Sosyal Medya
Genç Atletler, Avrupa’nın İlk Karbon Nötr Atletizm Etkinliği 17. Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları’nda Buluşuyor…
16 May
50 yıla yakın süredir Türkiye’de ve yurtdışındaki başarılı projeleri ile inşaat sektörünün öncü şirketlerinden YÜKSEL’in 17 yıldır gönül vererek desteklediği, Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları, 2 Haziran 2012 Cumartesi günü İstanbul, ENKA Spor Klubü Sadi Gülçelik Spor Sitesi’nde gerçekleştiriliyor. 17 yıldır atletizme gönül vermiş yüzlerce genç sporcuyu ve atletizm severi bir araya getiren yarışmalar bu yıl karbon-nötr olarak gerçekleştirilerek Avrupa’da bir ilke de imza atıyor.
Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları bu yıl Yüksel’in “YÜKSELebilirlik” olarak adlandırdığı sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında “karbon nötr” olarak gerçekleştiriliyor. Avrupa’nın ilk karbon nötr atletizm organizasyonu olarak tarihe geçecek olan 17. Yılmaz Sazak Atletizm Yarışmaları esnasında ve sonrasında yurtdışından gelen katılımcılar için gerçekleştirilen sosyal etkinlikler sırasında ortaya çıkacak olan sera gazı miktarı hesaplanarak nötrlenecek. Etkinlik sonrasında ortaya çıkan karbon salım miktarı “The Gold Standart” projesi olan Ankara, Mamak Katı Atık Alanı ve Geri Dönüşüm Tesisi Projesi’nden alınan karbon kredileri ile dengelenecek.
Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları, Yüksel İnşaat’ın kurucu ortaklarından Yılmaz Sazak’ın önderliğinde 1996 yılından bu yana Dünya’nın dört bir yanından genç atletlerin biraraya gelerek, uluslararası bir platformda ter dökmelerine olanak sağlıyor. Ulusal ve uluslararası onlarca rekora ev sahipliği yapan Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları’nın 17.’sinde Almanya, Ermenistan, K.K.T.C, Azerbaycan, Rusya, Lüksemburg, Kosova, Bulgaristan, Tunus, Katar, Cezayir, Ürdün, Irak, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Kazakistan, Hırvatistan, Fransa, Slovenya, Ukrayna, Bahama, Etiyopya, Beyaz Rusya, Moldova, Gürcistan, Yunanistan’dan yüzlerce atletin yarışması bekleniyor…
17. Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları’nda 12-17 yaş arası genç atletler 100 m, 300m, 800m, 1500m, 1 mil, 2000m koşu, 100m ve 110 m engelli, uzun atlama, yüksek atlama, üç adım atlama, sırıkla atlama, cirit atma, disk atma, gülle atma branşlarında yarışacaklar. 17. Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları’nda ilk kez 1 mil büyükler bayan kategorisinin şampiyonu atlet, atletizm sporuna gönül vermiş merhum gazeteci Kenan Onuk adına verilen “Kenan Onuk Özel Onur Ödülü”nün de sahibi olacak. 2 Haziran 2012 Cumartesi günü 08:30’da seçmelerle başlayacak yarışmalar 12:30’da Yüksel çalışanlarının koşacağı “Yüksel Mini Maraton” ile renklenecek. Yarışmalar, 14:45’de başlayan Açılış Töreni’nin ardından gerçekleşecek olan finaller ile 19:00’da sona erecek.
Yüksel İnşaat öncülüğünde gerçekleştirilen 17. Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları’na, Türkiye Atletizm Federasyonu, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sarıyer Belediyesi kurumsal sponsor, Yüksel Özel Güvenlik Hizmetleri ve ENKA Spor Kulubü hizmet sponsoru, Depar Sports organizasyon danışmanı ve N’PR İletişim Danışmanlığı da İletişim Danışmanı olarak destek veriyor.
YILMAZ SAZAK ULUSLARARASI ATLETİZM YARIŞMALARI’NIN KİLOMETRE TAŞLARI…
- 1996-… Yüksel 17 yıldır “Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları”nı hayata geçiriyor.
