Programlar olarak etiketli yazılar
Mim: Fanatiği olduğum yazılımlar
3 May
Barış‘ın başlattığı güzel bir mim’e dün akşam krsnsk dostum sayesinde bende halkaya katıldım.
Fanatiği olduğunuz yazılımları listelememizi istemişler krsnsk’nın yazısında bahsettiği gibi hiç bir uygulama insan yapımı olması sebebiyle mükemmel değildir. Bu yüzden her yazılımın eksik yanları mutlaka vardır. Benim se fanatiklik seviyesinde kullandığım, Olmazsa olmaz dediğim ve her formattan sonra kurduğum programlara yer vererek başlıyorum Mim’e cevap vermeye..
1. Browser: Firefox:

Yaklaşık 12 yıldır profesyonel anlamda bilgisayar kullanıyorum bu dönem içerisinde bir çok tarayıcı kullandım taki 2004 yılında firefox kullanmaya başlayana kadar denemediğim browser kalmadı açıkçası. Her windows kullanıcısı gibi ilk İnternet Explorer ile başladım ardından bi Opera taraftarlığı oluşmaya başladı hızı ve kullanılabilirliği bakımından çokta başarılıydı ve güvenlik noktasında da kendisinden oldukça söz etiren bir browser fakat Firefox ile tanıştıktan ve eklentilerini kullanmaya başladıktan sonra İnternet’te sörf bir zevk haline gelmeye başlıyor ve kendinize göre şekillendirebiliyorsunuz tarayıcınızı bunu sağlayan ise yazılımın açık kaynaklı olması ve kendini sürekli olarak yenilemesinden kaynaklanıyor. Programın tek eksik yanı ve geliştirilmesi gereken nokta olarakta özellikle Flash ve Javascript’in bol olduğu sitelerde Ram kullanımının gerçekten büyük boyutlara ulaşmasına ( öyle ki 1000 MB ram kullandığı zamanları çok gördüm :) tabi bunun için gerçekten yormanız gerekiyor. ) değinmeden geçmemek gerekir. İleride İnternet Tarayıcıları ile ilgili geniş bir makale yazmayı düşünüyorum ve devamını buraya saklıyorum.
Programı indirip kurmak için: http://www.mozilla-europe.org/tr/firefox/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
2.Güvenlik Yazılımları Kaspersky İnternet Security 2009:
![]()
Özellikle teknik destek elemanlığı yaptığım dönemlerde Anti-virüs yazılımlarının tümünü kullandım. 2004 yılına kadar Norton’dan vazgeçmiyordum. Eğer sistem gerçekten düşük özelliklere sahipse Mcaffee ViruScan kuruyordum. Özellikle Norton’un 2004 yılından sonra gerçekten sistemi sömürmesi yeni arayışlara itti bu dönemde Mcaffee ViruScan sessiz sakin çalışmasına rağmen pek te başarılı sonuçlar vermemesi. O dönemin E-trust Ez ki şu zamanların Nod32′si olarak görüyorum onu :) çalışıp çalışmadığını anlamadığınız ama inanın hiç bir virüs yakalayamayan bir antivirüs yazılımı olunca bundan da vazgeçtim ve 2005 yılında daha önce sistemi çok ağırlaştığından dolayı pek kullanmak istemediğim Kaspersky ile devam etme kararı aldım :). Şu ana kadar da bu kararımdan memnun kaldım. Anti-Virüs konusunda tavsiyelerim de eğer virüsler ve yayılma yolları hakkında çok bilgili değilseniz kesinlikle Kaspersky İnternet Security kullanmanız çünkü sizin yerinize çoğu şeyi kendisi yapyıor. ilk başlarda sorduğu sorlardan gerçekten rahatsız olabilirsiniz ben bu durmu yeni yeni konuşmaya başlayan çocuklara benzetiyorum öğrenmek