Ruby, Kısa ve Öz Yazılım Dili

Ruby Yazılım Dikli

Ruby dilini mutlaka duymuşsunuzdur. Ben de uzun zamandır kod yazmayan biri olarak syntaxlerle uğraşmadan mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dil arıyordum. Bu özelliklere sahip olduğunu bildiğim ama bir türlü başlayamadığım bu dile, son zamanlarda yavaş yavaş vakit ayırmaya başladığımı daha önce sizlere belirtmiştim. Blog’taki yazılarımla da bu serüvenime sizleri de ortak etmek istiyorum.

Kendi topluluğunun deyimiyle “Verimlilik ve sadelik üzerine odaklanmış, açık kaynak kodlu dinamik, okumayı ve yazmayı kolaylaştıran, doğal bir sözdizimine sahip bir dil“olarak tanımlanıyor. Dilin temelleri 24 şubat 1993‘te Japon Yukihiro Matsumoto ( Genelde Matz olarak bilinir.) tarafından Perl dilinden daha güçlü ve Phyton dilinden daha nesneye yönelik bir dil geliştirme çabasıyla atılmış ve ilk dağıtımı 1995 yılında yapılmış. Matz; Perl, Phyton, SmalTalk, Eieffel, Ada ve Lisp gibi dillerin iyi özelliklerini bir araya getirirken eksik taraflarını da oldukça minimuma indirgemeye çalışıp yazılımcının sadece yazılımla uğraşmasını, alt yapıyla mümkün olduğunda uğraşmamasını sağlamayı amaçlamış.

Ruby

Neden Ruby?

Özellikle sadelik ve üretkenlik üzerine odaklanan dili diğer dillerden farklı kılan ise neredeyse her şeyin nesnelerden oluşuyor olması. Yani 3, 3.15, +, true, nil  gibi ifadelerinin hepsi birer nesnedir.

Bunun yanına prosedürel ve fonksiyonel yazılım geliştirmeye olanak sağlayarak bir çok programlama felsefesine uygun bir dildir. Bir çok dilde bir dizi tanımlamak istediğinizde bu dizi için bellekte yer ayırmanız gerekirken Ruby dillinde diziler de birer nesne olduğundan dolayı böyle bir ihtiyacınız olmayacaktır.

C# ta bir diziyi aşağıdaki gibi tanımlarken;

Ruby’de ise;

şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu tanımlara göre C# dilinde eğer dizimizde 11. elemana ihtiyaç duyarsak ve tanımı düzeltmeden erişmeye çalışırsak hata alırken, Ruby’de böyle bir kısıt olmadığı için istersen bu diziye 100 tane de eleman tanımayabiliriz.

Başlıkta da değindiğim gibi oldukça kısa ve öz bir yazıma sahiptir. Bir çok dilde bir kaç satırda yapacağınız bir işi Ruby ile bir satıra bile indirgeyebiliyorsunuz.

Mesela C++ dilinde ekrana bir metin yazdırmak istediğinizde;

Bu işlemi Java da gerçekleştirmek istediğimizde ise;

yazmamız gerekirken, Ruby’de ise sadece

yazmamız yeterli olacaktır.

Bir güzel özelliği de diğer dillerde kodların anlaşılabilmesi için o dil ile uzun süreli bir ilişki gerektirirken Ruby’de ise İngilizce yi çat pat bilmeniz bile yeterli olacaktır. Aşağıdaki örneklerden de bunu oldukça kolayca anlayabileceksiniz.

Ya da

komutlarını incelediğimizde ne yapacağını az buçuk anlayabiliyoruz. Kısaca bir işlemi yapmak için o işlemin İngilizce ismi genellikle aradığınız metodun ta kendisi olacaktır.

Dinamik bir dil olduğu için metodlarınızı veya değişkenlerinizi çalışma anında ekleyebilir ya da değiştirebilirsiniz.

En çok kullanılan yazılım dillerinin çoğunun aksine derlemeli değil yorumlamalı bir dildir. Yani yazdığınız kod daha önceden makine diline çevrilip sonra çalıştırılmadan, çalıştırıldığı anda makine diline çevrilerek işlem görmektedir. Bu özellik aslında biraz performans konusunda eksiklik yaratsa da günümüz işlemci teknolojisi ile pek de sorun yaratmamaktadır. Yine de hızın çok önemli olduğu bir proje üzerinde çalışıyorsak bu durumda Ruby kodlarımızda C dilini kullanarak ekleme yapıp daha hızlı çalışmasını sağlayabiliriz.

Ruby açık kaynak kodlu bir dildir.