- Yarışmalar kendi yaş grupları kategorisi olan 12 -17 yaş arasında Avrupa’nın ilk üç yarışmasından biri…
- Her yıl yaklaşık 20 ülkeden 1.500’den fazla genç atletin bir araya getirildiği yarışmalarda bugüne kadar ulusal ve uluslararası toplam 76 rekor kırıldı.
- Yılmaz Sazak Uluslararası Atletizm Yarışmaları bünyesinde pek çok başarılı genç atlet desteklendi; Semra Aksu, Lale Öztürk, Zeki Öztürk, Ahmet Altun, Serap Aktaş, Gülsüm Durak, Ebru Kavaklıoğlu, Halil Akkaş, Haydar Doğan, Metin Sazak, Eşref Apak…
- 2005- … Yüksel, bu proje kapsamında ayrıca yarışmalar esnasında Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar ve İletişim Fakülteleri öğrenci ve öğretim görevlileri tarafından çekilen fotoğraflardan oluşan, 8 yıldır devam ettirilen Yılmaz Sazak Fotoğraf Kulvarı Sergisi’ni hayata geçiriyor, sporu sanatla birleştirerek daha geniş kitlelerle buluşturuyor.
- 2007-… Yarışmaların çatısı altında geliştirilen bir diğer proje de; başarılı genç atletlere bireysel sponsorluk desteği sağlanan “Yükselen Yıldızlar”. Uluslararası arenadaki büyük başarılarıyla ülkemizi gururlandıran genç atletlerden biri olarak 2007 yılında Burcu Ayhan ve Toros Pilikoğlu Yükselen Yıldız olarak projenin temelini attılar. 2009 yılından itibaren de Yükselen Yıldızlar Pınar Aday ve Nimet Karakuş ile proje devam ettiriliyor.
Not: Bu yazı sosyal sorumluluk projesi olarak paylaşılmıştır.
Anneler Gününün En İyi Hediyesi, Annenize Özel Fotoğraf Albümü
5 May
Klasik Anneler Günü hediyelerinden sıkılanlar için; Lukapu.com ile fotoğraflarından tasarımına her şeyini kendi elleriniz ile hazırlayacağınız fotoğraf kitabı; annenizin bir ömür saklayacağı harika bir hediye!
Daha önce fotoğraf kitabı yapanların yorumlarını okursanız; Lukapu.com‘un teminatını verdiği %100 Müşteri Memnuniyetinde ne kadar haklı olduklarını görebilirsiniz.
Fotoğraf kitabınızı oluşturmak için sadece üç adıma ihtiyacınız var; Programı İndir- Kitabını Yarat- Siparişi Ver!
Hemen www.lukapu.com‘ a girin ve programı bilgisayarınıza indirin. Bu basit işlemden sonra tek yapmanız gereken nasıl bir albüm oluşturmak istediğinize karar verip, seçtiğiniz tasarım içerisine fotoğraflarınız eklemek. Son aşama ise, size özel hazırladığınız albümünüzün siparişini vermek.
Lukapu’yu kullanabilmeniz için tasarım veya program bilgisine sahip olmanıza gerek yok. Yaşayabileceğiniz tek zorluk; fotoğraflarınıza ve en mutlu anlarınıza karar vermek olacak. Evinizden veya iş yerinizden siparişinizi verin, size özel albümünüz 7 gün içinde elinizde olsun. www.lukapu.com adresini tıklamanın yanı sıra, 0212 279 50 60 numaralı çağrı merkezini de arayabilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.
İlk Sony Xperia Sahnede
16 Nis
Sony, Xperia NXT (Gelecek Kuşak) serisinden Xperia S ile Android telefon dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Sony’nin 4 ekran stratejisinde önemli bir yeri olan çift çekirdekli tasarım harikası Xperia S, Sony Bravia HD parlak ekranıyla akıllı ve eğlenceli Android telefon dünyasının yeni ikonu olacak.
