dostluk olarak etiketli yazılar
İstanbul ve DBA Macerası III
27 Ara
Evet artık serileşen bu yazı dizisi sanırım 10 hafta boyunca devam edecek çünkü o kadar dolu dolu geçiyor ki yazmamak geçen zamanın harikalığına haksızlık olur diye düşünüyorum. Uzun zamandır Friendfeed’de oldukça aktif olduğumu takip edenleriniz mutlaka biliyordur. Bir çok yazımda değinmiştim bu sosyal mecranın insana neler kattığına. Bu hafta insanın hayatındaki en önemli şey olan dostluğun güzelliğini bir kez daha hatırlatmış oldu. Elif Evren Kuyu‘nun “İstanbul’a ne zaman geliyorsun geldiğinde sana bir kahve ısmarlayayım” sözüyle başlayan Microsoft‘un DBA eğitimi için davet etmesi üzerine ikili konuşmalarda kararsız kalmamız ve konuyu friendfeed’e taşımamla birlikte, 25-30 kişinin katılımıyla gerçekleşen bir Meet Up’a dönüşmesi en güzel tarafı oldu. Hatta Elif benden hızlı davranıp yazıya bile dökmüş sağ olsun.
Yer seçiminde benim acemiliğime denk gelmesine rağmen yabancısı olduğum bir şehirde bu kadar güzel dostlukları ile beni yalnız bırakmayan herkese ne kadar teşekkür etsem azdır. Kimler yoktu ki; Ömer Ekinci‘nin Kayseri eğitimini iptal edip bana süpriz yapması, Cihan Kaloğlu‘nun ertesi gün Ankara’ya gidecek olmasına rağmen eşi Seviye Kaloğlu ile birlikte geceye renk katması, Cevdet Aykan Demir‘in maç ve iş yorgunluğuna rağmen gelmesi, İsmail Emrah Demirayak’ın İstanbul’un bir ucundan işini halledip geçte olsa aramıza katılması, Hamza Şamlıoğlu (TEAkolik)’nun iki saatlik yol tepip Ömer Albayrak‘ın da gelmesine vesile olması, sosyal medyada uzun zamandır tanıştığım ama bir türlü yüz yüze tanışamadığımız dostlarım Murat Can Demir, Burak Budak‘ın gelmesi, Halid Altuner’in iş toplantısı için bulunduğu İstanbul’da bize de zaman ayırması, Bursa’da uzun zamandır görüşemediğim Batuhan İçöz ve Deniz Uruş (Çekirge) ile İstanbul’da görüşebilmek, paylaşımlarıyla tanıdığım Fatmagül Güzel‘in bizleri yalnız bırakmaması, Elif ile birlikte Onur Demirci ve ilk defa tanıştığımız İlyas Teker, Yasin, Şafak Otur, Ömür Yılmaz ( EYLOS ), Volkan Çelik‘in katılması, Fundalina ve Hasan Yalçın kısa süreli de olsa tanışabilmek harika bir duyguydu benim için. Her ne kadar yer sıkıntısı yaşasak ve daldan dala gezmek zorunda kalsak da hafızamda her zaman yer edecek muhteşem bir gece geçirmiş oldum bu sayede. Herkesle sohbet edip tanışmaya çalıştım ama arada gözden kaçırdığım uzun süreli sohbet edemediğim arkadaşların olması üzmedi değil ama onlara da buradan sözümü veriyorum ikinci bir buluşmada inşallah uzun uzun sohbet etme zamanımız olur.
Bu arada MCD’nin video çekerken Cevdet abinin araması üzerine videoyu yarıda kesmiş olmamdan dolayı kendisinden özür diliyorum. Umarım özrümü kabul edersin dostum. :)
Ayrıca Derya ve Dilaver’in misafirperverliğini de unutmamak gerek teşekkürler kardeşlerim iyi ki varsınız. :)
Bu güzel geceyi yaşamama vesile olan eğitiminde ilk bölümü olan “MS – 6231A Maintaining a Microsoft SQL Server 2008 Database” kursunu tamamlamış olduk. Katılım belgelerimizi aldık ve ikinci eğitim olan MS – 6232A Implementing a Microsoft SQL Server 2008 Database eğitimine başlamış olduk.