Perl dilinden miras edindiği bir şeyi yapmak için birden fazla yol vardır felsefesi (TIMTOWTDI: There Is More Than One Way To Do It) ile bize bir çok seçenek sağlar ve bu sayede her programcının kendi tarzını oluşturabilmesine imkan verir.

Kısaca yukarıda saydıklarımız dışında da bir çok özelliğe sahip dili gün geçtikçe daha detaylı irdeliyor olacağım. Eğer yazdığınız dilden sıkıldıysanız, yeni bir şeyler arıyor ve ya aklınızda fikir var fakat yazılım konusunda tecrübeniz yok ama kendiniz yazarak öğrenmek istiyorsanız kesinlikle hiç vakit kaybetmeden başlayabileceğiniz bir dil Ruby.

Sizlerde bu konuda yorumlarınızı eksik etmeyin, Yazılım ile uğraşan arkadaşların bu konuda bir iki çit lafı olacaktır. Çekinmeyin sizi yorum kısmından bu fikirlerinizi paylaşmaya davet ediyorum. :)

Continue Reading

Akvaryum ve Akvarist Nedir?

aquarium

Akvaryum, ve Akvaristlik için;

Akvaristlik veya Akvaryum hobisi, ( İngilizce: Fishkeeping ) evde veya işyerinde bulunan bir akvaryumda ya da bahçede bulunan bir havuzda veya gölette balık yetiştiriciliği yapılmasına, akvaryum düzenlenmesine odaklı günümüzde popüler bir hobidir. Akvaristlik hobisini yapan kişiye Akvarist adı verilir..
diyor Wiki amca.

Evet akvaryum ya da gölette balık besleyip, yetiştiren ve bunu hobi olarak yapan kişi Akvarist deniliyor. Çok aradılar mı bilmiyorum ama telaffuzu oldukça zor :) İngilizce telaffuzu bile daha kolay geliyor bana açıkçası.

Genel de bir tanıdığınızın evinde, ofisinde ya da hiç olmadı çok beğendiğiniz o lüks restoranın ortasında süs olarak duran akvaryumu görmeniz ile başlar. Çok hoşunuza gider ve belki hemen belki günler sonra bir akvaryumcunun önünden geçerken kendinizi tutamaz ve camda balıkları izlediğinizi fark edersiniz. Bir sonraki aşamada direkt içeri girer akvaryumcuya balık beslemek istediğinizi söylersiniz. O da hiç bir şey sormadan elinize bir fanus bir poşete de iki tane tül kuyruklu kırmızı beyaz bir Japon Balığı tutuşturu verir. Eve gelir Fanusa suyu doldurur balıkları da atarsınız içine. derken ertesi gün bi kalkmışsınız balığınızın bir tanesi ters yüzmeye başlamış. Soluğu hemen akvaryumcuda alırsınız oda size Mucizevi Mavi Metileni dayayacak bundan haftada bir damlat suya diyecek. Böylece bir kaç gün yaşayan diğer balığınız da bir sabah ansızın ters yüzmeye başlayacak ve sonrasında da  cansız bedeni ile suyun üzerinde süzülecek. Siz de akvaryum bakmak zor işmiş diyerek ya hobiden vazgeçeceksiniz ya da hırs yapıp yine gidersiniz akvaryumcuya bu ufak geldi herhalde büyü bi akvaryum alıp içine de şu sarılardan, bu mavilerden, şu çizgili balıklardan birer tane koyalım dersiniz o da size hiç ses çıkarmaz doldurur torbaya, tabi sadece balıkla da kalmaz akvaryum büyük nasıl olsa şıpırdayan plastik süsler, bitki çakması plastikler, filtre vs. derken de dolu vermiş bize kocaman gelen ama halbuki o balıklar için küçük gelerek strese girmesine ve belkide bu yüzden ölmelerine sebep olan akvaryum sahibi oluruz.

Ya da çok şanslı bir şekilde gerçekten işini iyi bilen seven bir akvaryumcuya denk geliriz bize ne tür balık beslemek istediğimizi buna göre akvaryum ( burada belirtmekte fayda var akvaryuma göre balık seçilmez abi balığa göre akvaryum seçilir. ) yine besleyeceğiniz türe göre doğal ortamın oluşturulması gibi konularda size öne ayak olur. İşte ben de burada yazdığım yazılarla bu şekilde hobiye girmek isteyen arkadaşlara bilgim ve araştırmalarım dahilinde bir şeyler paylaşmaya karar verdim. Kendimi yanlış anlatmış olmayayım ben de aslında çok da yüce bilgilere sahip değilim ama bu iş özellikle de hobi dediğimiz kavram deneyimlerle öğrenilen ve bu öğretilerle de insana zevk veren bir uğraş.

