Twitter Kullanıcıları Twestival ile ‘Dünyayı Değiştirecek’ Dakikaları Kutlayacak

[ 9 Mart 2010 ] Tarihinde » Etkinlikler kategorisinde Serkan tarafından yazıldı.

25 Mart 2010’da aralarında İstanbul’un da olduğu 300’den fazla dünya kenti, Twitter üzerinden birbirini tanımış gönüllü organizatörler eşliğinde 24 saat boyunca Twestival’i kutlayacak. Bu yıl ikincisi düzenlenen organizasyonla Twitter’ın dünya çapındaki her kullanıcısının, yerel ve global bağış toplaması sağlanıyor. Twestival internetin sosyal yaşamı iyileştirme gücüne örnek teşkil etmesi açısından önem taşıyor.

twestivall11 342x200 Twitter Kullanıcıları Twestival ile ‘Dünyayı Değiştirecek’ Dakikaları Kutlayacak   Resim

Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ilk Global Twestival sonucunda, Etiyopya, Hindistan ve Uganda’da toplam 55 su kuyusu açıldı ve 17.000 çocuğa ömür boyu içme suyu sağlandı. 2009’da hem global hem de yerel olarak İstanbul’da da düzenlenen Twestival’lerde Charity Water ve TODEV (Türkiye Otistikleri Destekleme ve Eğitim Vakfı) desteklendi.

Bu yıl ikincisi düzenlenecek Twestival Global için yine tüm dünya kenetlenerek iyilik yarışında olacak. Hazırlıkları devam eden etkinlikte tüm dünyada olduğu gibi elde edilen gelirler ‘twiter üzerinden sosyal farkındalığı arttırma’ amacıyla 2010’da Madonna’nın da destekçisi olduğu Concern Worldwide için bağış toplayacak. (www.concern-worldwide.org ve http://twitter.com/ concern )

Hareketin lideri Amanda Rose, bu hareketin dünya çapında bu kadar pozitif karşılanmasının kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, “Bu tip sosyal sorumluluk aktiviteleri, sanal dünyada tanımadığımız insanlarla bir araya gelmek ve böylece yardıma muhtaç vakıflara bağış toplamak için çok faydalı oluyor. Twestival %100 gönüllüler tarafından yapılmakta ve tüm gelirleri seçilen vakfa aktarılmaktadır. Bu sayede binlerce hayat üzerinde pozitif bir etkimiz oluyor” diye konuştu.

Twestival, Londra, Paris,New York, San Francisco, Toronto, Vancouver, Edinburgh, Frankfurt, Amsterdam, Beijing, Sidney, Melbourne ve Lima gibi birçok cosmopolit kentte kutlanmakta. Detaylı bilgi için web adresi; www.twestival.com.

Istanbul Twestival Global 2010 faaliyetlerini ve gelişmeleri takip etmek için istanbul.twestival.com adresini ziyaret edebilir, twitter üzerinden de @IstanbulTWSTVL hesabını izleyebilirsiniz. Twestival’in Anakara, Kaş, Didim, Alaçatı ve İzmir’de de kutlanması planlanıyor.

*Program akışındaki belirlenen gelişmeler: Anadolu Sağlık Merkezi, İndeks İletişim, Kurumsal Haberler, Saylam Residence, Showhow, İmece, Yeşim Mutlu, Teknobeyin, Virgin Radio, Cicice, Red Bull sponsorlukları ve Begum Salihoglu ile Anilive canlı defile performansı, Gece Grubu performansı, konuk sanatçılar ile söyleşi ve stand-up showları ve birçok değerli Dj katılımı olacaktır.

Popularity: 1% [?]

SANSÜRE SANSÜR!

Sansür: Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. (tdk)
Sansür; bizler için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna bizim irademiz dışında, başkalarının, kendi değer yargıları doğrultusunda karar vermesidir. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insan hayatına zarar veren, evrensel suçların engellenmesi ise sansür değildir.

Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.

Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.

06.Mayıs.2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.
Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda en büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.

Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.

Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.

Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.

Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.

Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.

Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.

Dolayısıyla, çok geç olmadan Sansüre Sansür demenin zamanıdır.
Unutulmamalıdır ki, kapatılan sitelere bir takım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük değildir, sansüre karşı durmak hiç değildir. Bu, sansürü kabullenmek, sansürle yaşamaya alışmak ve yanlış giden bir şeyin parçası olmaktır.
Oysa ülke olarak, sansür ayıbına alışmak yerine bir an önce bundan kurtulmamız gerekmektedir.

Bu nedenle, “Bana dokunmayan yılan” zihniyetinden bir an önce çıkmamız elzemdir.

