Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi olarak her sene sadece son sınıf öğrencilerinin katıldığı Çanakkale gezisi bu sene de bizim katılımımızla gerçekleşti.

Dört gün süren ve yaklaşık 1800 km’lik yol yaptığımız gezi 29.05.2009 Cuma gecesi saat 22.30′da Konya’dan başladı. ilk durağımız Bursa’nın Osmanlı motifleriyle bezenmiş ayrıca Kınalıkar dizisinden sonra tüm Türkiye’de tanınan tarihi köy Cumalıkızık oldu, sonrasında Telefiriğe çıkacaktık fakat bakımda olduğundan direk Bursa merkez’e geçerek Tophane, Ulucami ve Heykel’i gezdik. Burada Annem ve babamında beni görmek için gelmeleri çiftte mutluluk yarattı. Arkadaşlarım ve ailemle birlikte memleketim Bursa’da oturup sohbet etmek keyifliydi. Daha sonra Uludağ eteklerinde bulunan ve 603 yıllık Tarihi Ulu Çınar’a çıktık burada meyve tabağı ve çayın muhteşek Bursa Manzarasıyla birlikte yarattığı mutluluğu anlatmak gerçekten zor. Artık Bursa’dan ayrılıp Çanakkale’ye doğru yol alma zamanımız gelmişti. Gerçi Mudanya da bir çay içmeden gitmek aslında güzel olurdu ama zaman darlığından dolayı fırsatımız olmadı. Çanakkale Güzelyalı’da Gençlik Kampına geldik ve geceyi orada geçirdik tabi iner inmez ilk yaptığımız şey denize girmek oldu su gerçekten çok sıcaktı biraz daha temiz olsaydı süper olacaktı ama bunada şükür böylece bu senenin ilk denizine girmiş oldum.

İkinci gün Çanakkale Savaşı’nda yaşananları bir bir gözümüzün önüne seren bu nadide ve güzel yerleri anlatmaya satırlar yetmez. Bence her Türk evladının gezip mutlaka görmesi gereken bu yerleri yaşamadna anlatmak mümkün değil. İkinci Günü akşamını da yine Gençlik Kampın da geçifikten sonra üçüncü gün sabahı kahvaltımızı yaparak Balıkesir/Edremit körfezine doğru yol aldık. İlk durağımız Akçay oldu orada iki saat boyunca denize girip öğle yemeklerimizi yedik ve sonrasında Ayvalığa geçtik. Ayvalık’ta Ege Tur Yatı ile hayatımın en güzel günlerinden birini yaşamış oldum. Tekne turu, yemek,deniz ve eğlence gerçekten muhteşem bir gün yaşattı.

En zor kısmı ise dönüş yolculuğu oldu o güzel yerleri bırakarak tekrar Konya’ya dönmek gerçekten zordu gerçi uyuyarak geçse de keşke bu gezi bir kaç hafta sürseydi demeden edemedim ve katılan tüm arkadaşlarımında aynı fikirde olduğunu düşünüyorum.

Bir iki lafta Aksel şöför ve muavinlerine etmeden geçemeyeceğim. Bir gezi anca bu kadar iğrençleştirilebilirdi… Bundan sonra bu geziye gelen hiçbir arkadaşımın Aksel Otobüslerine iyi gözle bakacağını düşünmüyorum ve bende asla binmeyeceğim.

Geziyi Düzenleyen Doç. Dr. Engin Deniz, Öğr. Gör. M.Seyit Ülke ve bizleri yanlız bırakmayan Yrd. Doç. Dr.   A.Süleyman Sulak Hocalarımıza bu güzel gezi için tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Not: Resimleri daha sonra ekleyeceğim :)