincik ki süpriz yaparak Denizi yalnız bırakmayan Burcu Tüzün gerçekten sohbetleri ve güler yüzlülükleri ile insanın içini ısıtan dostane tavırları ile Ankara ahalisinin gönlünü kazandıklarını düşünüyorum. :) Ömer Ekinci hakkında kelimeler kifayetsiz ne desem az bu kadar süper bir insan hayatta zor tanınır. Gerçi onu anlatmayada gerek yok bluetooth denince snaırım Türkiye’de akla gelen ilk kişi olması bunu kanıtlıyor. :) Hemşerim Can Paçacı ve eşi Şehnaz Paçacı ile orada yüz yüze tanışma imkanı bulmaksa acayip süper oldu benim için, Likemind’ta kimler vardı sayacak olursak gözümden kaçan yada ismini unuttuğum arkadaşlar olursa şimdiden özür dileyerek :)
Ankara tayfası : Ömer Karapınar, Burcu Saraçoğlu, Seval Ünver, Aykut Karaalioğlu, Ali Rıza Babaoğlan, Elif Yapar, Mücahit Yılmaz, Safa Paksu, Barış Ünver, Tolga Özerk, Ahmet Alp Balkan,Soner Tümer, Mete Dönmez, Yrd. Doç. Şansal Erdinç, Kerim Taylan Gerdan, Erkut Ergenç, Sertalp Bilal Çay, Eren Yalçındağ
İstanbul Tayfası: Ömer Ekinci, Deniz Mert Edincik, Burcu Tüzün
Bursa Tayfası: Can Paçacı , Şehnaz Paçacı
Isparta’dan İbrahim Uzun ve Mersin’den Oğuz Serdar tekrar unuttuğum isimler varsa kusura bakmasınlar arkadaşlar sizlerde eklerseniz çok sevinirim ;)
Tabiki Cumartesi günü sadece Likemind ile bitmedi, Likemind sonrasında Leman Kültür’de öğle yemeği sonrasında Ceren Cafe’de batak faslı arkasından Kızılay Starbucks’ta internet keyfi son olarak ta Turunç’ta güzel bir akşamile devam etti. O kadar yorulmuşum ki gece Ömer Karapınar’lara gittiğimizde İbrahim Uzun’la sohbet ederken bilgisayar başında uyuduğumu farkettim :).
Pazar sabahı Ninja timi olarak Ankara Göksu park’a ilk giden ve yer tutan ekipte olduğumuzdan sabah saat 8 de zar zor kalkabildik :) Neyse ki Onur Arslan araba ile aldıda erken gidip yerimizi ayarladıktan sonra Blogger arkadaşlarımızın da yavaş yavaş gelmesiyle piknik alanımız şenlenmeye başladı. Abi o kadar çok kişi ile tanıştım ki şu an bile saymakta zorlanıyorum :) Barış Ünver blog yazarlarında tüm katılımcıları yazmış saolsun :) beni büyük bi dertten kurtardı saolasın var olasın :) piknikte espirileri ile karın kaslarımıza egzersiz yaptıran iki ortak Mücahit ve Erkut ise kesinlikle Mangal’ın en favori ikilisiydiler :). Elif’in voleybol’u ise unutulmayacaklar arasındaydı. Hele hele Dağ kayığında sesinin te tepeden duyulmasını unutmyacağım sanırım. Akşam 17.00′a kadar gerçekten çok güzel bir gün geçirdik. Kaan Fakılı TamKarışık Gülşah ve Oğulcan Orhan ile yüzyüze tanışmata gerçekten çok güzeldi. Sonrasında toparlanırken bir arkadaşımızın çantasının kaybolması ise günün en kötü anıydı inşallah güvenlik tarafından bulunacağını umarak vedalaşmak zorunda kaldık. Sonrasında Ümitköy’de biraz yorgunluk attık ve Ömerlerden Eşyalarımızı alıp Elif’lere geçtik ve plak dinleyerek otobüsümüzü beklemeye koyulduk ve Can abi ile Şehnaz abla, ben aynı otobüsle Bursa’ya döndük.
Bizi ağırlayan, hiç bir an yalnız bırakmayan tüm Ankara tayfasına tekrar tekrar teşekkür ediyorum ve inşallah tekrar görüşmek dileğiyle diyerek resimlerle başbaşa bırakıyorum sizleri. Yazıyı oldukça kısa tutmaya çalıştım yaz yaz bitmeyecekti yoksa :)
Likemind Resimler: http://www.flickr.com/photos/serkancura/sets/72157617011404993/

Blog Yazarları Mangalı Resimleri: http://www.flickr.com/photos/serkancura/sets/72157617011848709/


Sınav haftası ve sonrasındaki planlarım.
12 Nis
Okulun son 2 ayına girerken her öğrenci için kabus olan son vize haftamızada girmiş bulunuyoruz. ( Bizde 1 vize 1 final var o yüzden son vizelerim :) ) Çok fazla ders çalışmasamda yinede arada stresi yetiyor insanın enerjisini alıp götürmeye… Şu ana kadar iki sınava girdim ilki Endüstriyel İletişim Teknolojileri dersi vizesiydi pek ümit ettiğim gibi geçmesede geçer not alırız diye düşünüyorum. İkinci vizem ise bugün Mikrobilgisayarlı Sistem Tasarımı dersindendi o ilk sınava göre daha iyidi. Bu derside geçeriz gibi duruyor. Geriye kaldı 3 vize, 1 Proje ve 1 uygulama raporu onlarıda verip Cuma günü son sınavım olan Bilgisayar Mimarisi ve Organizasyonu sınavına da girip Ankara’ya gidiyorum.
Neden mi?
Cuma akşamından Ankaralı benim için değerli bir arkadaşım Nilgün’ile çıkıyoruz yola sonrasında Aşti’de karşılayacak olan Ömer Karapınar‘a gideceğim kalmak için. Sabah’ında gerçekten Ankara’da ki özel etkinliklerden biri olan Likemind Nisan 2009′ etkinliğine katılacağım. Ayrıca bir güzel tarafıda Likemind Ankara’nın yıl dönümü olması :) Bakalım nasıl bir süpriz bekleyecek bizleri.
Ve yukarıda gördüğünüz afiş :) 19 Nisan 2009 Pazar sabah’ı Ankara’da ki blog yazarlarının düzenlediği (Barış Ünver, Ömer Karapınar önderliğinde ) Blog yazarları mangal etkinliğine katılacağız sizinde gelme imkanınız varsa sizide bekliyor olacağız ama önce kayıt yaptırmanızda fayda var Kayıt için yukarıdaki resme tıklamanız yeterli olacaktır.
Pazar geceside Ankara’dan Memleketim Bursa’ya doğru yol alıyor olacağım. 2 aylık özlemden sonra 1 haftalık bir Bursa’ ziyareti hem ailem hem benim için güzel olacak, arkadaşalrımıda unutmamak lazım Eğer vaktim olursa Bursa’da ki FF’ten tanıştığım bir kaç arkadaşlada görüşmek istiyorum. Dolu dolu geceçek bir 15 günün ardından Konya’da olabilmek dileğiyle.. Tabiki gitmiyorum hiç bir yere Bloğumda hep sizlerle olacağım. :)