Eğitimin içeriği ise genel hatlarıyla;
- Create databases and database files.
- Create data types and tables.
- Use XML-related features in Microsoft SQL Server 2008.
- Plan, create, and optimize indexes.
- Implement data integrity in Microsoft SQL Server 2008 databases by using constraints.
- Implement data integrity in Microsoft SQL Server 2008 by using triggers.
- Implement views.
- Implement stored procedures.
- Implement functions.
- Implement managed code in the database.
- Manage transactions and locks.
- Use Service Broker to build a messaging-based solution.
konularını içermekte.
Böylece bir hafta sonunu daha güzel bir şekilde sonlandırıp Bursa’ya dönmüş oldum. İlerleyen haftalarda yine yazılarımla bu maceramı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Bir yıl daha geçti ömrümüzden…
5 Eki
Evet ömrümün bir yılını daha tüketmiş bulunuyorum bugün (04,10) itibariyle, aslında tüketmekten ziyade yepyeni şeyler katıyor insana her yaşadığı yıl. Bu gözle baktığımızda kaybettiğimiz bir şey yok aksine paha biçilemeyen hayat tecrübesini kazanıyoruz 365 günümüze karşılık.
Yeni insanlar tanıyoruz, yeni uyarıcılarla karşılaşıyor ve bunlara farklı tepkiler veriyoruz kısaca her an yepyeni şeyler öğreniyoruz hayata dair,
Doğum günleri ilginç duygularda yüzdürüyor insanı; hatırlayanlar, hatırlamayanlar, ulaşanlar ulaşamayanlar, belki hatırlayıpta bilerek size belli etmek istemeyenler. Hepsi aslında bir şekilde kalbinizde yer ediyor ve sevgiyle bakıyorsunuz her bir paylaşımda adı geçen dostlarınıza…
Dün gece de benim için öyle başladı işte…
Eve geldiğimde saat 00.00 olmak üzereydi, İnternetin başına geçtim, Ve ilk süprizimi Müge Çerman ( TT ) ve guijarra’nın Friendfeed’te saatler önce girdikleri feed ile karşılaşınca yaşadım.
Ardından bilgisayarımda sorun var müsaitsen arayacağım diye mesaj yollayan Nimet’ten geldi ikinci süpriz, ve bu anda Hatice, Muharrem, Rüveyda ve Özlem tarafından başlayan ardı arkası kesilmeyen Facebook kutlamaları :) Aslında tek tek hepsinin ismini zikretmeyi o kadar çok istiyorum ki burada ama sadece isimlerini yazmak bile saatler sürecek. Tabi telefonla sms yollayanlar, direk sesiyle arayıp güzel dileklerini paylaşanları da unutmamak gerek. Akşam üzeri Can, Şehnaz Paçacı‘nın başı çektiği Likemind Bursa ekibinin pastasını tadmak :), hatta oldukça başarılı bir şekilde süprizi son ana kadar bozmamaya gösterdikleri çabayı görmek, Tam bitti sanırım derken Ahmet Çelik’ten gelen telefonla beklendiğimi öğrenmek ve sonrasında çocukluktan beri birlikte büyüdüğümüz dostlarımla tekrar aynı pastayı paylaşmak gerçekten benim için unutulmaz bir doğum günü olmasını çoktan sağladı. :)
Böyle günlerde insan gerçekten dostlarının yanında olduğunu, onlar tarafından hatırlandığını gördükçe; kıymetini çok daha iyi anlıyor dostluğun, kardeşliğin, arkadaşlığın.
İyi ki varsınız hepiniz ve iyi ki hayatıma girmişsiniz bir şekilde… :)
Hep birlikte nice senelere…. :)
2009 Neden İyi Geçti?
5 Oca
Uzun zamandır Mim almıyordum. Gerçi hoş pek Mim’de dönmüyor piyasada artık eskisi gibi ya da ben göremiyorum. Sağolsun Oğulcan geçtiğimiz haftanın anlamına uygun bir Mim yollamış. Mim’i başlatan ise severek takip ettiğim Hasan Başusta olmuş. İkisine de buradan sevgilerimi yollayarak Mim’i cevaplamaya geçiyorum.
