Kpss: Gelişim Psikolojisi III
3 Nis
Gelişimi Etkileyen Faktörler
Gelişim üzerinde kalıtım – çevre ve zaman faktörleri etkilidir. Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim.
Kalıtım: Bireyin bedensel ve ruhsal özelliklerinin kadın ve erkek kromozomları yoluyla bir kuşaktan diğerine aktarılmasına kalıtım denir. Anne ve babadan çocuğa kalıtım yoluyla geçen yapıya genotip denir. Fenotip ise bu genetik yapının dışarıdan gözlenebilen şeklidir. Fenotipi, genotip ve çevrenin etkileşimi belirler. Zeka ve bedensel özellikler büyük oranda genotiple belirlenir. Değişik fenotiplerin oluşmasında doğum öncesi, doğum sırası, doğum sonrası ve çevre etkilidir. Örneğin zekanın sınırı genotip ile çizilir. Fakat gözlenen zekada çevrenin etkisi vardır.
Çevre: Döllenmeden başlayarak tüm gelişim dönemlerine etki eden dış uyarıcılara çevre denir. Bu açıdan doğum
öncesi etmenler, doğum sırasındaki etmenler, doğum sonrası etmenler, yorgunluk, hastalıklar, kazalar, savaşlar, aile, arkadaş grupları, sosyo-ekonomik ve kültürel düzey, eğitim, kitle iletişim araçları çevreye örnek verilebilir.
Zaman: Meydana gelen olayları belirli bir sıra içerisinde veren kavrama zaman denir. Zaman çeşitli açılardan bireyi etkiler. Örneğin geceliğin ilk üç ayı gelişim açısından büyük önem taşır. Bu bireyin bireysel gelişim zamanı ile ilgilidir. Bir de toplumsal gelişim zamanı vardır.
Bundan yirmi yıl önce internet ve cep telefonu ne derecede biliniyor ve kullanılıyordu. Şu an ise bunlardan habaderdar olmayanlar yok denecek kadar az ve bunlar hayatımızın bir parçası haline gelerek hayatımıza yön veren unsurlar arasına gitmiştir. Bu duruma tarihsel zaman denir.
Popularity: 2% [?]
Kpss: Gelişim Psikolojisi – II
2 Nis
Gelişimin Temel İlkeleri
Her insanın gelişim süreci belli ilkelere göre gerçekleşir. Bunlar kişilere ve toplumlara göre değişmeyen evrensel ilkeleridir.
1. Gelişim; kalıtım ve çevre etkileşiminin bir ürünüdür.
Bireyin doğuştan getirdiği özellikler ( cinsiyet, beden yapısı, göz ve saç rengi vb. ) ile çevrenin etkileşimi sonucunda gelişim ortaya çıkar. Örneğin doğuştan mükemmel bir ses sahip olan birey, uygun bir çevrede yetişirse büyük bir sanatçı olabilir.
2. Gelişim süreklidir ve belli aşamalarda gerçekleşir.
Gelişimde her aşama, kendinden öncekine dayalı, kendinden sonraki aşamaya hazırlayıcıdır. Bir aşama oluşmadan diğerine ulaşılamaz. Örneğin bir çocuğun dil gelişimini değerlendirdiğimizde çocuk öncelikli olarak sesleri çıkartır. Daha sonra sessiz sesli harfleri yan yana getirir, hecelemeye geçer daha sonra tek heceli kelimeleri söyler ve en sonunda cümleler kurmaya başlar.
3. Nöbetleşe devam eder.
Gelişim alanlarındaki hızın zamana veya yaşa göre değişiklik göstermesine denir. Bir alandaki gelişim hızlanırken diğer alandaki gelişimin yavaşlaması ya da tam tersinin ortaya çıkması durumudur. Gelişim aşamalarını birbirinden kesin çizgilerle ayıramayız. Bireyin gelişiminde nöbet sırası gecikebilir fakat nöbet sırası değişmez. Gelişim durmadan ilerleyen ve belirli dönemlerde bazen çok hızlı bazen yavaş olan süreçtir. Örneğin son çocukluk döneminde fiziksel gelişim yavaşlarken ince kas gelişimi hızlanır.