Sony’nin 4 ekran vizyonunda içerik paylaşımını en üst seviyeye taşıyan çift çekirdekli tasarım harikası Xperia S, televizyondan tablete tüm elektronik cihazlara bağlanarak kullanıcıya eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Ofis ve ev ortamında kullanıcıyı küçük telefon ekranına bağlı kalmaktan kurtararak Android telefonları birer mobil teknoloji üssü ve pratik uzaktan kumandaya dönüştüren Xperia S, Sony Bravia HD parlak ekranı ile eşsiz bir görsel deneyim sunuyor.
Xperia S, 12 megapiksel Exmor R kamerası ile bekleme modundan 1,5 saniye gibi kısa bir sürede çıkarak fotoğraf çekimi yapabiliyor veya Full HD video çekebiliyor. Sony kalitesini yansıtan telefon ekranının altını vurgulayan ışıklı şeffaf bandıyla hemen dikkat çeken Xperia S şık tasarımı ile akıllı telefon dünyasının ikonu olacak.
Xperia S Sony dünyasının bir parçası
Kullanıcının TV, akıllı telefon, dizüstü bilgisayar ve tablet arasında kolayca geçiş yapmasını sağlayan Xperia S mobil teknoloji ile ev ve ofis ortamını birleştiren tam bir cep kontrol merkezi. Birbirine bağlı bu dünyada sadece akıllı bir uzaktan kumandadan ibaret olmayan Xperia S, HDMI bağlantısı ile televizyon üzerinden Sony Entertainment Network’e bağlanarak filmlerden müziğe, video oyunlarından kliplere kadar her alanda kullanıcılara dijital eğlencenin kapılarını açıyor.
Xperia S kablosuz ağ bağlantısı ile fotoğrafların ve videoların tek tuşla paylaşılmasını sağladığı gibi NFC (yakın alan iletişim) teknolojisi ile kullanıcıların telefonları arasında resim, belge ve şarkı paylaşmasına da izin veriyor.
Eşsiz Sony eğlence dünyasına cepten erişim
Xperia S kullanıcıları Sony Entertainment Network’e bağlanabilecek. Music Unlimited 15 milyondan daha fazla şarkı içeren global bir katalog sunarken Video Unlimited da dünyanın büyük yapımcılarının gişe hasılatı rekorları kıran en yeni filmleriyle TV dizilerini akıllı telefona taşıyacak. Aynı zamanda PlayStation™ onaylı Xperia S, PlayStation® Store üzerinden kullanıcılara Sony PlayStation kalitesini yaşatacak.
Android 2.3 Gingerbread işletim sistemiyle satışa sunulan Xperia S, 2012’nin ikinci yarısında Android 4.0 Ice Cream Sandwich sürümüne güncellenebilecek. Xperia S Turkcell mağazalarında satışa sunuldu.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Günümüzün hızlı veri patlaması ağları zorluyor.
12 Nis
Özellikle sosyal ağların hayatımıza yoğun biçimde girmesiyle birlikte ağ üzerindeki veriler her geçen gün daha büyük bir hızla artıyor. Bugün 1 dakikada Facebook’ta 6 milyon sayfa görüntüleniyor, Google’da 2 milyonun üzerinde arama yapılıyor, Twitter’a 320 yeni hesap ekleniyor. Yaşanan veri patlaması ağ altyapısını giderek daha fazla zorluyor. Teknoloji sektörünün öncü ismi Intel, yaşanan veri patlamasıyla birlikte ağ sağlayıcıların gelecekte ağ kapasitesi ihtiyacını karşılamak için çok daha fazla çabalaması gerekeceğini belirtiyor.
Dünya çapında kullanıcıların mobil cihazlara ve ağ üzerindeki video paylaşım sitelerine yönelik ilgisi, ağ altyapısının önemini çok net biçimde gözler önüne seriyor. Mobil cihazlar, sosyal medya ve lokasyon uygulamaları, müzik veya viral video yayını gibi nimetlerden yararlanabilmemiz için sağlam bir ağ altyapısının desteklediği hızlı bir veri akışı gerekiyor.
