Samsung daha akıllı cihazlar, içerik ve servisler için sınırları zorluyor.
19 Mar
Tüketici elektroniğinin yenilikçi ve lider gücü Samsung Electronics, bugün İstanbul’da gerçekleştirdiği ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgese’sinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerden uluslararası konukların katıldığı Samsung Forum etkinliğinde, farklı ve yeni ürün serilerini tanıttı. “Sınırları Zorlamak” felsefesini benimseyen şirket, bölgedeki pazarını büyütme stratejisini ve TV’lerden cep telefonlarına, tabletlerden dizüstü bilgisayarlara, fotoğraf makinelerinden, elektrikli ev aletlerine kadar birçok cihazın birbirine bağlanabilmesi ve içerik paylaşımı yapabilmesi için geliştirdiği teknolojileri aktardı.

Samsung Electronics Ortadoğu ve Kuzey Afrika Başkanı Kyung Tae Bae yaptığı açıklamada, “Tüketiciler günümüzde hiç olmadığı kadar dinamik bir yaşam tarzı sürüyor. Bu yaşam tarzı beraberinde yaşamı zenginleştirici teknolojiye olan gereksinimi de getiriyor. Biz de buna paralel olarak yeni ürün yeniliklerimiz, araştırma ve geliştirmeye yönelik sürdürdüğümüz yatırımlarımız ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde yürüttüğümüz kurumsal ve sosyal sorumluluk projelerimiz ile tüm bu gereksinimlerine karşılık vereceğiz.” dedi.
2011 senesinde Samsung Electronics’in satış gelirleri rekor seviyeye ulaştı ve 143 milyar USD olarak açıklandı. Ekonomideki dalgalanmalara rağmen şirket sadece Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde %44 oranında büyüme kaydetti.
Tae Bae, sözlerine, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi ile genel olarak dünyada büyüme stratejimizi, B2B’e ve bütüncül çözüm sağlayıcısı olmaya odaklanmak olarak belirledik.” diye başladı, “ Yerel çözümler sunan bir B2B ekibi kuracağız; taşınabilirlik, güvenlik, analitik ve veri gibi konulara yönelik ürünlerle bankacılık, sigorta, sağlık ve eğitim sektörlerini hedefleyeceğiz.” diyerek son verdi.
Samsung aynı zamanda dünya çapında yürüttüğü kurumsal sosyal sorumluluk projesi “Samsung Hope for Children – Samsung Çocuklar için Umut” projesini de tanıttı. Proje Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki i 12 ülke tarafından da destekleniyor.
Samsung Smart TV: En Üstün Kalite ve İçerik
Samsung 2012′de müşterilerinin ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılamak için ev eğlencesinin sınırlarını zorluyor. Şirket 2012 ürün yeniliklerini üç ana grup üzerinden açıkladı: Akıllı Etkileşim, Akıllı İçerik ve Akıllı Gelişim. Daha fazla içerik sunan yeni ürün serileri, daha akıllı ara yüz, kumandasız kontrol ve inanılmaz bir resim kalitesi ile çarpıcı bir tasarıma sahip.
Samsung ES8000 LED TV tasarımı, kavisli şık ayak ile tamamlanarak ekran boyutu 75 inç’e kadar büyütüldü. Samsung ES8000′in içindeki çift çekirdekli işlemci ile kullanıcılar bir yandan web üzerinde gezinirken, diğer yandan birkaç uygulamayı çalıştırabilir veya indirme işlemi yapabilir. Ayrıca, sektörün tercih ettiği TV uygulamaları platformu olan Samsung Apps üzerinden de çeşitli içeriklere ulaşılabilinir.
Samsung ES8000 Smart LED TV ve Samsung ES7500 Smart LED TV serilerinin her ikisi de, 2D veya 3D olarak net görüntüler sağlayan en ileri teknolojilere sahip. Samsung ES8000’deki Micro Dimming Ultimate işlevi, görüntüyü yüzlerce parçaya ayırarak analizini yaparak her parça için gerçek zamanlı olarak LED arka ışığını ve video sinyalini optimize eder. Bunun için düşük tonlardaki alanlarda beyaz tepe noktalarını artırır. Bu işlem sonucunda genel parlaklıkta yüzde 20 artış elde edilir ve böylece ev eğlencesi tutkunlarına daha zengin renkler, daha parlak görüntüler ve daha yüksek kontrast oranları sağlanır. Bu teknoloji ile aynı zamanda hale etkisi ve ışığın yayılması ile ilişkili olan görüntü bozulması sorunlarının da önüne geçiliyor.