4. Gelişimin hızı her yaşta aynı değildir.
Doğumdan sonraki ilk altı aydaki büyüme hızı, sonraki altı aydakinden daha hızlıdır.
Gelişimin hızlarına göre sıralaması;
- Doğum öncesi
- Bebeklik
- Ergenlik
- İlk çocukluk ( 2- 6 yaş)
- Okul Dönemi ( 6-12 yaş)
5. Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
Her bireyin gelişimi birbirinden farklıdır. Bazı çocuklar beş aylıkken diş çıkarırken, bazıları on aylıkken çıkarabilir. Bazı çocuklar 9 aylıkken yürüyebilir, bazıları 18 aylıkken yürüyebilir. Bu açıdan özellikle ebeveynlerin, anasını ve sınıf öğretmenlerinin bu özelliği dikkate alması gerekir.
6. Gelişimde kritik dönemler vardır.
Bazı dönemlerde yaşanan psikolojik, fizyolojik ve sosyal olaylar diğer zamanlardan daha etkili olabilir. Buna kritik dönem denir. Bu olaylar, olması gereken dönemden önce veya sonra ortaya çıkarsa daha az etkili olur. Örneğin gebeliğin ilk üç ayı hassas dönemdir. Bu dönemde yanlış ilaç kullanımı ya da ultrasona maruz kalma, diğer aylara göre daha risklidir.
Bir bebeğin yürümesiyle ilgili kritik dönem bir yaş civarıdır (9-18 ay). Okul öncesi dönem, zihinsel ve dil gelişimi için kritik dönemdir. 0 – 1 yaş, çocuğun temel güven duygusunu kazanması için kritik dönemdir. Ergenlik dönemi de kimlik / kişilik gelişimi için kritik dönemdir.
7. Gelişim bir bütündür.
Bütün alanlarda gelişim (fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal) bir bütün olarak ilerler. Bir alandaki gelişim öteki alanlardaki gelişimi de etkiler. Örneğin çocuk, bacak kasları hazır olduğunda yürüyebilir (bedensel ve devinsel gelişim). Yürüdüğü için insanların yanına gidip onlarla ilişki kurabilir (sosyal gelişim) ve çevredeki uyarıcılara ulaşıp onları inceleyebilir (zihinsel gelişim). Mutluluğunu göstermek için değişik sesler çıkarabilir (dil gelişimi).
8. Gelişimin kendine has yöntemleri vardır.
Gelişimin; baştan ayağa, genelden özele ve içten dışa olmak üzere üç yöntemi bulunmaktadır.
a) Gelişim baştan ayağa doğrudur.
Baş gelişimi döllenmeden itibaren bedenin diğer kesimlerine göre daha hızlıdır. Bu nedenle önce başın hareketi kontrol edilir. Daha sonra göğüs, karın, bacaklar ve ayağın kontrolü sağlanır.
b) Gelişim içten dışa (merkezden dışa) doğrudur.
Önce vücudun iç organları gelişir, daha sonra dış bölgeler gelişir. Örneğin; anne karnındaki bebeğin ilk olarak kalbi, en son ise saçları ve tırnakları oluşur.
c) Gelişim genelden özele doğrudur.
Önce büyük kaslar, sonra küçük kaslar gelişir. İnsanın öncelikle gövde, kafa, kol ve bacak gibi genel yapıları; sonra parmak, saç, tırnak gibi özel yapıları geliişir. Küçük bir çocuk topa önce eliyle sonra parmaklarıyla vurmayı öğrenir.
Popularity: 2% [?]
Kpss: Gelişim Psikolojisi – I
1 Nis
Gelişim:
Döllenmeden başlayarak hayatın sonuna kadar devam eden sürece gelişim denmektedir. Her gelişim döneminin belirli özellikleri vardır. bu özelliklerin bilinmesi bireylerin birbirlerini daha iyi tanımalarını sağlar. Bu açıdan insanla ve insanın hassas dönemi olan öğrencilik evresi ile ilgilenen öğretmenlerin gelişim dönemlerini bilmesi ve ona göre hareket etmesi büyük önem arzetmektedir.
Büyüme:
Bedenin boy ve kilo yönünden artışı, organların belli düzeye gelinceye kadar geçirdikleri biçim, hacim, ağırlıkla ilgili değişmelerdir. Bir insanın ellerinin, kollarının, boyunun ve saçının uzaması, kilo alması büyümeye örnektir. Büyüme niceliksel bir kavramdır.