İşte sadece mobil ve video kullanımının ardındaki ağ kapasitesi ihtiyacının büyüklüğünü gözler önüne seren bazı küçük bilgiler. Günümüzde bir dakikada:
- 204 milyon e-posta gönderiliyor
- Flickr’da 20 milyon fotoğraf görüntüleniyor
- Facebook’ta 6 milyon sayfa görüntüleniyor
- Google’da 2 milyonun üzerinde arama yapılıyor
- Youtube’da 1.3 milyon video görüntüleniyor
- 277,000 kişi Facebook’a giriyor
- 100,000 Tweet atılıyor
- Amazon’da 83,000 dolarlık satış işlemi yapılıyor
- Pandora’dan 61,141 saatlik müzik yayını yapılıyor
- 47,000 uygulama indiriliyor
- Flickr’a 3,000 fotoğraf yükleniyor
- 1,300 kişi mobil cihaz kullanmaya başlıyor
- 320’nin üzerinde Twitter hesabı ekleniyor
- 135 botnet enfeksiyonu gerçekleşiyor
- 100’ün üzerinde LinkedIn hesabı açılıyor
- YouTube’a 30 saatlik video yükleniyor
- 20 kişi kimlik bilgilerini çaldırıyor
- 6 yeni Wikipedia konusu yayınlanıyor
Pegasus’un Sosyal Medya Takipçileri Mor Ve Ötesi 17 Mart Adana Konserine Davetiye Kazanıyor.
15 Mar
Türkiye’de ve dünyada geniş kitleleri peşinde koşturan mor ve ötesi’nin ulaşım sponsoru Pegasus’un Twitter’da @ucurbenipegasus hesabını takip edenler, grubun 17 Mart’taki Adana konserini izleme şansı yakalayacak
Sanat ve spor alanında sıradışı projelere verdiği destekle misafirlerine heyecan duyacakları deneyimler yaşatan Pegasus Hava Yolları, rock sever misafirlerine sosyal medyada keyifli bir deneyim sunmaya devam ediyor.
mor ve ötesi’nin Mart 2012 turnesi kapsamında Türkiye’nin birçok yerinde vereceği konserlerde izleyici olmak isteyen Pegasus misafirleri, Twitter’da @ucurbenipegasus hesabını takip ederek bu konserlere çift kişilik davetiye kazanma şansı yakalayacak.
16 Mart 2012, Cuma günü Twitter’da @ucurbenipegasus hesabını takip eden Pegasus misafirleri, 17 Mart Cumartesi günü Adana Adres Bar’ da (Seyhan Otel) gerçekleşecek
mor ve ötesi konserine çift kişilik davetiye kazanacak.
mor ve ötesi, Mart 2012 turnesi kapsamında, Pegasus’un ulaşım katkılarıyla sırasıyla Eskişehir, Ankara, İzmir, Çanakkale, Adana, Konya ve Antalya’da dinleyicileriyle buluşacak. Grup, ay sonunda ise Hollanda’nın Rotterdam ve Amsterdam kentlerinde de birer konser verecek.
Cep telefonu ve bilgisayarsız yapamıyoruz
14 Mar
Intel Tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede gerçekleştirilen “Mobil Etiket Araştırması”, mobil cihazların hayatımızı nasıl değiştirdiğini ve hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre kullanıcılar her sabah gözlerini cep telefonu veya dizüstü bilgisayarıyla açıyor. Türkler başta olmak üzere tüm kullanıcılar mobil cihazları bir statü sembolü olarak görüyor. Cep telefonunu bırakmak yerine kullanıcılar eşlerinden veya sevgililerinden bile vazgeçebiliyor…
Intel tarafından tüketicilerin mobil cihazlarıyla etkileşimlerini ve mobil cihaz kullanım alışkanlıklarını incelemek amacıyla Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nde gerçekleştirilen “Mobil Etiket” adlı araştırma, mobil cihaz kullanıcılarının alışkanlıklarına ışık tuttu. Redshift Research adlı bağımsız araştırma kuruluşuna yaptırılan Mobil Etiket Araştırması, cihazların günlük yaşamımızda kendilerine ne kadar ciddi bir yer edindiğini ve her geçen gün artan önemini ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede 12 bin 761 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar kullanım alışkanlıklarının yanı sıra, bu cihazların kullanımı ile ilgili en fazla rahatsız olunan noktaları da belirledi. Araştırma 16 ülkede toplumda kabul edilebilir sayılabilecek davranışların değişmeye başladığını, kişilerin tolerans düzeylerinin arttığını ve mobil teknolojilerin kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte yeni davranış kurallarının ortaya çıkma gerekliliği doğduğunu gösterdi.