Peki gelelim asıl sorumuza;

Akvaryum alacağım ama nereden başlamalıyım bilmiyorum?

Öncelikle balık türleri üzerinde kısaca bilgi edinmekte fayda var. Ne tür balık beslemek istersiniz bunu buluyoruz. Bu aslında zamanla doyuma ulaştıkça değişecek bir konuda olabilir ya da ömür boyu aynı türde balıkları da besleyebilirsiniz. Tamamen sizin o türden aldığınız zevke göre değişecektir.

Hadi kısaca balık türlerine değinelim;

  • Tatlı Su Balıkları

Adından da anlaşılacağı üzere tatlı ya da acı sularda ( yarı tuzlu) yaşayan balıkların türlerini kapsamaktadır ve genelde akvaryum hobisine başlayan yeni arkadaşlarımızın adımını bu tür balıklarla atar. Bu türünde bir çok balık çeşidi mevcut ilerleyen günlerde bunlar hakkında da detaylı bilgi veriyor olacağım.

maxresdefault (1) (Small)

  • Bitkiler (Bitkili Akvaryumlar)

Bu grupta da canlı bitki ve bitki ile birlikte yaşayan canlıların oluşturdukları habitattan bahsedebiliriz. Özellikle görselliği ile insanı dinlendirir ama bir o kadar da emek ister. Ben de kısa bir süre önce bu gruba geçtim. Henüz yeni başladığım için de bu konudaki paylaşımlarım daha fazla olacaktır.

Bitkili Akvaryum

  • Tuzlu Su (Deniz) Balıkları

Eskiden bir çok bilgisayarda gördüğüm akvaryum ekran koruyucusu bir çoğunuz biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için buradan bir ön izlemesini görebilirsiniz. Hah işte bu gördüğünüz görselliği birebir yaşayabileceğiniz çeşididir gerçekten de görsel zevki en üst seviyede uğraşı ve masrafı da bir o kadar yüksek olan türdür.

Tuzlu Su Balıkları

  • Sürüngenler (Paludaryum)

Şimdilik çok fazla bilgim olmasa da burada değinmek gerekecektir. Genel olarak semender, kurbağa gibi türlerin beslendiği gruptur.

OfficeSetup13. (Small)

 

Bu balıklardan gözünüze hoş gelen ve sevdiğiniz balıkla başlamanız (tabiki bakımı kolay olanı tercih etmekte fayda var) ilk adımımız olmalı çünkü hoşunuza gitmeyen bir türe gerekli ilgiyi göstermeniz gerçekten zor oluyor.

Akvaryum nasıl olmalı?

Balığımızı seçtikten sonra dikkat etmemiz gereken diğer nokta ise seçtiğimiz balık nasıl bir ortamda yaşıyor. Bunun nedeni balığın yaşadığı ortamın mutlu ve sağlıklı olabilmesi için sizinde o ortama benzer bir akvaryum oluşturmanızda fayda olacaktır. Mesele Malawi Chiclid türleri doğal ortamları olan kayalık ve kumlu bir akvaryumda yetişirken özellikle Canlı doğuran türleri daha çok bitkili akvaryumlarda tercih edilmektedirler.

İkinci konu balık türünüzün yaşadığı su özelliklerini ne derece tolere edip edemediğini de iyi araştırmalısınız. Bu da özellikle su değerlerinizin ve ilk kurulumda koyacağınız bitki, toprak vs. gibi yardımcı ögelerin nasıl olması gerektiği konusunda size ön fikir verecektir. pH dengesi, ısısı, klor miktarına dayanıklılığı gibi değerleri göz önünde bulundurup su değişimlerinizi de buna göre planlamanızı sağlayacaktır.

Diğer özelliğimiz ise balığın saldırganlık durumu ki tek yada grup yaşama ve diğer türlerle olan ilişkileri sizin akvaryumunuzu nasıl şekillendireceğinize karar vermenizi sağlar. Mesela Pirhana beslerken yanına başka tür koymak ya da Beta Balığı ile başka yanında başka bir balık türünü koymak bilerek cinayet işlemekte eş değer olsa gerek.

Son olarak da balığımızın ortalama olarak ne kadar büyüdüğü, tek mi yoksa koloni olarak mı yaşadığı bizim için çok önemlidir çünkü bu özellik akvaryumumuzun boyutunu direk etkileyen kısım. Eğer Chiclid türü besleyecekseniz minimum 120Lt. bir akvaryum gerekirken Beta Balığı besleyecekseniz ortalama 40Lt’lik bir akvaryum yetecektir. Bunların dışında hastalıklara karşı dayanıklılık, beslenme tarzı, yem seçmesi doğal şartlarındaki günlük değişimleri önemli kriterleridir.