Samsung ES8000 ve Samsung ES7000 LED TV’ler müşterileri Smart TV teknolojisinin geleceğine hazırlayan üç temel felsefeyi içeriyor:
• Akıllı Etkileşim (Smart Interaction)
Akıllı Etkileşim; Smart TV sahiplerinin TV’leriyle Ses Kontrolü, Hareket Kontrolü ve Yüz Tanıma özelliklri sayesinde kullanıcıların TV’leriyle iletişim kurmalarını mümkün kılıyor. Örneğin, Samsung’un öncülüğünü yaptığı 2012 model Smart TV’lerde yer alan dahili HD kamera ve çift-mikrofon sayesinde tüketiciler sadece “Hi TV” diyerek ses kontrolü’nü aktive edebilir, sesi açıp kapayabilir, “İnternet Tarayıcı” diyerek çevrim içi olabilir, uygulamalara girebilir, yalnızca bir el işaretiyle internette gezinip, arama sonuçlarından seçimlerini yapabilir.
• Akıllı İçerik (Smart Content)
Samsung Smart TV’nin odağında, tüketicilerin ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak üzere zengin ve kişiselleştirilmiş bir içerik sunmak var. Angry Birds, Discovery Channel da dâhil olmak üzere şu anda dünya çapında bulunan 1.400’den fazla Smart TV uygulamasına ek olarak Türkiye’de erişilebilen Warner Bros., RHI Entertaintment, Walt Disney ve National Geographic 3D içerikleri ile, CNN Türk; İşTV gibi yüzlerce uygulama da Türk kullanıcıların hizmetine sunuluyor. Üstelik Samsung’un AllShare özelliği sayesinde tüketiciler tüm bu içeriklere diğer akıllı cihazlarından da erişebiliyorlar.
• Akıllı Gelişim (Smart Evolution)
2012’de üretilen Samsung Smart TV’ler TV ve yayın teknolojisindeki uzun vadeli gelişmelere göre güncellenebilecek şekilde tasarlandı.Dünyada ilk defa ve sadece Samsung tarafından sunulan Akıllı Gelişim teknolojisi ile Yonga üzerinde bulunan on-chip sistemi sayesinde, her yıl yeni bir TV almaya ihtiyaç duymadan, yeni teknolojileri hâlihazırdaki TV’nize entegre edebilirsiniz. TV’nin arkasında bulunan basit bir soket ile Samsung Evolution Kit (Gelişim kiti), cihazınızı en son ve en harika TV teknolojisi ile güncellemenizi mümkün kılmak için tasarlanmıştır
Benzersiz bir Dinleme Deneyimi
Samsung DA-E750 Audio Dock, Samsung’un özel hibrid vakumlu tüp amplifikatör teknolojisine sahip ses ve daha net bir dinleme deneyimi sunmak üzere geliştirdiği ilk hoparlör dock’udur. Özel hibrid vakumlu tüp amplifikatör teknolojisinde; vakum tüpleri zengin ve sıcak bir ses performansı elde etmek üzere bir dijital amplifikatör ile birleştirilmiştir.
Samsung DA-E750 dual dock yapısıyla, Galaxy S akıllı cihazlar ve iPod, iPhone ve iPad’ler dahil olmak üzere Apple iOS ürünleri tarafından desteklenen sektörün ilk cihazı olma özelliğini taşıyor. 2.1 kanal hoparlör özelliği sunan Audio Dock aynı zamanda 100 watt değerinde ses yayabilme kapasitesine sahip ve analog giriş ve USB port desteğiyle, müzik çalarınızdan ya da harici hard diskinizden doğrudan müzik aktarmanıza yarıyor. Audio Dock MP3, WMA ve WAV formatlarını destekliyor.