Olgunlaşma:
Vücut organlarının biyolojik olarak kendinden beklenen görevleri ( fonksiyonları) yerine getirebilecek düzeye gelmesine denir. Örneğin bacak kasları yeterince gelişmemiş bir çocuk yürümeyi öğrenemez. Soyut kavramları öğrenebilecek zihni yapıya ulaşamayan çocuğa x, y, z ile matematik öğretilemez. Olgunlaşma hem niceliksel hem de nitelikseldir ve yeterlilik ifade eder.
Olgunlaşmada iki önemli unsur vardır. Bunlar fiziksel ve zihinsel gelişimdir. Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için bireyin fiziksel ve zihinsel yeterliliğe sahip olması gerekir.
Hazır bulunuşluk:
Bireyin bir işi yapabilmesi için gerekli olgunluk düzeyine gelmesinin yanında, yapılacak iş için gerekli bilgi ve beceri, tutum ve yeterli motivasyona sahip olmasına hazır bulunuşluk denir.
Örneğin temek yapmak isteyen küçük kızıni öncelikle yemek yapabilecek düzeye gelmesi gerekir, Yani zihinsel ve fiziksel gelişimi yeterli olmalıdır. Sonra yemeğin nasıl yapıldığı ile ilgili öğrenmeleri de tam olmalıdır. İşte bu duruma hazır bulunuşluk denir.
Not: Refleks, içgüdü, büyüme ve olgunlaşma öğrenme değildir.
Öğrenme:
Tecrübe, eğitim ve öğretim yoluyla davranışta meydana gelen nispeten kalıcı, izli değişikliklerdir. O halde bir davranışın öğrenme olabilmesi için üç şart gereklidir.
- Davranış değişikliği
- Bu davranış değişikliğinin bireyin tecrübeleri sonucu ya da eğitim öğretim yoluyla gerçekleşmesi
- Meydana gelen davranış değişikliğinin sürekli olması.
Refleks:
Bir uyarana karşı gösterilen ani ve istem dışı tepkiye denir. Refleks türü davranışlar, daha çok vücudumuzu tehlikelerden korumak veya çevreye uyum amacı ile ortaya çıkar. Refleks türü davranışlarda düşünmenin payı yoktur. Örneğin ışık karşısında göz bebeğinin küçülmesi, şiddetli bir ses karşısında irkilme.
İçgüdü:
Doğuştan gelen, niçin yapıldığı organizmanın kendisi tarafından bilinmeyen, bir türün bütün fertlerinde aynı şekilde görülen, kalıtıma bağlı davranış şekilleridir. Örneğin, karıncaların yuva yapmaları, bazı kaplumbağaların yumurtlamak için her yıl aynı shile gitmeleri içgüdüsel davranışlardır.
Gelişme:
Organizmanın; büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimiyle sürekli ilerleme gösteren değişimine denir. Gelişme bir ürün, gelişim ise bir süreçtir. Olgunlaşma ve öğrenme etkileşimlerinin bir ürünüdür. Bu bağlamda gelişme, olgunlaşma ve öğrenmeyi kapsayan temel bir kavramdır. Bir çocuğun yüzmeyi öğrenmesi psikomotor (devinsel) bir gelişimedir.
Gelişim:
Organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal, sosyal yönden belli koşulları olan ve en son aşamasına ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değişimdir. Gelişim bir süreçtir. Büyüme, olgunlaşma, öğrenme ve yaşantı sonucu kişide gözlenebilir nitelik ve nicelik boyutundaki değişimleri içerir.
Değişim:
Organizmada meydana gelen her türlü farklılaşmadır.
Gelişim Dönemi:
Gelişim psikolojisinde dönem kavramı belirli yaşlardaki ayırıcı özellikleri olan aşamaları anlatmak amacıyla kullanılır. Belirli zaman dilimleri içinde belirli özellikler öne çıkar. Bazı özelliklerin öne çıktığı bu gelişim aşamalarına dönem denir. En yaygın dönem sınıflaması yaşa göre yapılan sınıflamadır. Bebeklik, ilk çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, yaşlılık bu tür sınıflamaya örnek gösterilebilir.