Velhasıl balık bakmak istiyorsanız öncesinde bir araştırma yapmakta ve buna göre akvaryum ve diğer araç gereçlerinizi buna göre şekillendirmeniz en doğrusudur.

Eğer siz de bir akvaryuma sahipseniz bu serüvendeki deneyimlerinizi benimle paylaşırsanız çok memnun olurum.

Continue Reading

Son Zamanlarda Ben

Bitkili Akvaryum

Merhaba blog,

Biliyorum bana kızgınsın!

Evet uzun zaman oldu sana içimden geldiği gibi yazmayalı…

Ama dur bak neler neler anlatacağım sana bu yazamadığım sürede neler yaptığımı bir bir anlatayım hadi gel.

Öncelikle ilk anlatacağım uzun zaman önce senin de aracılığınla herkese duyurduğum kızım Zeynep var. Artık yürüyor ve bitmez tükenmez bir enerjiye sahip şeker mi şeker bir kız çocuğu oldu. :) Çocuk oldu diyorum çünkü artık 1.5 yaşına geldi. Evde pek PC başına oturtmuyor kendisi. Girdiği her odayı dağıtarak annesinin başına çorap örmekten de geri kalmıyor hiç. Hele bir baba deyişi var ki zaten başka şeyle uğraşasın gelmiyor. :)

İkincisi uzun zamandır hobi olarak uğraştığım Balık bakma olayını biraz daha geliştirerek Canlı Bitkili bir akvaryum kurdum ve kurmaya devam ediyorum. Şimdilik içerisinde Canlı doğuran türü, Lepistes, Melek ,Tetra cinsinden de Neon Tetra mevcut. İlerleyen günlerde bu serüvenimi de senin aracılığınla okurlarımla paylaşacağım.

Üçüncüsü ise uzun zamandır başlamak istediğim ama bir türlü fırsat ve imkan bulamadığım Fotoğrafçılığa da adım attım bu süre içerisinde Nikon D5300 18-55mm Kit Lensi ile bismillah dedik bakalım. Sizleri hayran bırakacak fotoğraflara imza atabilecek miyim? İlerleyen günlerde elbette birlikte göreceğiz. Şimdilik çektiğim bir iki fotoğraf buradan ulaşabilirisniz

Dördüncüsü ise uzun zamandır yine yapmayı istediğim ama pek fırsat bulamadığım Ruby öğrenmeye başladım. Özellikle Test otomasyonları tarafında da kendimi geliştirirken bu dil üzerinden neler yapabileceğimi öğrenmeye çalışıyorum. Tabi ki bununu için biraz fırın ekmek yememem gerekecek her ne kadar Bilişim sektörünün içinden gelen birisi olarak en son Delphi ile kod yazdığım için biraz patern yapısında eksikliklerim var. Bu yüzden de başlangıç seviyesinde Ruby ile uğraşmaya çalışıyorum.

İşte asıl soruya da geliyoruz, Uzun zamandır bu kadar çok isteyipde başlayamadığım bir çok şeye birlikte başlamış olmama vesile olan ise Barış Özcan‘ın başlatmış olduğu ve benim de bu veisle ile kendimi alıştırdığım ve aşağıda da sizinle paylaşacağım videoda da göreceğiniz üzere #40SabahErkenKalk Hareketi ile başarmış oldum.

Gelin videoyu bir kere daha benimle izleyin bu videoyu.

 

İşte böylece yaklaşık 60 gün önce başladığım bu etkinlik sayesinde şu an yukarıda saydığım bir çok şeye vakit ayırabiliyorum. En güzeli daha çok okuyabiliyorum. Bu süreçte yaşadığım deneyimleri de sevgili dostum İlyas Teker‘i de merakla bekletiyordum. Bu yazıda biraz ona da değineceğim.

 

Genelde uykusu hafif biriyim bu yüzden aslında çok ciddi sorunlarım olmadı. Sadece yatış saatimi bi bir saat daha erkene çekmiş oldum. Akşam genelde 00.30’da yatarken artık en geç 23.30’da yatmaya çalışıyorum ve sabahları en geç 05.45’te kalkmaya başladım. Hatta çoğu zaman 05.15’te gözlerimi kendiliğimden açtığım oluyor. Tabi bunu sağlarken ister istemez zorlandığım dönemler oldu. Özellikle gece geç yatmak zorunda kaldığım zamanlarda sabahları esnetme isteği ağır bassa da en azından bu 40 günlük sürede bunu engelledim. Oluşan uykusuzluğu eğer fırsatım varsa öğleye doğru biraz siesta ( ya da kaylule de denebilir ) yaprak ona da fırsatım olmaz ise ertesi gün akşam erken yatarak sağladım. Bir de rahatsızlandığım bir hafta sonu 06.00’da kalktığım 2 günüm oldu. Onun dışında bu etkinliğe başladığım zamandan beri hafta sonlarım oldukça verimli geçmeye başladı. Bilgisayar başında o gün için işim var ise erkenden bitirip tüm günü kendime, aileme ve hobilerime ayırabilmeye başladım. Bu sayede de yukarıda paylaşmış olduğum bir çok etkinliğe zaman ayırabildim. Hiç işim yoksa da elime kitap alıp okumaya başladım. Bu sayede uzun zamandır okuyamadığım okumak için sıraya koyduğum kitap ve yazılara zaman ayırdım.