Ayrıca, Samsung DA-E750 Samsung Galaxy cihazları için AllShare® ve Apple cihazları için Airplay üzerinden veya Bluetooth kullanan cihazlardan kablosuz ses oynatımını destekleyerek en üst düzeyde esneklik ve kullanım kolaylığı sunuyor.
Daha İyi Bağlantılar Sunan Daha Akıllı Fotoğraf Makineleri
Dijital görüntüleme teknolojilerinin,anında yakalama, yükleme ve paylaşma kültürünün bugün geldiği noktadaki etkisi aşikar. Bu süreçleri daha da rahat erişilebilir, pratik ve hızlı kılmak için Samsung, Wi-Fi teknolojisine sahip eksiksiz bir Akıllı Fotoğraf Makinesi ve video kamera serisi tasarladı..
Samsung, en üst düzey yaratıcılık ve paylaşılabilirlik konusunda artan tüketici taleplerine cevap vermek için Samsung DualView® serisine yeni bir ürün olan Samsung DV300F’i ekledi. Fotoğraf çekip anında paylaşmak isteyen fotoğraf makinesi kullanıcılarına yönelik olarak hazırlanan ve en son Dual LCD teknolojisine ve Wi-Fi bağlantısına sahip Samsung DV300F; ince, kusursuz ve yuvarlatılmış formuyla da göz alıyor. Aynı zamanda 5x optik zum’a sahip olan 16 Megapiksellik DV300F 25mm’lik geniş açı objektifiyle tüm hareketleri uzak mesafeden bile yakalayabiliyor.
Dünyanın En İnce Dizüstü Bilgisayarı ile Daha Fazla Mobilite
Samsung Forum 2012’de tanıtımı yapılan bir başka ürün ise Samsung’un ikinci nesil 9 Serisi dizüstü bilgisayarları oldu. 33.000 saati aşan geliştirme ve tasarım çalışmasının bir ürünü olan yeni Samsung 9 Serisi eskisine oranla yüzde 21 daha ince ve yüzde 28 daha küçük. Pazardaki premium dizüstü bilgisayarlar arasındaki en ince ürün olma özelliğine sahip ikinci nesil Samsung 9 Serisi’nin içinde bulunan Intel® Core™ i7 İşlemci ve Samsung SSD sayesinde açılma süresi sadece 9,8 saniye, uyku konumundan uyanması ise 1,4 saniye sürmektedir. Dışını oluşturan tek parçalı alüminyum gövdeye ve parmak izlerini engelleyen yenilikçi kumlanmış yüzeye sahiptir. SuperBright Plus ekranı ise 400nit parlaklıkta olağanüstü resim kalitesi sunar.
Ayrıca, Ortadoğu ve Kuzey Asya’daki ilk sunumu Forum’da gerçekleşen yeni Samsung Dizüstü Bilgisayar 5 Serisi ULTRA da ince ve hafif bir dizüstü bilgisayar için tüm beklentileri aşan bir performansa sahip..
Samsung 5 Serisi Ultrabook™’un ince ve hafif form yanında içinde inanılmaz deneyimler sunan 2. nesil Intel® Core™ i5 işlemcisi, Diskeeper tarafından geliştirilen ExpressCache™ sistemi ve güçlü bir AMD Radeon™ HD grafik kartı bulunuyor. Performansı ile dikkat çeken Samsung 5 Serisi Ultrabook™ tek bir şarj ile 6,5 saate ulaşabilen pil ömrü ile de göz dolduruyor.
Güçlü Ofis Teknolojisi
Samsung, dizüstü bilgisayarların yanında çok işlevli mono lazer yazıcısı Samsung SCX-3405FW’yi de tanıttı. SCX-3405FW Easy Eco Driver sayesinde genel baskı maliyetlerini yüzde 20′nin üzerinde azaltıyor. Samsung Mobile Print uygulaması sayesinde ise kullanıcılar PC, akıllı telefon veya tablet gibimobil cihazlar üzerinden belgelerine kolayca ulaşıp yazdırabiliyorlar.Samsung SCX-3405FW, faks, tarama ve kopyalama özelliklerinin yanında dakikada 20 sayfalık bir baskı hızına da sahiptir.