Gelişim dönemlerinin bazı özellikleri olduğu kabul edilmektedir. Bu özellikler;
- Gelişimdeki her bir dönem ait olduğu döneme ilişkin genel nitelikleri ve soruları kapsar.
- Dönem değişmez bir sıra içinde birbirini izler.
- Gelişim dönemlerinin farklı özellikleri olmasına karşın tüm kültürler için evrenseldir.
Kritik Dönem:
Gelişim açısından önemli zaman dilimlerine kritik dönem adı verilir. İnsan yaşamında bazı uyarıcıların en güçlü etkiye sahip oldukları zaman dilimleri vardır. Bu zaman dilimlerinde birtakım psikolojik, fizyolojik, sosyo-kültürel olaylar bireyin gelecekteki gelişimi üzerinde çok etkilidir. Her bir zaman diliminde kazanılan belirli beceriler vardır. Söz konusu beceri ilgili dönemde kazanılmadığı takdirde daha sonraki dönemlerde kazanılamaz veya çok zor kazanılır. Bu dönemlere “kritik dönem” denir. Örneğin, insanlar için 1 ile 1.5 yaşları konuşma becerisini kazanma açısından kritik dönemlerdir. Şayet bu dönemde konuşma becerisi gerektiği gibi gelişmezse daha sonra gelişimi çok zor olur.
Kazanılması gerekli olan özellikle ilgili olarak çevresel etkenlerin en fazla etkili olduğu dönemlerdir. Bunun için anne, baba ve öğretmenlerin bu konuda eğitilmeleri gerekmektedir.
Dikkat edilmesi gereken noktalar:
- Olgunlaşma, hazır bulunuşluk ve öğrenme için bir ön koşul niteliği taşır.
- Olgunlaşma kalıtsaldır, çevreden bağımsız olarak gelişir.
- Birey ilk önce büyür ve sonra olgunlaşır, sonra bir şeyi yapmaya istekli hale (hazır bulunuşluk) gelir, sonra öğrenir.
- Gelişme; büyüme, olgunlaşma ve öğrenme kavramlarını kapsar
- Gelişme bir ürün, gelişim ise bir süreçtir.
- Bireyin yaşı, gelişimi, olgunluk seviyesi, tutumu, motivasyonu ve sağlık durumu, hazır bulunuşluk seviyesini etkiler.
- Hazır bulunuşluk, olgunlaşma ve öğrenme etkileşimi sonucunda oluşur.
- Belirli zaman dilimleri içinde belirli özelliklerin ön plana çıktığı gelişim aşamalarını tanımlamak için dönem kavramı kullanılır.
- Gelişme dönemleri içinde belli becerilerin kazanıldığı dönemlere kritik dönem denir.
Popularity: 2% [?]
“Herkes mi Aldatır?” Filmi Gala Çekilişi Sonuçları
24 Mar
Dün itibari ile başatmış olduğumuz çekilişimiz, saat 22.00′da sona ermiş ve 23.55 itibari ile çekilişi tamamlamış bulunuyorum. Sorduğumuz sorunun cevabı: Tahir Alper Çağlayan olacaktı.
Soruduğumu soruya doğru yanıt veren ve kurallara uygun bir şekilde yorum bırakan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Random.org huzurunda yapmış olduğumuz çekilişin sonuçları ise şöyle:
Hediye kazanan arkadaşları ve ayrıca bu güzel kampanyayı hazırlayan “speciad” ekibini tebrik ediyorum kazanamayan arkadaşlara da üzülmemelerini kimbu.asosyal.org sitesini yarın takip etmelerini tavsiye ediyorum.
Popularity: 4% [?]
“Herkes mi Aldatır?” Filmi’ni Galasında izlemek ister misin?
23 Mar
2 Nisan 2010′da gösterime girecek yepyeni durum komedisi “Herkes mi Aldatır?” filmini sizde herkesten önce film eleştirmenleri ve sanatçılarla birlikte izlemeye ne dersin? Cevabın evet ise birazdan anlatacaklarımı uygula, sormuş olduğumuz soruya doğru cevabı ver ve çekilişe katılmaya hak kazan. :)
Yarışmamız dahilinde hediyelerimiz;
- 1 Kişiye Gala Davetiyesi
- 1 Kişiye İmzalı Poster
- 5 Kişiye Sinema Bileti
Siz ne yapmalısınız?