Güne cep telefonu ve bilgisayar kontrolüyle başlıyoruz
16 ülke genelinde araştırmaya katılan kullanıcıların yüzde 67’si sabah kalkıp çayını ya da kahvesini içtikten sonra kapıdan çıkmadan önce ilk iş olarak e-postalarını kontrol ediyor ya da ilk tweet’ini atıyor. Hatta araştırmaya katılanların yüzde 23’ü artık yataktan çıkmadan ilk iş olarak bunu yaptıklarını belirtiyor. Mobil cihazını kontrol etmek, Türk kullanıcıların da sabah ilk işleri arasında yer alıyor. Türkler’in yüzde 31’i sabah daha yataktan çıkmadan, yüzde 27’si kahvaltı sırasında, yüzde 25’i ise işe gittikten sonra cep telefonunu ya da dizüstü bilgisayarını kontrol ettiğini söylüyor.
Arkadaşlarla birlikte kahve içerken Facebook statüsüne göz atmak, haftasonu tatilinde dizüstü bilgisayarla kaçamak yapmak ve yatak odasında mobil cihazları kullanmak 16 ülke genelinde artık eskisi kadar rahatsız edici olmayan davranışlar olarak dikkat çekiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 84’ü yolda mesaj atmaya çalışırken dalgınlıkla kendisine çarpan biri olduğunda hoşgörüyle yaklaşabiliyor. Kullanıcıların sadece yüzde 7’si yatak odalarında mobil cihaz kullanmayı reddediyor. Arkadaş ortamında Facebook’a göz atmak da ankete katılanların sadece yüzde 7’si tarafından sorun olarak görülüyor. Araştırmaya katılanların neredeyse yarısı (yüzde 46) arkadaş ortamında da cihazlarını kullanmaya devam edeceklerini belirtiyor. Yatak odasına giderken mobil cihazını yanına alanların oranı da aynı şekilde yüzde 46.
“Sevgilimden vazgeçerim, telefonumdan vazgeçmem”
Mobil Etiket Araştırması mobil cihazların kullanıcılar için ne kadar vazgeçilmez olduğunu da ortaya koydu. Mobil cihazını bırakmamak için bir haftalığına nelerden vazgeçebilecekleri sorulan kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 52), çikolata ve tatlıdan vazgeçtiğini söylüyor. Çikolata ve tatlıyı yüzde 23 ile çay ve kahve takip ediyor. Katılımcıların yüzde 11’i mobil cihazları yerine tatil günlerinden ya da iş dışındaki zamanlarından feragat ediyor. Bundan daha fazlasından vazgeçenler de var: Eşlerinden ya da sevgililerinden… 16 ülke genelinde sevgilisini gözden çıkaranların oranı yüzde 9 iken, en fazla Romen kullanıcılar (yüzde 21). Türk kullanıcıların yüzde 37’si çikolata ve tatlıdan, yüzde 26‘sı çay ve kahveden, yüzde 17‘si eşinden ya da sevgilisinden, yüzde 14’ü de tatil günlerinden feragat ediyor.
Mobil cihaz = Yaşam tarzı ve statü sembolü
Mobil Etiket Araştırması’na katılan kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 54) mobil cihazların birer statü sembolü olarak ya da dikkat çekmek için kullanıldığı, işlevsel olmanın yanı sıra kendilerine bir yaşam tarzı sunduğu görüşünde. Türk kullanıcıların da yüzde 70’i insanların mobil cihazları statü sembolü olarak kullandığını düşünüyor. Türkiye bu oranla listede ilk sırada yer alıyor.
