filistin olarak etiketli yazılar
Davos’ta Erdoğan Rüzgarı..
30 Oca
Davos’a Erdoğan’ın resti damga vurdu. Peres’le Filistin sorunu tartışan Erdoğan Peres’i sert bir dille eleştirdi. İşte Erdoğan’ın sözleri ve terk ediş anı
Davos’ta Dünya Ekonomik Formu’na katılan Başbakan Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Peres’i, Filistin’e orantısız güç kullanmakla suçladı, Peres yüksek sesle, Erdoğan’a haklı olduklarını iddiasını dile getirdi.
İŞTE ERDOĞAN’IN KONUŞMASI
Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen ”Gazze Orta Doğu’da Barış Modeli” oturumuna katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in 25 dakika, kendisinin ise 12 dakika konuşturulduğunu” belirterek, ”Bu kadar önemli bir konuyu görüşeceğimiz bir yerde kalkıp da bunu yarım saat, 35 dakikaya sıkıştıramazsınız. Bundan sonra da Davos’a katılmam” dedi.
Erdoğan, Davos’ta Dünya Ekonomik Forumu kapsamında gerçekleştirilen ”Gazze Orta Doğu’da Barış Modeli” oturumunda, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in eleştirilerini yanıtlarken panel yöneticisinin sürenin bittiğini gerekçe göstererek konuşmasını kesmesi üzerine, ”Davos’a bir daha katılmam” diyerek salondan ayrıldı.
Başbakan Erdoğan, çıkışta gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi:
”Burada herkese aynı dakikayı verirler ona saygıyı duyarım, ama herkese aynı dakikayı vermedikleri zaman ona saygı duymam. Nitekim burada aynı dakikayı vermemişlerdir. Gördüğünüz gibi Şimon Peres’i 25 dakika konuşturmuşlardır, 12 dakika bizi konuşturmuşlardır. Bundan sonra da söz kesmek üzerine bina edilmiş bir anlayış. Bu kadar önemli bir konuyu görüşeceğimiz bir yerde kalkıp da bunu yarım saat, 35 dakikaya sıkıştıramazsınız. Bundan sonra da Davos’a katılmam.”
Bir gazetecinin İsrail Cumhurbaşkanı Peres’in ”bağırarak konuştuğunu” söylemesi üzerine Erdoğan, ”O da suçluluk psikolojisinin bir gereği. Suçlu olan bağırır. Suçun yoksa niçin bağırıyorsun” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze’li Çocuktan Mektup
25 Oca
Bir arkadaşım mail olarak attı ve gerçekten hoşuma gitti.Belki defalarca okumuşsunuzdur ama beni gerçekten etkilediği için paylaşmak istedim.
Gazze’li Çocuktan Mektup
Bu sabah bisikletime binip kaçacaktım Gazze’den. Kaçacaktım dağları ve okyanusları aşıp gelen Rahmet Yağmurlarının; bombaları ve omuzlardaki tabutları aşıp da bir türlü toprağımıza inemediği Gazze’den.
Fosfor ve alevle, acı ve kasvetle kavrulmuş bisikletimi tamir edecektim bu sabah. 3 saatlik ateşkeste annemin korkuyla ağlamayı bir kenara bırakıp bize yiyecek birşeyler bulmak için ortadan kaybolduğu -nefes alma- molalarından birinde belki de terkedecektim bu diyarı. Duman desenli bisikletimle…
Yüksek duvarlara ulaşınca aldırmayacaktım. Uçacaktı bisikletim. Mermilerin ve füzelerin yetişemeyeceği kadar yükselip aşacaktım vatanımın etrafındaki yüksek duvarları. Ve uçacaktım o huzurlu ülkeye doğru. Toprağı gözyaşı ve kanla değil huzur ve mutluluk yeşermiş o ülkeye. Çocukların sabahları güle oynaya okula gidebildiği, babaların akşamları eve ekmekle döndüğü ve annelerin gözlerinin sadece sinema salonlarında yaşardığı o ülkeye…
Bu sabah terkedecektim Gazze’yi. Ama küçücük ellerimin gücü yetmedi küçücük tabutumun kapağını açmaya. Üzüldüm ve düşündüm: Acaba bu küçük tabutu yapmak için – bana kıydıkları gibi- bir küçük fidana da kıymışlar mıdır?
Açamadım tabutumun kapağını. Bedenim tek parça olsaydı belki açardım. Annem; babamdan hemen sonra benim acıma dayanamayıp feryat ediyor olmasaydı belki duyardı sesimi: “Ben bu sabah bisikletime binip gidicem buralardan…”
Açamadım tabutumun kapağını. Ruhum bedenimde olsaydı belki açardım.
Gazze’den bir çocuk.
Kurumuş bir Fidan.