için herşeyi sorarlar bu nedir?, şu nedir? diye Kaspersky’da aynen böyle kendi yapay zekasını geliştiriyor. Bir program ilk defa çalıştığında sizin çalıştırıp çalıştırmadığınızı öğrenmek istiyor ve sonraki yapacaklarını sizin cevabınıza göre zekasına yerleştriyor ve bir sonraki aynı durumla karşılaştığında gereken eylemi kendisi yapıyor. Unutmayın Güvenlik yazılımları sistemin ağır çalışmasına mutlaka neden olacaktır. Çünkü güvenliğiniz için çalışan yazılımları kontrol altında tutması şarttır. Özellikle Kaspersky İnternet Security 2009 ile bu ağırlaşmayıda aşmışlar bence sadece virüs taraması yaparken PC’yi kullanamıyorsunuz :)
Programın 30 günlük demosu için: Türkçe , İngilizce
3. Download Yöneticisi: İnternet Download Manager:
Download yöneticisi olarak ilk kullandığım program FlashGet idi yıllar önce o zamanlar tüm anti virüslerde virüs uyarısı vermesine karşın ve bir türlü ısınamamamdan dolayı değiştirme ihtiyacı duydum ve bi arkadaşımın tavsiyesi ile Orbit kullanmaya başladım ki son bir seneye kadar da oldukça memnundum. Ama son bir senedir ne oldu bilmiyorum Rapidshare linklerinde sorunlar yaşamaya başladım iyi ki de başlamışım diyemeden edemeyeceğim IDM ile tanışmama vesile oldu. Gerçekten çok başarılı bir Download Yöneticisi tek eksiği hız sınır konusunda belirlediğiniz hız her download için ayrı bir sınır oluşturması programın en güzel özelliği ise işlem kuyruğunda aynı anda indirilecek dosya sayısını belirledikten sonra kendisi tüm listeyi indiriyor sırası ile ve isterseniz bittiğinde otomatik pc yi kapatıp gece bilgisayarınızı açık bırakabilmenize en iyi şekilde olanak sağlıyor.
30 günlük deneme sürümüne buradan ulaşabilirsiniz: http://www.internetdownloadmanager.com/download.html
4. E-Posta: Windows Live Mail:

E-posta client konusunda sanırım Outlook ve ThunderBird kullanan bir çok kişi var etrafımda genelde kişisel domainlerinin maillerini kullanıyorlar Outlook’ta hotmail adreslerinizi alamıyorsunuz ( şu an bu mümkün oluyormu bilmiyorum uzun zamandır Outlook kullanmıyorum.) Live servisleri ile birlikte geliştirilen, Vista ve Windows 7′de standart olarak gelen eski Outlook Express’in mirasçısı olan bu porgram bence oldukça başarılı Pop3 destekli e-postalarınızın yanı sıra Hotmail, Live adreslerinizi de sorunsuzca import edebileceğiniz bir yazılım olması sebebiyle.. Kolay ayarları ve Outlook gibi çok hantal olmaması ve Outlook’ta çok yaşadığım sorunlardan birisi sebepsiz çakılmalardan arındırılmış olarak kullanıcı dostu; tek sorunu hotmail ve live gibi web üzerinden import ettiği maillere Kural oluşturamanıza izin vermemesi.
5. FTP: FileZilla:

FTP Client yazılımları arasında ufak boyutu ve özellikleri ile vageçemediğim bir programdır kendileri. Kolay ara yüzü hızlı bağlantı yaptığınız 10 ftp hesabını tutup kolayca tekrar bağlanmanıza olanak vermesi ve tamamen açık kaynak olması bu sayede sürekli güncellemenmesi ise en beğendiğim özellikleri. Zip versiyonunu indirdiğinizde kurulum istememesi de portable olarak taşıyabilmenizi kolaylaştırıyor.