İnşallah böyle de devam ederek sizlere de güzel yazılar çıkarmak için kendime yeni bir zincir daha eklemek istiyorum.

İşte böyle sevgili blog, senden ve takipçilerimden ayrı kaldığım zamanlarda iş yoğunluğuma ek olarak bunlarla uğraştım. Şimdi bu zaman içinde uğraştığım her etkinlik için ayrı yazılarla seninle paylaşıyor olacağım.

 

 

Continue Reading

SoapUI “com.eviware.soapui.impl.support.definition.support.InvalidDefinitionException” Sorunu ve Çözümü

SoapUI

Eğer bir test uzmanıysanız ve Backend Servis testlerini de gerçekleştirmeniz bekleniyorsa SoapUI ile mutlaka yolunuz kesişmiştir. Biz de firmada bu uygulamayı yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Geçen gün bir servisi güncellemek istediğimde başlıkta da gördünüz hatayı aldım. O an çok vaktim olmadığı için sorunun servisten kaynaklı olduğunu düşünerek çok da önemsemedim ve geliştirici arkadaşlara ilettim ama haliyle onlarda çözüm bulamadılar. Biraz vakit bulunca ben ve bu servise gerçekten ihtiyaç duyunca biraz daha araştırma yapmam elzem oldu.

SoapUI

Ben de birkaç arama sonrasında sorunun dil kodlamasından kaynaklandığını öğrendim ve çözümün de gerçekten çok basit bir düzeltme ile yapıldığını da görünce mutlaka bu şekilde bir sorun yaşayabileceğinizi düşünerek blogumda paylaşmaya karar verdim.

Öncelikle SoapUI’ınızın error loglarını (C:\Program Files\SmartBear\SoapUI-Pro-4.6.4\bin klasörü altındadır.) mutlaka inceleyin ve aşağıdakine benzer “Malformed UTF-8 character”  hatası geçiyor ise çözüm çok basit
[box type=”info” size=”large”]

org.apache.xmlbeans.XmlException: java.io.CharConversionException: Malformed UTF-8 character: 0xfd 0x6e 0x41 0x6c at com.eviware.soapui.support.xml.XmlUtils.createXmlObject(XmlUtils.java:211) at com.eviware.soapui.impl.wsdl.support.wsdl.WsdlLoader.loadXmlObject(WsdlLoader.java:114) at com.eviware.soapui.impl.wsdl.support.xsd.SchemaUtils.getDefinitionParts(SchemaUtils.java:535) at com.eviware.soapui.impl.wsdl.support.xsd.SchemaUtils.selectDefinitionParts(SchemaUtils.java:565) at com.eviware.soapui.impl.wsdl.support.xsd.SchemaUtils.getDefinitionParts(SchemaUtils.java:545) at com.eviware.soapui.impl.wsdl.support.xsd.SchemaUtils.getDefinitionParts(SchemaUtils.java:524) at com.eviware.soapui.impl.support.definition.support.AbstractDefinitionCache.update(AbstractDefinitionCache.java:97) at com.eviware.soapui.impl.support.definition.support.AbstractDefinitionContext$Loader.construct(AbstractDefinitionContext.java:236) at com.eviware.soapui.support.swing.SwingWorkerDelegator.construct(SwingWorkerDelegator.java:46) at com.eviware.soapui.support.swing.SwingWorker$2.run(SwingWorker.java:149) at java.lang.Thread.run(Unknown Source)[/box]

C:\Program Files\SmartBear\SoapUI-Pro-4.6.4\bin\SoapUI-Pro-4.6.4.vmoptions dosyasını metin editörü ile açıyoruz ve  aşağıda koyu renkle işaretlediğim satırı (-Dfile.encoding=UTF-8) aynı şekilde ve satıra ekliyoruz.

 

SoapUI -com.eviware.soapui.impl.support.definition.support.InvalidDefinitionException

 

Ve işte bu kadar artık istediğinzi gibi ilgili wsdl’i ekleyebilir ya da güncelleyebilirsiniz.