Hukukçularımızın internet konusunda eğitilmesi, medeni ülkelerdeki “ikaz et/kaldır” sistemine geçilmesi, yasada net şekilde tanımlanmayan gerekçelerin tanımlanması ve kişisel yorumlara mahal verilmemesi birincil önem taşımaktadır.

İkincil olarak, halihazırdaki durumda, illa bir kapatma gerçekleşecekse kapatılan sitelerin önce uyarılması, kamuoyunun sitelerin ne sebeplere kapatıldığı konusunda bilgilendirilmesi ve sitelerin toptan server üzerinden kapatılması yerine sadece sakıncalı içeriğin kaldırılması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Ülkemizin acilen interneti bilen hukukçulara ve bilirkişilere ihtiyaç duyduğu aşikardır.
Bu nedenle, biz Sansüre Sansür olarak konunun uzmanlarını ve medyayı göreve çağırırken, kamuoyunu da bu konuda bilinçlenmeye ve “Sansüre Sansür!” demeye davet ediyoruz.

Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür. Sessiz kalma.

“Eğer bir yerde kitapları yakıyorlarsa, orada eninde sonunda insanları da yakacaklardır.” Heinrich Heine

“Sansür, bir toplumun kendine olan güvensizliğini yansıtır ve otoriter rejimlerin belirgin bir özelliğidir.” Potter Stewart

Link: SansüreSansür 01

Link: SansüreSansür 02

Link: SansüreSansür 03

Link: SansüreSansür 04

Link: SansüreSansür 05

Popularity: 16% [?]

10 Mayıs 2009 | Yorum yap Yazan: Serkan Kategori: Etkinlikler, İnternet;

Digiturk Blogger’ın kapatılmasını açıklıyor

Digiturk
Hukuk Müşaviri Süleyman Talaş, IP Magazine’e verdiği kararda Blogger ve
Blogspot erişimlerinin engellenmesi olayına açıklık getirdi.

Digiturk Blogger'ın kapatılmasını açıklıyor | Digiturk Hukuk Müşaviri Süleyman Talaş, IP Magazine'e verdiği kararda Blogger ve Blogspot erişimlerinin engellenmesi olayına açıklık getirdi.

Geçtiğimiz ve içinde bulunduğumuz hafta boyunca tozu dumana katan Blogger’ın kapatılması
olayına, yetkili Digiturk ağızlarından da bir basın yorumu geldi.
Digiturk Hukuk Müşaviri Süleyman Talaş, 15 kasımda yayınlanacak olan IP
Magazin’de çıkacak röportajında “amaçlarının ‘iletişim özgürlüğüne ve
etik yayıncılığa’ çözüm bulmak için başvurulmuş bir aksiyon olarak
özetledi” (bire bir alıntıdır, amacı biz de tam anlayamadık).

Lig
TV maçlarından görüntülerin bloglarda ücretsiz olarak yayınlanması
konusunda “Digiturk’u para vererek seyreden abonelerimiz var ve
birilerinin bu hakka hiç para ödemeden sahip olması ve hatta kamuya
serbestçe dağıtması hukukun reddettiği bir durum,” diyen Talaş,
İnternet hukukunun Türkiye’de az geliştiğini, uzman mahkemelerin
bulunmadığını, bu durumun da Digiturk’ün sorumlululuğunda olmadığını
belirterek “Böyle bir mekanizma yavaş işliyor diye haklarımızın alenen
çiğnenmesini kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Talaş,
amaçlarının kimsenin blogunu kapamak ya da iletişim özgürlüğünü
engellemek olmadığını, korsan yayın sitelerle mücadelede gerekli geri
dönüşü alamadıkları için hukuki yollara başvurduklarını dile getirdi ve
Google ile ortak bir yol bulup bu korsan yayının devamının
engellenmesini istediklerini söyledi.

Bu açıklama akla “Madem bu
ülkede internet hukuku az gelişmiş, neden gidip de kararı, belki de
internetle en az ilgili olan bir şehir mahkemesinden alınıyor? Madem
sistem yavaş işliyor, tepkiler gelince o karar nasıl aniden bozulup,
Türk Telekom’a mesai bitiminden yarım saat önce faks çekilerek erişim
tekrar açtırılabiliyor?” gibi sorular getiriyor. Ancak Digiturk elbet
bunları da yanıtlayacaktır. (Webrazzi ve MarketingTürkiye kanalıyla)

Kaynak: Yahoyt

Popularity: 28% [?]