Yılbaşı akşamı aslında bu konuda olumsuz bir yıl geçirdiğimi yazmıştım, tabi ki bu sadece KPSS noktasından bakıldığında böyle. Aslında gerçekten güzel şeylerde olmadı değil 2009 bunlara kısaca bakalım nelermiş?
- Friendfeed’ten sımsıcak dostluklar edindim. Ankara’da mangal yaptık, Konya’da buluştuk, Bursa’da bir çok yeni arkadaşla yüz yüze tanıştık.
- Selçuk Üniversitesi Bilişim Topluluğu olarak biraz durgun bir dönem geçirdik gibi görünse de yıllardır hep kıl payı kaçırdığımız “BİLMÖK 2010″ u Konya’ya Ankara dışında bir Anadolu şehrine taşıyabildik.
- Okulumu bitirdim, aileme ve memleketime kavuştum, okul arkadaşlarımıda özlemedim değil ama yine arada görüşüyoruz sonuçta… :)
- Her ne kadar KPSS istediğim gibi geçmese de ücretli öğretmenliğe başladım. Bir yandan da KPSS’ye tekrar hazırlanmaya başladım. Bu sefer daha ciddi bir şekilde hem de…
- Aslında en önemlisi sağlığımız, mutluluğumuz, halimiz, vaktimiz yerinde olması değil mi?
Son olarak ta yeni yılın tüm dostlarıma tüm insanlığa, sağlık, huzur, bol kazanç, ve mutluluk getirmesi dileğiyle Mim’i paslamaya geçiyorum. Bursa’da ki tüm etkinliklerde birlikte olduğumuz Can ve Şehnaz Paçacı ailesine, Muharrem Ata‘ya, F. Batuhan İçöz‘e ve Onur Yılmaz‘a yolluyorum.
Mezuniyet ve Dostluklar
16 Haz
Mezuniyet her ne kadar mutluluk verici bir olay da olsa güzel anıları ve yaşananlar düşünüldüğünde insanın içini burkuyor. Hele dolu dolu geçen ve arkadaşlıktan öte dostluğa hatta ve hatta kardeşliğe dönüşen ilişkileri düşündükçe insanın yüreğini sızlatıyor.
Bu yazıyı yazma nedenim Selçuk Üniversitesi’nde ki ilk günümde tanıştığım, Yadam’da (Yabancı Diller Meslek Yüksekokulu) yanımda oturan İntibak sınıfında aynı sırayı; sonrasında ise aynı evi, aynı sofrayı paylaşyığım kardeşim Muharrem Ata ( More ) ile son gecem olması sebebiyle yazıyorum. O kadar güzel anılar paylaştık ki anlatmaya ne harfler yeter ne sayfalar… Bir fiil 1460 günlük Üniversite hayatımda her an yanımda olan kardeşimle neler yaşamadık ki…
Hayatta hep güzellikler yaşansaydı değeri kalmazdı sanırım. Aslında bu vuslatında güzelliği tekrar bir araya gelindiğinde vereceği haz olsa gerek. Belki yıllar sonra aynı mecliste yanyana gelindiğinde “Ne günlerdi…” nidasıyla hafızaların tazeleneceği anda duyulacak tad, şu an duyulan hüznü alıp götürecek hayatımızın karelerinden… Sevgi ile anılacak yaşananlar… Belki yaşananlardan daha duygulu anlar yaşanacak dolu dolu…
Her ne olursa olsun unutlmayacak yaşanan anlar… hep hafızalarda kalacak yenilen pastalar, konuşulan sözcükler, gülünen espiriler, yapılan şakalar, resimlerde giderilecek duyulan özlem…
Hayat bizi nereye götürür bilmem ama unutulmayacak bu kardeşlik!.. Darısı başına kardeşim…