Donwload için: http://filezilla-project.org/download.php
6. IDE: EMS SQL Manager For MySql:

EMS Sql Manager for MySql; Mysql veri tabanı için bir IDE (integrated development environment) başarısı da gerçekten kullanılabilirliği sayesinde geliyor. İlk tanışmam ise Dilaver‘in tavsiyesi üzerine oldu. Fanatiği olmama neden olan olay ise bitirme projemde kullanmak zorunda olduğum yaklaşık 86.000 kayıttan oluşan bir Excel tablosunu MySql’ e aktarmam gerekmesi ve çok basit bir sihirbaz yardımıyla bunu EMS ile gerçekleştirebilmemden kaynaklanıyor ve sanırım MySql için en güzel IDE olmasını da bu basit kullanışlılığı sayesinde hakediyor.
Download adresi: http://www.sqlmanager.net/en/products/mysql/manager/download
7. Video: KM Player:
KM playerla tanışmadan önce kullanmadığım Video Player yok denebilir. Özellikle benim gibi bir film ve dizi tutkunuysanız özellikle divx filmler izliyorsanız en büyük derdiniz codeclerdir. Bazı formatlarda anlamsız hatalar alt yazının video izlerken gözükmemesi gibi sorunları yaşamanız en çok başınıza gelen olaylardır. Bu konuda BS player + KLM Codec pack oldukça başarılı bir ikili oluşturuyordu ama KM Player ise tamamen ücretsiz olarak sunulan ve hiç bir video codec ihtiyacı bulunmayan ( Flash player yüklü olması gerekmekte çalışması için) bir video player. Başarısınıda buradan alıyor tırım tırım codec aramınız gerekmiyor. Buna ek olarak kolay kullanımı sağlayan kısa yolları ise film izleme zevkine zevk katıyor.
Download linki: http://kmplayer.en.softonic.com/download
Genel olarak tüm kullanıcılara hitap edecek ve sürekli işime yarayan uygulamalar arasından seçtim sizler için paylaşmayı uygun gördüğüm yazılımları aslında o kadar fazla yazılım var ki kullandığım zaten bir çoğunuz kullanıyorsunuzdur. Bunları da açıklama yapmadan yazsam iyi olacak çünkü yazı uzadıkça sizleri sıkmak istemiyorum.
Microsoft Live Messenger, Gtalk, Skype, Aimp2, PHP IDE olarak Php designer 2008, Dreamviewer, Photoshop, Your Uninstallar 2008 bunların başında gelen yazılımlar.
Güzel bir mim’e cevap verdikten sonra artık paslamaya geçebilirim. :)
Ev arkadaşlarım Dilaver Demirel, Muharrem ATA Mim yazmasada belki okuyucularına faydası dokunacağını düşünerek yazabileceğini umduğum Daron Yöndem‘e, Junkchorn‘a Şu an ingilterede ilk günlerini yaşayan Halil Yetgin‘e ve Mustafa İren‘e yolluyorum
Daily Digest for 2008-11-28
28 Kas
Sen Konuş, Bilgisayar Yazsın
21 Kas
|
|||
|
|
||||
F# Çıktı..
14 Eyl
5 dakika önce yazgeliştiri gezerken farkettim ve programlama ile ilgilenlerin kesinlikle ilgisini çekecek bir yazıya rastladım ve sizinle bu makaleyi paylaşmak istedim buyrun yazfeliştir editörlerinden Turhal Temizer makalesini sizlerle baş başa bırakıyorum.
Yeni çıkmış olan bir dili anlatan makaleler genellikle programlama dilini ve dilin oluşmasını sağlayan etmenlere değinerek giriş yapar. Bizde bu makalemizde bu yolu izleyerek başlayacağız. Temel etmenlere de değinmeden önce daha önemli olan “F# nedir” ‘i ve “Fonksiyonel Programlama nedir” ‘i incelemek daha mantıklı olacaktır.
Fonksiyonel Programlama Nedir?