İleride SoapUI ile ilgili detaylı içerikler de paylaşıyor olacağım.

Continue Reading

Yılbaşı Alışverişinizi Ne Zaman Yapacaksınız?

Her yeni sene yeni umutlar ve başlangıçlar demektir. İyi ve kötü olaylarla da olsa devam eden sürecin bir parçası olarak yılbaşlarında herkes yeni başlangıç umutlarıyla yeni bir yıla hazırlanır.yilbasi-kredisi-teb

 

Her ne kadar bazen bu hazırlıklar uzun sürmeden bitse de gelenek her yıl varlığını devam ettiriyor.
Yeni yılda gelenek haline gelen diğer bir alışkanlıksa yılbaşı alışverişleri ve hediyelerdir. Bu da demek oluyor ki bütçemize ilave yük geliyor. Ancak karamsarlığa kapılmayın. Çünkü bugünlerde bankalar yeni yıl kredileri ile rekabet halindeler. Hepsinin amacı müşterilerine avantajlı yılbaşı kredisi imkanı sağlanmaktır. Temel ihtiyaçlarınızı karşılamak ya da bu döneme ait alışveriş bütçnizi arttırmak için yılbaşına özel bankaların sunduğu uygun faiz oranlı yılbaşı ihtiyaç kredisi size ilaç gibi gelebilir.

Continue Reading

Anneler Günü Telaşı Başlıyor

Anneler Günü Telaşı Başlıyor

Hepimizin bildiği gibi her yıl mayıs ayının 2. Pazar gününde kutladığımız Anneler Günü için önümüzde çok fazla zaman kalmadı. Bu günlerde pek konuşulmasa da her özel gün öncesinde olduğu gibi büyük bir reklam furyası ile birlikte Anneler Günü planlarını yapmak için son dakikalara kalan çoğunluk yine telaşa kapılacak ve bir iki gün öncesinde bir alışveriş çılgınlığı başlayacak. Bu yazı sizin de saatlerinizi Anneler Günü hediyesini almak için saatlerinizi kararsızlıkla dolaşarak geçirmemeniz adına hazırlanmıştır.

Anneler Günü Telaşı Başlıyor

Bildiğimiz gibi Sevgililer Günü, Yılbaşı ve Anneler Günü gibi özel günler öncesinde özellikle alışveriş merkezleri ve hediyelik eşyalar satan mağazalarda büyük kalabalıklar oluşur ve binlerce insan hangi hediyeyi alacağına karar veremez halde dolaşırlar. Yılbaşı hediyeleri ya da az samimi hediyeler için karar vermek çok zor olmasa da doğum günü, Sevgililer Günü ve Anneler Günü hediyeleri gibi bizim için çok daha değerli insanlara aldığımız hediyelerin seçimi her zaman çok daha zor olmuştur.

Bu yazım, konuyu Anneler Günü sürecinde ele alsam da genel olarak alışveriş alışkanlıklarıyla ilgili bir tavsiye yazısı niteliğindedir. Çağımızda alışveriş yapmak bir zorunluluk olsa da yaptığımız alışverişin niteliği, hayatımızı ne kadar etkileyip etkilemediğini belirliyor. Tabi ki burada alışverişte aldığımız ürünlerin sayısından ya da fiyatından bahsetmiyorum, alışverişin asıl hayatımızı etkileyen kısmı ne zaman, nasıl ve nerede yaptığımız… Yoğun çalışma temposu, trafik gibi zorluklardan sonra hafta sonumu ya da boş zamanlarımı ailemle geçirmek dururken alışveriş merkezlerine hapsolarak geçirmek en son yapmak isteyeceğim şeylerden bir tanesi. Onun yerine alışveriş için minimum zamanı ayırıp, boş vakitlerimi kendime ve aileme zaman ayırarak geçirmeyi her zaman tercih etmişimdir. Bu nedenle alışveriş yaparken tercihimi yıllardır online alışverişten yana kullanıyorum. Zamanı daha idareli kullanmanın yanında belki de yüzlerce mağaza bile dolaşsam bulamayacağım ürünleri (hem de çok daha uygun fiyatlarla) e-ticaret sitelerinden bulmak artık çok daha kolay bir hale geldi. E-ticaret sektörü bu kadar gelişmişken biz de alışveriş alışkanlıklarımızı değiştirip, zamanımızı ve bütçemizi daha etkin kullanabilmeliyiz diye düşünüyorum.