Bu soruya bu konu altında cevap vermeniz yeterli tabiki aşağıda belirtilecek kurallar çerçevesinde…
İşte sorumuz; “Herkes mi Aldatır?” filminin senaryosu kime aittir?”
Kurallar neler?
- Yorumunuzu bırakırken adınızı, soyadınızı, bulunduğunuz ili ve mailinizi doğru olarak yazmanız gerekli. Yoksa doğru cevap vermenize rağmen çekiliş hakkınızı kaybedeceksiniz.
- Yanlış bilgi tespitinde kazanılan hak bir sonraki yarışmacıya aktarılacaktır.
- Bu yazıyı link vererek yapılan yorumların sahiplerine çekilişte 2 hak verilecektir.
- Siteye abone olmak için mail adresini giren ve aktivasyonu onaylayanların listesi yarışma sonunda teyit edilecek ve bu kişiler çekilişte 2 hak kazanacaktır.
- Yarışma 23 Mart 2010 tarihinde saat 22:00′de sona erecektir.
- Yarışma sonuçları 23 Mart 2010 saat 23:55′te bu yazı altında belirtilecektir.
- Yarışma sonucuna kadar hiç bir yorum yayınlanmayacak.
- Kazananlar www.random.org tarafından oluşturulacak kura ile belirlenecektir.
Film hakkında;
Tek gecelik sevgilim,
Sevgilimin kocası,
Sevgilimin Kocasının sevgilisi,
Sevgili Karım ve
Sevgili Karımın Sevgilisi
Hepimiz aynı otelde karşılaştık
Kabus mu? O bile az kalır…
Evli ama tipinden beklenmeyecek kadar çapkın, şeytan tüylü bir adam!…
Zengin ve yakışıklı kocası tarafından sürekli aldatılan mutsuz ve öfkeli bir kadın…
Bu iki insanın yolları farklı sebeplerden dolayı bir gece aynı otelde kesişir… Tanışırlar, konuşurlar… Gece ilerler, sarhoşluğun etkisiyle kendilerini aynı yatakta bulurlar.
Sabah uyandıklarında kadındaki aldatılmanın öfkesiyle intikam alma duygusunun yerini pişmanlık ve şaşkınlık almıştır. Adam ise zahmetsiz bir çapkınlık macerasının zaferiyle evine ve karısına dönmek için hazırlanmaktadır.
Ama kader ağlarını örmeye başlamıştır bir kere… Büyük bir sürpriz onları beklemektedir. Adamın karısı ve kadının kocası da aynı otelde burunlarının dibinde kalmaktadırlar. Karşılaşmaları da başka sürprizlerin etkisiyle kaçınılmaz hale gelecektir.
Sürprizlerle dolu bir durum komedisi olan filmin senaryosu Metin Zakoğlu’nun aynı adlı oyunundan esinlenilerek kaleme alınmış. Yönetmenliğini Kutsal Damacana’nın yönetmeni Kamil Aydın üstlenmiş. Proje danışmanlığını yine Kutsal Damacana’nın da senaristi olan usta mizah yazarı ve karikatürist Ahmet Yılmaz’ın yaptığı filmin yapımcılığı ise Havva Ünal Production’a ait.
Film tiyatro ve sinemanın başarılı isimlerini bir araya getiriyor. Nisan ayının başında vizyona girecek olan filmde başlıca rolleri Ragıp Savaş, Mine Tugay, Metin Zakoğlu, Fatma Toptaş, Ahmet Kaynak, Lale Cangal, Murat Akkoyunlu, Asuman Dabak, Murat Serezli, Gülden Güney, Emin Sivas, Pınar Çağlar Gençtürk, Bekir Erdem Öz, Fatih Doğan, Erhan Erkaya, Tuğba Karaca ve Mine Soley paylaşıyorlar.
Aldatan ve aldatılanların birbirine karıştığı çok eğlenceli ve üst üste sürprizlerle dolu, soluk soluğa izlenecek bir evlilik komedisi…
Yarışmamız sona ermiştir.
Katılan herkese teşekkür ediyorum Çekiliş sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz
Popularity: 7% [?]