Fonksiyonel programlama (FP) çok eski zamanlardan, ileri düzey programlama dillerinden beri kullanılan bir yapıydı. FP ‘yi 1955 yılında IPL bulmuştur. İlk olarak ise FORTRAN dili tarafından kullanılmıştır. İkinci olarak kullanan dil COBOL olmuştur. FORTRAN ve COBOL prosedürsel bir mantıkla programlarını oluşturabilme olanağı tanıdığı için bilimden mühendisliğe kadar birçok alanda kullanılmışlardır. Bu mantık 1970 ’li yıllara kadar devam ettikten nesne tabanlı programlama çıkarılmıştır. Nesne tabanlı programlama mantığını kullanabilen programlama dilleri günümüzün en popüler dileri arasında yer almaktadırlar. Kullanmayanlar ise büyük oranda arka plana itilmişlerdir.
Mimari mantıklar bu oranda geliştirilirken fonksiyonel programlama dilleri de kararlı ve güçlü bir biçimde geliştirilmeye devam etmişlerdir. En güçlü fonksiyonel programlama dilleri: SML, OCaml, Haskell, Clean ve diğerleridir. En çok sevilen fonksiyonel programlama dilleri ise: APL ve List ‘dir. Tabii bu bahsettiğimiz dillerin yaşadığı zamanlar 1950 lerdir. Fakat akademik çevreler fonksiyonel programlama kavramını birinci öncelik olarak tutarak geliştirmeye devam etmişlerdir. Bu gelişimlerden de en çok söz getirenleri İngiltere Cambridge üniversitesinde gerçekleştiği akademik yayınlar ile bütün dünyaya duyurulmaktaydı. Çok öncelerden tamamlanmış olan bu dil global dünyanın gerçekleri ile karşılaştığında ise on yıllar önce ömrünü tamamlamış olarak görülüyordu. Fakat yurtdışındaki üniversitelerde karmaşık ve oldukça zor problemler fonksiyonel programlama ile çözülmeye devam edilmiştir. Zaten bu gelişimlerin bir yansısı olarak ta günümüzde birçok üniversitede mühendislik bilimleri fakültelerinde ders olarak okutulmakta olan MATLAB programının oluşmasına sağlamıştır. Matlab programının özelliği matematiksel, fiziksel ve mühendisteki birçok işlemi oldukça kolay fonksiyonlarla yapabilmemize olanak tanıyordu. Ayrıca kolay fonksiyonlar ile yapılabilmesinin dışında oldukçada performanslıydı. Fakat matematiksel işlemleri günümüz programlama dilleri ile yapmaya çalıştığımızda performans olarak ne Matlab ‘te ne fonksiyonel programlama da ne de bu yapıda olan programlama dilleri ile alabildiğimiz sonuçları alamıyorduk. Bugün ise, fonksiyonel programlama kavramını net olarak anlayabilmemiz durumunda en karmaşık problemleri bile çok basit yöntemlerle çözebileceğimiz belirtiliyor.
Fonksiyonel programlama, bütün programlama dillerinin derlemlerini (collection) başka fonksiyonlardan etkilenmemiş biçimde alarak bağımsız değişkenlerini geri dönüş değerleri olarak kabul eder. Nesne tabanlı programlama gerek görülmeyen problemlerin döngülerinin sonucunda oluşan yan ektilere izin vermektedir. Veri yapıları olarak kullandığımız tiplerin büyük bir çoğunluğunu, bellek yönetim kodlarımızı ve diğer birçok alıştığımız mantıkları fonksiyonel programlama ile kullanabilmemiz mümkündür.
Basit matematiksel modellerden yararlanılarak çözülebilen uygulamalar az ve öz kod yazılarak, uygulamalarımızı geliştirecek olduğumuz uygulamalarda yalnızca gerekli olan bileşenlerin referansa edilmesi ve görev çubuğunda minimum düzeyde bellek sarfiyatı yapması gibi özellikler fonksiyonel programlamanın temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Günümüzde fonksiyonel programlamayı kullanabileceğimiz dil F# ‘dır. F# ‘da fonksiyonel programlar yardımı ile karmaşık uygulamaları rahatlıkla geliştirebilmemiz mümkündür.
Niçin Fonksiyonel Programlama Önemlidir?