Son olarak yazımı Anneler Günü hediyeleri hakkında birkaç küçük öneri ile bitirmek istiyorum. Yıllardır online alışverişlerimde güvenle kullandığım n11 online alışveriş platform bu yıl da kullanıcılarını üzmemiş ve Anneler Günü Kampanyası’nı yayına almış. Bir göz atmakta fayda var diye düşünüyorum, anneniz için seçebileceğiniz çok güzel hediye seçenekleri mevcut. Buradan alacağınız hediyenin yanında bir demet de çiçek alabilirsiniz.

Mutlu bir Anneler Günü geçirmeniz dileğiyle…

Continue Reading

Evli, mutlu, çocuklu….

Evli

Aslında pek sevmem bu şarkıyı ama geçmiş olan bir yılı özetle deseler en iyi tanımlayan üç kelime “Evli, mutlu, çocuklu…” olur.

Tam 1 yıl önce bugün Evet diyerek, her zaman her durumda beni destekleyen karımla Allah’ın izniyle upuzun bir yolculuğa adım attık. Baktığımda dün gibi gelen çok kısa bir süre olmuş gibi hissettiğim bu yıl içerisinde sabır ile mutlu bitirdiğimiz ve sonunda baba olduğum ne zor günlerimiz oldu. Zorluk insana bazen hiç bitmeyecekmiş gibi gelse de çok şükür her zorluğun ve sabrın sonunun hayırlı olacağını bir kere daha yaşattı.
Evet, zor günlerdi… Yeni kavuştuğunuz, canınızdan çok sevdiğinizin gözlerindeki endişeyi görmek inşallah hiç kimseye nasip olmaz. O günlerde sabır ile birbirimize kenetlenerek, yaşadıklarımızı kabullenip dua etmekten başka elimizden başka bir şey gelmedi.

Bu süreçte bir gün bile of demeden Allah’a tevekkül edişine gıpta ile baktım, canımdan öte sevdim ve her geçen gün daha da aşık oldum sana.

Çok şükür Mevla sonunda o sabrı hayır olarak kucağımızda Babasının Süsü ile bizi mükafatlandırdı ve artık sadece koca değil baba olmanın da ne demek olduğunu öğrendim.

Bana bu duyguyu yaşatan Allah’a seni vesile kıldığı için her gece şükrediyorum ve evet biliyorum seninle bu hayat cennetten bir lütuf bana. İnşallah ömür boyu bu birlik ve dayanışma ile geçecek bir hayatımız olur.

Seni seviyorum Zeyneb’imin Annesi, Allah izin verdiği, nefesimin yettiği sürece de seveceğim…

İyi ki evet demişsin bana…

Continue Reading

Pierre Cardin’in n11.com için tasarladığı saatle sevgilinize ‘zamanı’ hediye edin

33483_pierre_cardin_saat_55

 Alışverişin uğurlu adresi n11.com, yılın en sevgi dolu günlerinden biri olan Sevgililer Günü için, Pierre Cardin’in n11.com’a özel olarak tasarladığı saatle, sevdiklerinize zamanı hediye etme imkânı sunuyor. Zamanın değerini bilenler için sınırlı sayıda üretilen saatler, Pierre Cardin tarafından ilk kez ve sadece n11.com için tasarlandı.

33483_pierre_cardin_saat_55

“An”ın tadını çıkarmanın öneminden yola çıkarak Pierre Cardin tarafından n11.com’a özel olarak tasarlanan saat, 14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşırken sevdiklerine özel ve farklı hediyeler arayanlar için çok özel bir alternatif oluşturuyor. Şık görüntüsüyle hem erkek hem kadınların kullanımı için uygun olan saatte, 11 sayısı n11.com kırmızısı ile belirtiliyor. Özel iç kadran tasarımı ve kronometre özelliği ile dikkat çeken saat hem şık ve spor kıyafetleri tamamlayan hoş bir aksesuar olarak n11.com ziyaretçilerinin beğenisine sunuluyor.

n11.com için Pierre Cardin tarafından özel olarak tasarlanan ve sınırlı sayıda üretilen saatler, anın değerini bilen tüm sevgililer için 5 Şubat’tan itibaren n11.com’dan satın alınabilecek.

Continue Reading

Türk Telekom’un girişimlere desteği sürüyor, PİLOTT ’ta üçüncü dönem başlıyor.

Türk Telekom Grup Logo

Türk Telekom, Girişimleri Hızlandırma Programı PİLOTT ile girişimcilere destek olmaya devam ediyor.  İlk iki döneminde Türkiye’ye önemli girişimler kazandıran PİLOTT, üçüncü dönemi için 9 Şubat’ta başvuru almaya başlıyor.