Samsung aynı zamanda canlıya yakın görüntü kalitesi ile en iyi görüntü deneyimini sunan 27 inçlik 9 Serisi S27B970 monitörünün de tanıtımını gerçekleştirdi. Samsung S27B970 Samsung’un, sahip olduğu hassas renk canlandırması ile bir milyarın üzerinde rengi geniş yatay ve dikey açılardan görebilme olanağı sunan özel profesyonel düzey Plane Line Switching (PLS) panel teknolojisine sahip. Kişiselleştirmenin ve detaylara gösterilen dikkatin ön planda tutulduğu yeni 9 Serisi monitörler maksimum panel performansı sağlamak için Samsung’un özel Natural Color Expert teknolojisinden yararlanıyor.
Gücünü AndroidTM 4.0′dan alan Samsung GALAXY Tab 2 (7.0) ve Samsung GALAXY Tab 2 (10.1) Samsung GALAXY Tab 2 serisi ile müşterilerine sunduğu tablet seçeneklerini genişletiyor. Samsung GALAXY Tab 2 serisi 7 inçlik ve 10,1 inçlik modellerden oluşuyor.
3G ve WiFi sürümleri bulunan Samsung GALAXY Tab 2 serisinin 7 inçlik hafif ve taşınabilir modeli hareket halindeyken kullanım için idealken; 10,1 inçlik daha büyük olan Samsung Tab 2 modeli ise evde ve ailenin kullanımı için uygun bir çözüm oluşturuyor.
Samsung’un gücünü Android 4.0′dan alan ilk tableti yeni ve gelişmiş Android işletim sistemi özelliklerine de sahip olarak geliyor. Bu özellikler arasında 300.000′den fazla uygulamaya ev sahipliği yapan yeni uygulama mağazanız Google Play™, geliştirilmiş web taraması, daha hızlı yanıt süreleri ve geliştirilmiş hareketle kontrol uygulamalarına sahip daha sezgisel bir Kullanıcı Arayüzü de bulunuyor. Cihazın yeni işletim sistemi 21Mbps HSPA+ veya WiFi bağlantısı ile daha da güçlendirilmiştir.
Kullanıcılar Samsung’un Hub hizmetlerinin sağladığı multimedya erişimi, oynatma ve paylaşma deneyimlerinin tadını her zamankinden daha da fazla çıkarabilecek. Readers Hub kullanıcılara 51 dilde 2,3 milyondan fazla e-kitap, 2.300 dergi ve 2.000 gazeteye erişim olanağı sunarken Game Hub kullanıcıları en yeni oyunlara anında bağlıyor.
İçeriğin ötesinde, Samsung GALAXY Tab 2 serisi ile bağlantı kurmak ve sosyal olarak paylaşmak da her zamankinden daha kolay. Google+ video görüşmelerinden yararlanarak anında video konferans çağrıları programlayabilir. Ayrıca, Samsung’un platformlar arası iletişim hizmeti ChatON sosyal ağ deneyimlerini daha da ileri bir noktaya taşıyor. Samsung GALAXY Tab 2 serisinin Mayıs ayı başında Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde kullanıcılara sunulması bekleniyor.
Hareket Halindeyken Paylaşılabilen Multimedya Deneyimi
GALAXY cep telefonu serisinin en yeni üyesi Samsung GALAXY Beam, kullanıcıların multimedya içeriklerini diledikleri yerde, geniş projektör perdesinde görüntülemelerine ve paylaşmalarına olanak sağlayan bir projektör özellikli akıllı cep telefonu. Samsung GALAXY Beam kullanıcılara; fotoğraf, video veya diğer dijital içerikleri, aileleri ve arkadaşlarıyla anında paylaşma olanağı sunuyor. Cihazda kayıtlı içeriği doğrudan duvara, tavana veya o an yakınınızdaki düz yüzeylere yansıtarak, herkesin eğlenceye katılmasını sağlayabilirsiniz.