Fonksiyonel programlamayı düşünen insanlar genellikle kusurlu, hatalı, yaklaşılmaması gereken dil olarak görürlerdi. Fakat bunu düşünen insanları fonksiyonel programlananın kendilerine katacağı avantajları düşünmeden bu tür yargıları düşünüyorlar. Tartışılan bir diğer nokta ise günümüz programlama dilleri ile yaptığımız işleri fonksiyonel programlama dili yapamayacağımız yönünde şekillenmiştir. Günümüz dünyasında fonksiyonel programlamanın avantajlarını her durumda reddeden insanlara karşı tartışmalar esnasında verilmiş en iyi cevabı Chalmer teknik üniversitesinden John Hughes vermiştir. ( http://www.math.chalmers.se/~rjmh/Papers/whyfp.html )
John Hughes derki, “Fonksiyonel programcıların(FP) konuştukları orta çağ rahiplerinin konuştuklarına benzetilmemelidir. Çünkü FP ‘cılar bu dili sevdikleri için geliştirmektedirler. Rahipler ise maddi çıkar için işlerini yapmaktadırlar.”
Bir örnek ile fonksiyonel programlamayı anlatmak gerekirse, kendimizin düşünerek oluşturduğumuz fonksiyonların değerlini başka fonksiyonlara aktarabilmemize olanak tanınmaktadır. Bu özellik sizlere ilk görüşte önemsiz gelebilir, fakat değerlerin kullanılmasını olağanüstü oranda arttırmaktadır. Ayrıca veri ve fonksiyonlar arasındaki anlam farklarını da birbirinden rahatlıkla ayırabilmekteyizdir. Fonksiyonel programlama da kullanılan kısa ve basit yapıya nesne tabalı programlamalarda uymak zorundadır ve uymaktadırlar.
Ayrıca, fonksiyonları geri dönüş değerleri çokluda olabilmekte ve çağırılan fonksiyonların boşa kullanılması önlenmektedir. Bu mantığa uygun örnekleri gelecek makalelerimizde vereceğiz.
F# Nedir?
Fonksiyonel programlama çözülmesi zor olan bilgisayar problemlerini basit yöntemler ile çözmemize yarıyor fakat genel programlama teknikleri ile yapılan çözümler için yeterince iyi değildi. Bu nedenle fonksiyonel programlama nesne tabanlı programlama mimarisinin mantıki yapısını da bünyesine katarak işlemlerin daha rahat yapılabilmesine olanak tanır. Nesne tabanlı mimari yapısını bünyesine katarken de fonksiyonel programlama prensiplerinden vazgeçilmeden bu hafif geçiş yapılmıştır. Birleşimlerin sonucunda da karşımıza diğerlerinin özelliklerini taşıyan fakat kendine özgü olan bir dil ortaya çıkmıştır. Bu dilin adı ise F# ‘dır. F#, fonksiyonel programlama dilinin daha da iyileştirilmiş halidir.
Diğer popüler fonksiyonel programlama dillerinden OCaml, Haskell, Lisp ve Scheme dillerinin içerikleri, geleneksel kullanım yapıları ve gereklilikleri F# dilinin içerisine çalışma prensibine zarar vermeyecek şekilde eklenmiştir. Ayrıca F# .NET dilinin gücünü de diğer dillerle birlikte bünyesine katmıştır. F#, yaratıcıları tarafından araştırmalar sonrasında kriterlere uygun ve düzgün görülen üç dilin birleştirilmesi sonucunda oluşmuştur. F# ile problemlerin üzerinden çalışılması ve çözüm yollarını ararken uğraştığımız metotların azalması avantajları arasında yer almıştır. F#, karmaşık fonksiyonların çözüm yöntemlerine getirdiği yaklaşımların çabukluğu açısından fonksiyonel programlamaya benzemesi ile birlikte günümüzün en iyi mimarisi olarak kabul edilen nesne tabanlı programlama tekniğini de problem çözümlerinde kullanabilmesi iyi kabul edilebilecek yaklaşımlarıdır. Üç farklı dilin birleşiminden oluştuğundan bahsetmiştik. F# oluşurken yararlandığı ilk yapı .net olmuştur. .NET ‘in temel sınıf kütüphanelerini kullanılmıştır. Kullanılan .net kütüphaneleri Base Class Libary(BCL) ‘dir. .NET bünyesinde bulunup da temel olarak kullanılan dillerde C# ve VB ’dir.