16 ülke genelinde katılımcıların yüzde 69’u sosyal medyayı günlük olarak kontrol ettiğini söylüyor. Bu kullanıcıların yüzde 28’i günde 3-4 defadan fazla, yüzde 7’si de bir saatten az aralıklarla kontrol ettiğini söylüyor. İngiltere ve Almanya’da kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 53) sosyal medyayı bir günden uzun zaman dilimlerinde kontrol ederken, Mısır (yüzde 90) ve Türkiye’de (yüzde 89) kullanıcıların çoğu her gün ve daha sık kontrol ediyor. Türk katılımcıların yüzde 45’i günde 3 – 4 kez, yüzde 32’si günde bir kez, yüzde 12’si saatte bir kereden, sadece yüzde 11’i haftada bir ya da daha az kontrol ettiği yanıtını veriyor.
Türk sosyal medya kullanıcıları, sosyal medyada en fazla insanların izin almadan kötüleyici fotoğraf veya bağlantılarda etiketleme yapmalarını (yüzde 78), kişisel veya özel bilgilerin paylaşılmasını (yüzde 75), izin almadan başkalarının yerinin etiketlenmesini (yüzde 63), tanımadıkları kişilere arkadaşlık isteği gönderilmesini (yüzde 63), şaka mesajı yayınlamak için başkasının kişisel hesabının kullanılmasını (yüzde 61) görgü kuralları açısından uygunsuz buluyor.
|
Başkalarına kızıyoruz, kendimiz yapıyoruz… Her 3 Türk kullanıcıdan biri (yüzde 30) bazı halka açık alanlarda mobil cihazların kullanımıyla ilgili yasaklar getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu düşünce yaş ilerledikçe daha da kuvvetleniyor. Mobil cihaz kullanımında görgü kurallarına uyulmaması Türk halkının yarıdan fazlasında (yüzde 56) gerginlik yaratıyor. Türk kullanıcıların yüzde 35’i mobil cihazların yemek masasında, yüzde 24’ü arkadaşlarla akşam eğlenirken, yüzde 16’sı ise yatakta kullanılmasını rahatsız edici buluyor. Oysa araştırmaya göre Türk mobil cihaz kullanıcılarının en sık yaptığı davranışlar, başkalarıyla birlikteyken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 56), mesaj veya yazı yazarken çevrede olup bitene veya sohbete karşı ilgiyi kaybetmek (yüzde 52), mobil cihazı yatak odasında kullanmak (yüzde 50). Bu sonuçlar Türk kullanıcıların başkalarında şikayetçi olduğu konuları kendilerinin yaptığını gösteriyor. |
Mobil cihaz kullanımının kuralları olmalı
Araştırmaya katılanların yüzde 61’i mobil cihaz kullanımına bazı kurallar getirilmesi gerektiğini savunuyor. Örneğin araştırmaya katılanlar yemek masasında akıllı telefon ya da dizüstü bilgisayarları görmeyi istemiyor. Şaka niyetine bir başkasının hesabından bir paylaşım yapmak, arkadaşların fotoğraflarını onların izni olmadan etiketlemek ya da onlar hakkında gereğinden fazla bilgi vermek, kullanıcıların en kızdıkları konuların başında geliyor. Araştırmaya katılan her 3 kullanıcıdan biri bu konulardan ciddi rahatsızlık duyduğunu ve mobil cihazların halka açık yerlerde yasaklanması gerektiğini söylüyor. Bu konuda Türk kullanıcılar yüzde 81 oranla başı çekiyor.
16 ülke genelinde kullanıcıların en fazla rahatsızlık duyduğu davranışlar, araç kullanırken mesaj yazmak ve klavye kullanmak (yüzde 67) ve halka açık alanlarda yüksek sesle telefonla konuşmak (yüzde 67). Türk halkının mobil cihazların kullanımıyla ilgili en önemli şikayeti halka açık alanlarda telefonda yüksek sesle konuşulması (yüzde 75). Bunu sırasıyla, araç kullanırken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 69), rahatsız edici zil sesleri / halka açık alanlarda sesi çok fazla açmak (yüzde 67), mesaj veya yazı yazarken çevrede olup bitene veya sohbete karşı ilgiyi kaybetmek (yüzde 63), başkalarıyla birlikteyken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 59) izliyor.