Akıllı Gelecek,vizyonuna paralel olarak Samsung’un gelecek nesil robot süpürgesi NaviBot™ S de Otomatik Toz Boşaltma özelliğini ve yenilenmiş Visionary Mapping™ Plus sistemini içeriyor. Visionary Mapping™ Plus sistemi, robotun ev içinde herhangi bir yere çarpmadan hızlı ve sorunsuz şekilde temizlik yapmasını mümkün kılıyor.
Hava yolu ile bulaşan enfeksiyonlara karşı korunma gereksinimi günümüzde gittikçe artıyor. Samsung bu gereksinimi karşılamak için yeni, havayı nemlendirme özellikli 3’ü 1 arada, çok fonksiyonlu hava filtresini de pazara sunuyor. Samsung’un yeni hava filtresi Virüs Doktoru, S-Plazma iyon teknolojisiyle kapalı ortamlarda daha kaliteli ve temiz bir hava için komple bir hava bakım sistemi sunuyor.
Bigpoint, HP Network Çözümleri İle Dünya Çapında 200 milyon oyuncuya Online Oyun Keyfi Yaşatıyor
19 Mar
Dünyanın sayılı online oyun ağlarından Bigpoint GmbH, uluslararası düzeyde hızla artan oyuncu sayısının erişim ihtiyacını karşılamak üzere HP Network çözümlerini seçti.
Almanya, ABD, Brezilya ve Malta’da ofisleri olan Bigpoint, 70’ten fazla online oyun markasıyla sıradan oyunlardan, çok oyunculu komplike oyunlara kadar çok geniş bir yelpazede oyun sunuyor. Oyuncular Bigpoint’in online oyunlarını bilgisayar veya oyun konsolu kurulumu gerekmeden ve DVD ya da dijital kopya satın almadan sadece internet bağlantısıyla dünyanın her yerinden oynayabiliyor.
Global düzeyde 1000’den fazla medya çözüm ortağı olan ve 25 dilde yerelleştirilen Bigpoint küresel oyun dağıtım ağı, Haziran 2011 itibariyle 200 milyondan fazla kayıtlı kullanıcıya ulaşmış bulunuyor. 18 aydan kısa bir sürede 100 milyon olan kullanıcı sayısını ikiye katlayan Bigpoint, hızla artan network ihtiyacını gidermek için HP çözümlerini tercih etti.
HP Network çözümlerinin iş sürekliliğini arttıran özellikleri online oyunlarda kesinti yaşanmasını önlüyor ve veri aktarımını hızlandırıyor. Bigpoint’in artık daha hızlı ve esnek olan ağ sistemi, şirketin artan oyuncu sayısına bağlı olarak haftanın belirli günlerinde tavan yapan kullanım ihtiyacından kaynaklanan ani talep artışlarını da karşılayabiliyor.
Ofiste ağ kapasitesini arttırmak için kullanılan iki adet HP MSM765 kablosuz mobil sistem denetçisi ve 54 adet HP MSM460 kablosuz erişim noktası, Bigpoint’in Hamburg’taki genel merkezinde sorunsuz iletişim sağlıyor. Sistem aynı zamanda çalışanların akıllı telefon, tablet ve dizüstü bilgisayarlarla mobil olarak çalışmasını sağlayarak ofis dışında iş üretkenliğini arttırıyor. Bigpoint’in seçtiği HP network çözümleri bu bağlamda HP’nin Bütünleşik Altyapılar üzerine kurulu 7/24 Yaşayan Kurumlar vizyonunun da bir parçasını oluşturuyor.
Pegasus’un Sosyal Medya Takipçileri Mor Ve Ötesi 17 Mart Adana Konserine Davetiye Kazanıyor.
15 Mar
Türkiye’de ve dünyada geniş kitleleri peşinde koşturan mor ve ötesi’nin ulaşım sponsoru Pegasus’un Twitter’da @ucurbenipegasus hesabını takip edenler, grubun 17 Mart’taki Adana konserini izleme şansı yakalayacak
Sanat ve spor alanında sıradışı projelere verdiği destekle misafirlerine heyecan duyacakları deneyimler yaşatan Pegasus Hava Yolları, rock sever misafirlerine sosyal medyada keyifli bir deneyim sunmaya devam ediyor.
mor ve ötesi’nin Mart 2012 turnesi kapsamında Türkiye’nin birçok yerinde vereceği konserlerde izleyici olmak isteyen Pegasus misafirleri, Twitter’da @ucurbenipegasus hesabını takip ederek bu konserlere çift kişilik davetiye kazanma şansı yakalayacak.