F# ‘ın nesnesel modelleri oluşturulurken ise OCaml ’i nesnesel programlama mimarisine aykırı olmayacak biçimde kullanılmaya çalışılmıştır. Tekniksel felsefisi ise .NET ‘ten alınmıştır. Derleme işlemleri için kullanılan mimaride Common Language Infrastructure (CLI) ‘dır. .NET ‘in genel yapı tipleri de F# ‘ın bünyesinde kullanılmaya devam edilmiştir.
F# ‘ı geliştiren kişi, England Cambridge üniversitesinden Dr. Don Syme ‘dir. Ayrıca Dr. Syme Microsoft Research Lab(MSL) ‘da da akademik programlama dilleri üzerine çalışma yapmaktadır. Fonksiyonel programlama dilinin .Net mimarisi ve Visual Studio IDE ‘si ile de uyumlu çalışması için oldukça fazla çalışması olmuştur.
F# ‘ı kimler kullanmalıdır sorusuna gelirsek, MSL çalışanlarının C# ile F# arasında yaptıkları testlerin sonuçlarına göre eğer finansal veriler, matematiksel işlemler ve matematik fonksiyonları ile yapacağımız işlemler var ise F# ‘ın performansının C# ‘a göre daha iyi olduğunu söylemektedirler. Ayrıca oldukça büyük verilerle veya Matlab de olduğu gibi matrisler ile matematiksel işlemleri yapmak istiyorsak yine C# yerine F# ile çalışmamız öneriliyor. Çünkü fonksiyonel programlama dilinin mimari yapısından ötürü F# ile yapacağımız karmaşık işlemlerin çözüm süresi oldukça kısalacaktır. Ayrıca .NET 4.0 gelişimlerinde matematik fonksiyonlarının daha ayrıntılı bir biçimde çözümlenebilmesi içinde Linear Algebra sınıflarının geliştirildiği bilinmektedir. Bu gelişimler esnasında yararlanılan yöntem yine fonksiyonel programlama teknikleridir.
Turhal Temizer
Virüsler anında sıkıştırılır
12 Eyl
Virüsler anında sıkıştırılır Tel Aviv Üniversitesi’nden iki araştırmacı, bilgisayarların virüsleri anında tanımlayıp engelleyebilmesini sağlayacak bir sistem geliştirdi.
11/09/2008

Anti-virüs programları ne kadar güncel, ne kadar cevval olurlarsa olsunlar, yeni virüs ve tehditleri bulmalarını sağlayacak güncellemelerin yazılması ve yüklenmesi belli bir zaman alır. İşte o arada bilgisayara bir şeyler bulaştıysa iş bitiktir. Ayrıca, virüs taramasının dosyaları tek tek incelemesi bir hayli zaman ve sistem kaynağı tüketir. Tel Aviv Üniversitesi’nden iki araştırmacı olan Avishai Wool ve Ohad Ben-Kohen, virüse karşı savunmayı bu seviyeden bir adım ileri taşıyacak bir sistem kurmuşa benziyor.
“Korset” adı verilen sistem, işletim sisteminin çekirdeğini yeniden derleyerek bazı “anahtar”lar yerleştiriyor. Bu anahtarlar, bilgisayarın “normal” durumlarda nasıl işlediğini analiz edip öğreniyorlar. Yeni yüklenen yazılımlar için “normal” kabul edilen davranışları da belirliyorlar. Bir yazılım “normal” dışı davranışlar göstermeye, örneğin internete bağlanmaya çalıştığı anda, Korset devreye giriyor ve yazılımı durdurarak kullanıcıyı uyarıyor.
Özellikle sunucular için çok faydalı olması beklenen Korset’in, Linux altında çalışan açık kaynaklı bir deneme sürümü bulunuyor.