31 Ekim 2008 | Yorum yap Yazan: Serkan Kategori: Teknoloji;

Bloggerlardan sansüre tepki



Google tarafından 2003 yılında satın alınan en popüler İnternet günlüğü (blog) servisi blogger.com, Türk Mahkemeleri tarafından engellenen büyük servisler arasındaki yerini aldı. Bir yıl süren Wordpress.com engellemesinden ders alan Türk blogger’lar bu sefer seslerini yükseltmeye hazırlanıyor.
blogger%20logo Bloggerlardan sansüre tepki   Resim
En popüler İnternet günlüğü (blog) servisi blogger.com, Türk Mahkemeleri tarafından engellenen büyük siteler kervanına katıldı.

İnternet dünyasının kişiselleşmesinde büyük rolü olan ve Web 2.0 dünyasının en yoğun şekilde kullanılan internet günlüğü (Weblog, Blog) servisi blogger.com‘a Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişim engellendi.

Servisin ana etki alanı blogger.com ile birlikte kullanıcıların günlüklerini yayınladıkları alt etki alanlarını barındıran blogspot.com etki alanına da erişim tüm alt etki alanları ile birlikte engellendi.

Sade vatandaşın bile Proxy (vekil sunucu), DNS Server (Domain Name Service Server / Alan Adı Servis Sunucusu) Web-Proxy (İnternet sayfası üzerinden çalışan vekil sunucu) gibi elektronik ortam yöntemleriyle tanışmasını sağlayan 5651 sayılı “İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” sayesinde Ekşi Sözlük, Wordpress, YouTube, Google Groups gibi bir çok kullanıcı tarafından aktif şekilde kullanılan servisler uyarı dahi yapılmadan kapatıldı.

Engellenen içeriğe yurt dışından erişimi asla kısıtlayamayan, vekil sunucular, alternatif DNS sağlayıcılar ile kolaylıkla aşılabilen, uluslararası platformlarda “devenin kuma kafasını gömmesi” ve “internetten anlamayanların 17. yüzyıl zihniyeti ile birşeyleri hala sansürleyebileceklerini sanması” gibi bir çok tepkiyle karşılanan, www (World Wide Web, Dünya Çapında Web) camiasının en aktif kısmı Blogosfer (blog yazarlarının komünitelerine verdikleri isim) başta olmak üzere uluslararası platformlarda Türkiye’nin imajına oldukça zarar veren 5651 sayılı kanun, erişim engellenmesini 8 kusurlu hareket bahanesiyle yapıyor.

Çocuk pornosu, uyuşturucu temini, kumar ve fuhuş, Atatürk’e hakaret gibi net ve açık sebeplerin bulunduğu 8 kusurlu hareketin içinde, “müstehcenlik” gibi tanımının ne olduğu henüz hiçbir çevre tarafından tam olarak yapılamamış, “sağlık için tehlikeli madde temini” ve “intihara özendirme” gibi kişisel yoruma açık sebepler bulunuyor. Bu sebeplerden ötürü, şikayete sebep olan internet sitesini kapatmak yerine, genelde ücretsiz servis sağlayan internet siteleri diğer kullanıcıların yayın yaptığı tüm alt etki alanlarıyla(sub-domain) birlikte kapatılıyor.

Bu durumun İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne aykırı olduğunu ifade eden sansuresansur.org kurucularından Deniz Tan, bir internet sitesinin haber verilmeden kapatılması uygulamasına olanak tanıyan kanunun, beyannamenin 11. maddesinde yer alan “kişinin suçu ispatlanıncaya kadar suçsuz sayılacağı” ilkesi ve “zanlıya adil dava hakkı tanınmadan suçlu ilan edilmemesi” gerekliliğini ihlal ettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bu kanun, beyannamenin 19. maddesine göre herkesin sahibi olması gereken fikir sahibi olma ve ifade etme hakkı, daha da önemlisi kişinin herhangi bir ortamda kısıtlama olmaksızın bilgi edinme hakkına karşı çıkmaktadır.”

“Bu kapatmalar insan haklarına aykırı olmalarının yanı sıra, bu siteler üzerinden gelir sağlayan, bu sitelere reklam veren ya da dijital ortamlar üzerinden işlerini yürüten iş sahipleri ve reklamverenler de zor durumda bırakılyor. Önemli bir sektör olan internet ajansları ve reklam meslek sahiplerinin önünü kesiyor bu kanun, tüketici hakları açısından da sakıncalı sonuçlar doğuruyor” şeklinde konuşan Tan, aynı zamanda kanun kapsamında olmamasına rağmen “kişiye hakaret” gerekçesiyle bir açıklama ya da uyarı yapılmaksızın kapatılan bir çok site olduğunu hatırlatıyor.

