sansür olarak etiketli yazılar
SANSÜRE SANSÜR!
10 May
Sansür: Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. (tdk)
Sansür; bizler için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna bizim irademiz dışında, başkalarının, kendi değer yargıları doğrultusunda karar vermesidir. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insan hayatına zarar veren, evrensel suçların engellenmesi ise sansür değildir.
Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.
Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.
06.Mayıs.2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.
Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda en büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.
Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.
Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.
Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.
Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.
Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.
Dolayısıyla, çok geç olmadan Sansüre Sansür demenin zamanıdır.
Unutulmamalıdır ki, kapatılan sitelere bir takım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük değildir, sansüre karşı durmak hiç değildir. Bu, sansürü kabullenmek, sansürle yaşamaya alışmak ve yanlış giden bir şeyin parçası olmaktır.
Oysa ülke olarak, sansür ayıbına alışmak yerine bir an önce bundan kurtulmamız gerekmektedir.
Bu nedenle, “Bana dokunmayan yılan” zihniyetinden bir an önce çıkmamız elzemdir.
Hukukçularımızın internet konusunda eğitilmesi, medeni ülkelerdeki “ikaz et/kaldır” sistemine geçilmesi, yasada net şekilde tanımlanmayan gerekçelerin tanımlanması ve kişisel yorumlara mahal verilmemesi birincil önem taşımaktadır.
İkincil olarak, halihazırdaki durumda, illa bir kapatma gerçekleşecekse kapatılan sitelerin önce uyarılması, kamuoyunun sitelerin ne sebeplere kapatıldığı konusunda bilgilendirilmesi ve sitelerin toptan server üzerinden kapatılması yerine sadece sakıncalı içeriğin kaldırılması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Ülkemizin acilen interneti bilen hukukçulara ve bilirkişilere ihtiyaç duyduğu aşikardır.
Bu nedenle, biz Sansüre Sansür olarak konunun uzmanlarını ve medyayı göreve çağırırken, kamuoyunu da bu konuda bilinçlenmeye ve “Sansüre Sansür!” demeye davet ediyoruz.
Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür. Sessiz kalma.
“Eğer bir yerde kitapları yakıyorlarsa, orada eninde sonunda insanları da yakacaklardır.” Heinrich Heine
“Sansür, bir toplumun kendine olan güvensizliğini yansıtır ve otoriter rejimlerin belirgin bir özelliğidir.” Potter Stewart
Popularity: 15% [?]
Digiturk Blogger’ın kapatılmasını açıklıyor
31 Eki
Digiturk
Hukuk Müşaviri Süleyman Talaş, IP Magazine’e verdiği kararda Blogger ve
Blogspot erişimlerinin engellenmesi olayına açıklık getirdi.

Geçtiğimiz ve içinde bulunduğumuz hafta boyunca tozu dumana katan Blogger’ın kapatılması
olayına, yetkili Digiturk ağızlarından da bir basın yorumu geldi.
Digiturk Hukuk Müşaviri Süleyman Talaş, 15 kasımda yayınlanacak olan IP
Magazin’de çıkacak röportajında “amaçlarının ‘iletişim özgürlüğüne ve
etik yayıncılığa’ çözüm bulmak için başvurulmuş bir aksiyon olarak
özetledi” (bire bir alıntıdır, amacı biz de tam anlayamadık).
Lig
TV maçlarından görüntülerin bloglarda ücretsiz olarak yayınlanması
konusunda “Digiturk’u para vererek seyreden abonelerimiz var ve
birilerinin bu hakka hiç para ödemeden sahip olması ve hatta kamuya
serbestçe dağıtması hukukun reddettiği bir durum,” diyen Talaş,
İnternet hukukunun Türkiye’de az geliştiğini, uzman mahkemelerin
bulunmadığını, bu durumun da Digiturk’ün sorumlululuğunda olmadığını
belirterek “Böyle bir mekanizma yavaş işliyor diye haklarımızın alenen
çiğnenmesini kabul etmemiz mümkün değil” dedi.
Talaş,
amaçlarının kimsenin blogunu kapamak ya da iletişim özgürlüğünü
engellemek olmadığını, korsan yayın sitelerle mücadelede gerekli geri
dönüşü alamadıkları için hukuki yollara başvurduklarını dile getirdi ve
Google ile ortak bir yol bulup bu korsan yayının devamının
engellenmesini istediklerini söyledi.
Bu açıklama akla “Madem bu
ülkede internet hukuku az gelişmiş, neden gidip de kararı, belki de
internetle en az ilgili olan bir şehir mahkemesinden alınıyor? Madem
sistem yavaş işliyor, tepkiler gelince o karar nasıl aniden bozulup,
Türk Telekom’a mesai bitiminden yarım saat önce faks çekilerek erişim
tekrar açtırılabiliyor?” gibi sorular getiriyor. Ancak Digiturk elbet
bunları da yanıtlayacaktır. (Webrazzi ve MarketingTürkiye kanalıyla)
Kaynak: Yahoyt
Popularity: 25% [?]
Bloggerlardan sansüre tepki
27 Eki
|
|
||||
Popularity: 31% [?]
Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir.
21 Ağu
“Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir” Reklam ve yeni nesil pazarlama blogu elmaaltshift’in başlattığı kampanyayla, site sahipleri ve bloggerlar sansür eylemlerine tepki göstermek için kendi sitelerini kapatıyorlar.

“Porno sitelere de girmeyiverin”den çok daha ciddi bir sorun olan Türk kullanıcısının hangi internet içeriğine erişebileceğine devletin karar vermesi, gitgide daha çok tepki doğuruyor. Bu tepkiyi göstermek amacıyla bir hareket daha başlatıldı.
Reklam ve yeni nesil pazarlama blogu elmaaltshift‘in kurucusu Fırat Yıldız’ın öncülük ettiği deney, kendi deyimiyle “geleceğin internetinin önizlemesi”ni yapıyor. Kampanyanın anasayfası haline gelen anafikir.com “Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir,” sözleriyle açılıyor. Meşum ve meşhur site kapatılma duyurusunu çağrıştıran bu cümle aslında bir bağlantı. Bağlantının yönlendirdiği sayfada, internet sitesi sahiplerinin kendi ana sayfa kodlarının başına ekleyerek sitelerini “kapatabileceği” ve anafikir.com’un “ortak sansür simülasyonu”na yönlendirebileceği kısa bir kod bulunuyor. Altında ise deneye katılan web sitelerinin adresleri listeleniyor.
Kişisel web sitelerini ve bloglarını “kapatarak” protestoya destek vermek isteyenler, ilgili sayfayı ziyaret edebilirler.
Popularity: 13% [?]