PILOTT Logo

Türk Telekom’un girişimleri desteklemek, girişimcilik ekosistemini büyütmek ve yenilikçi fikirleri Türkiye’ye katma değer sağlayacak işlere dönüştürmek amacıyla hayata geçirdiği PİLOTT programı, 9 Şubat’ta açılan üçüncü başvuru çağrısıyla devam ediyor. Türkiye’de özel sektör bünyesinde hayata geçirilen ilk girişim hızlandırma programı olan ve girişimcilerle iş birliği yaparak yenilikçi ürün ve servisler geliştirmeyi amaçlayan PİLOTT, seçilen ekiplere çekirdek sermayesi, mentorluk, eğitim ve ofis alanı gibi birçok imkan sunuyor.

PİLOTT programı kapsamında ekipler, Türkiye’nin önde gelen yatırımcı ve girişimcileri ile Türk Telekom yöneticilerinden mentorluk alıp, PİLOTT ekibiyle birlikte çalışarak ürünlerini geliştirme ve Türk Telekom’un iş ortağı olma fırsatını elde ediyorlar. PİLOTT girişimleri aynı zamanda dünyanın en başarılı hızlandırma programı Y-Combinator ve Telefonica’nın hızlandırma programı Wayra iş birliği ile dünyaya açılma şansını yakalıyor.

Şimdiye kadar başarıyla tamamlanan 2 PİLOTT dönemi sonunda,

  • 700’den fazla başvuru arasından 21 yenilikçi girişim seçildi,
  • Seçilen ekiplere toplamda 500 bin TL yatırım yapıldı,
  • 21 ekipten 7’si yatırım aldı,
  • 1 proje TT Grubu tarafından satın alındı ve ürünleştirildi,
  • 6 girişim Türk Telekom’un iş ortağı oldu,
  • 11 girişim Türk Telekom Grubu ile iş birliği sürecine devam ediyor,
  • 6 girişim Silikon Vadisi’ne götürüldü, Silikon Vadisi’nin önemli oyuncuları ile 18 günde 54 toplantı yapıldı,

 

PİLOTT’ta üçüncü dönem başlıyor

Geçtiğimiz kasım ayında ODTÜ Kristal Ağaç Ödülleri’nde “Yılın Girişimci Destekçi Kurumu” seçilen PİLOTT, üçüncü dönem başvurularını www.pilott.com.tr adresinden almaya başlıyor. Başvurular 9 Şubat – 29 Mart tarihleri arasında kabul edilecek. Yapılacak değerlendirme sonucunda PİLOTT’a katılmaya hak kazanan girişimler, 12 hafta sürecek programın sonunda ortaya çıkaracakları temel niteliklere sahip ürünü Türk Telekom Genel Müdür Yardımcıları’ndan oluşan jüriye sunacaklar. Eylül ayında düzenlenecek PİLOTT Girişimcilik Zirvesi’nde açıklanacak değerlendirme sonuçlarına göre, en başarılı üç girişim 60, 30 ve 10 bin TL’lik girişim sermayesine ve Silikon Vadisi seyahatine katılmaya hak kazanacak.

PİLOTT’a bir buçuk yaşından genç şirketler tüzel başvuruda bulunabilirken henüz şirketleşmemiş, 18-40 yaş arasındaki üniversite öğrencisi veya mezunu olan girişimciler de ekip olarak başvuru yapabiliyor.

Continue Reading

Teknoloji Melekleri Gün Sayıyor

afis

Bugün size bir süredir takip ettiğim ve destek olmak istediğim bir projeden bahsetmek istiyorum.

İSTANBUL Kadın Girişimciler Kurulu’nun (İKGK) çalışmalarından biri olan Teknoloji Melekleri Projesi gün sayıyor. Proje, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından 2014 yılı “Çocuklar ve Gençler Mali Destek Programı” kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı.

www.teknolojimelekleri.com adresinden 31 Ocak 2015 tarihine kadar online olarak başvurular alınacaktır.

Şubat 2015’de başlaması hedeflenen proje, lise mezunu 18–25 yaş arası 90 kadına istihdam ve yurt dışında geçerli sertifika garantisi sağlayacak. Proje destekçileri arasında; İstanbul Ticaret Odası (İTO), Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi de bulunuyor.

afis

Genç kadınlar bu projeyle; mobil teknolojiler sektöründe 6 modül ve 14 farklı alanda 120 saat eğitim alacak. Yenilikçi fikri olan kadınlara KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitimi alarak hibe desteğine başvuruda bulunabilecek. İş fikrini hayata geçirmek isteyen katılımcılar proje sonunda düzenlenecek olan proje pazarı etkinliği ile, akademisyenler ve melek yatırımcılar ile bir araya gelerek projelerini sunabilecek.

Continue Reading
1 2 3 7