Tan şu ifadeleri kullandı: “Oysa ki ‘kişilik haklarına saldırı’ 5651 sayılı İnternet yasası çerçevesinde değil, 4721 sayılı Medeni Kanun’un 24. maddesi uyarınca değerlendirilmiştir. Bu kanun 5651 sayılı Kanun’dan önce, konuyla ilgili başka bir hüküm bulunmadığından sıklıkla uygulanmasına rağmen, 5651 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi bu olanağı ortadan kaldırmıştır ve bu Kanun’un ‘içeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkı’ başlığını taşıyan 9. maddesinde erişim engelleme kavramından da söz edilmemektedir.”

Tan, aynı değerdeki iki hukuk kuralının çatışması durumunda başvurulacak yorum ilkesinin daha sonra çıkan kuralın öncekiyle çatışması halinde sonraki kuralın uygulanmasını gerektirdiğini söylüyor. Tüm bu nedenlerden dolayı gazetevatan.com, richarddawkins.com, turandursun.org gibi sitelerin kapatılmasının hukuka da aykırı olduğunu belirten Tan, bu kapatma eylemlerinin bilgi alma özgürlüğü, mesleki durumlar ve hukuka aykırılık açısından demokrasi ve çağdaşlık adına kabul edilemez yanlışlar içerdiğini belirtiyor.

Kullanıcıların oturdukları yerde suçlu ilan edilmelerine neden olan Blogger.com engellemesi, engelleme kararı verenlerin de oldukça akıllanmış olduklarını ortaya koyuyor, geçtiğimiz Ramazan Bayramı arefesinde gerçekleştirilen Ekşi Sözlük engellemesi, Ekşi Sözlük’ün avukatı Başak Purut’un oldukça hızlı davranarak itiraz etmesi sayesinde, bayram tatiline denk gelmeden kaldırılmıştı. Blogger.com’un haftanın son iş günü kapatılması kullanıcıların servisi en az iki gün kullanamaması anlamına geliyor. Blogger.com’un birçok küresel servis sağlayıcı gibi Türkiye’de temsil edilmediğinden ötürü haftasonu kendi internet sitelerine bile erişemeyecek kullanıcıların ne yapacağı henüz bilinmiyor ancak, sansuresansur.org inisiyatifinin önümüzdeki günlerde yasanın tamamiyle değiştirilmesi hakkında eyleme geçeceği kesin.

Kaynak :www.tubiderbd.com

Popularity: 34% [?]

27 Ekim 2008 | Yorum yap Yazan: Serkan Kategori: Ben Kimim?;

Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir.

“Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir” Reklam ve yeni nesil pazarlama blogu elmaaltshift’in başlattığı kampanyayla, site sahipleri ve bloggerlar sansür eylemlerine tepki göstermek için kendi sitelerini kapatıyorlar.

"Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir" | Reklam ve yeni nesil pazarlama blogu elmaaltshift'in başlattığı kampanyayla, site sahipleri ve bloggerlar sansür eylemlerine tepki göstermek için kendi sitelerini kapatıyorlar.

“Porno sitelere de girmeyiverin”den çok daha ciddi bir sorun olan Türk kullanıcısının hangi internet içeriğine erişebileceğine devletin karar vermesi, gitgide daha çok tepki doğuruyor. Bu tepkiyi göstermek amacıyla bir hareket daha başlatıldı.

Reklam ve yeni nesil pazarlama blogu elmaaltshift‘in kurucusu Fırat Yıldız’ın öncülük ettiği deney, kendi deyimiyle “geleceğin internetinin önizlemesi”ni yapıyor. Kampanyanın anasayfası haline gelen anafikir.com “Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir,” sözleriyle açılıyor. Meşum ve meşhur site kapatılma duyurusunu çağrıştıran bu cümle aslında bir bağlantı. Bağlantının yönlendirdiği sayfada, internet sitesi sahiplerinin kendi ana sayfa kodlarının başına ekleyerek sitelerini “kapatabileceği” ve anafikir.com’un “ortak sansür simülasyonu”na yönlendirebileceği kısa bir kod bulunuyor. Altında ise deneye katılan web sitelerinin adresleri listeleniyor.

Kişisel web sitelerini ve bloglarını “kapatarak” protestoya destek vermek isteyenler, ilgili sayfayı ziyaret edebilirler.

kaynak

Popularity: 14% [?]

21 Ağustos 2008 | 2 Yorum Yazan: Serkan Kategori: İnternet;

Powered by WordPress | Blue Weed by Blog Oh! Blog | Entries (RSS) and Comments (RSS).