16 Mart 2012, Cuma günü Twitter’da @ucurbenipegasus hesabını takip eden Pegasus misafirleri, 17 Mart Cumartesi günü Adana Adres Bar’ da (Seyhan Otel) gerçekleşecek
mor ve ötesi konserine çift kişilik davetiye kazanacak.
mor ve ötesi, Mart 2012 turnesi kapsamında, Pegasus’un ulaşım katkılarıyla sırasıyla Eskişehir, Ankara, İzmir, Çanakkale, Adana, Konya ve Antalya’da dinleyicileriyle buluşacak. Grup, ay sonunda ise Hollanda’nın Rotterdam ve Amsterdam kentlerinde de birer konser verecek.
Cep telefonu ve bilgisayarsız yapamıyoruz
14 Mar
Intel Tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede gerçekleştirilen “Mobil Etiket Araştırması”, mobil cihazların hayatımızı nasıl değiştirdiğini ve hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre kullanıcılar her sabah gözlerini cep telefonu veya dizüstü bilgisayarıyla açıyor. Türkler başta olmak üzere tüm kullanıcılar mobil cihazları bir statü sembolü olarak görüyor. Cep telefonunu bırakmak yerine kullanıcılar eşlerinden veya sevgililerinden bile vazgeçebiliyor…
Intel tarafından tüketicilerin mobil cihazlarıyla etkileşimlerini ve mobil cihaz kullanım alışkanlıklarını incelemek amacıyla Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nde gerçekleştirilen “Mobil Etiket” adlı araştırma, mobil cihaz kullanıcılarının alışkanlıklarına ışık tuttu. Redshift Research adlı bağımsız araştırma kuruluşuna yaptırılan Mobil Etiket Araştırması, cihazların günlük yaşamımızda kendilerine ne kadar ciddi bir yer edindiğini ve her geçen gün artan önemini ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede 12 bin 761 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar kullanım alışkanlıklarının yanı sıra, bu cihazların kullanımı ile ilgili en fazla rahatsız olunan noktaları da belirledi. Araştırma 16 ülkede toplumda kabul edilebilir sayılabilecek davranışların değişmeye başladığını, kişilerin tolerans düzeylerinin arttığını ve mobil teknolojilerin kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte yeni davranış kurallarının ortaya çıkma gerekliliği doğduğunu gösterdi.
Güne cep telefonu ve bilgisayar kontrolüyle başlıyoruz
16 ülke genelinde araştırmaya katılan kullanıcıların yüzde 67’si sabah kalkıp çayını ya da kahvesini içtikten sonra kapıdan çıkmadan önce ilk iş olarak e-postalarını kontrol ediyor ya da ilk tweet’ini atıyor. Hatta araştırmaya katılanların yüzde 23’ü artık yataktan çıkmadan ilk iş olarak bunu yaptıklarını belirtiyor. Mobil cihazını kontrol etmek, Türk kullanıcıların da sabah ilk işleri arasında yer alıyor. Türkler’in yüzde 31’i sabah daha yataktan çıkmadan, yüzde 27’si kahvaltı sırasında, yüzde 25’i ise işe gittikten sonra cep telefonunu ya da dizüstü bilgisayarını kontrol ettiğini söylüyor.
Arkadaşlarla birlikte kahve içerken Facebook statüsüne göz atmak, haftasonu tatilinde dizüstü bilgisayarla kaçamak yapmak ve yatak odasında mobil cihazları kullanmak 16 ülke genelinde artık eskisi kadar rahatsız edici olmayan davranışlar olarak dikkat çekiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 84’ü yolda mesaj atmaya çalışırken dalgınlıkla kendisine çarpan biri olduğunda hoşgörüyle yaklaşabiliyor. Kullanıcıların sadece yüzde 7’si yatak odalarında mobil cihaz kullanmayı reddediyor. Arkadaş ortamında Facebook’a göz atmak da ankete katılanların sadece yüzde 7’si tarafından sorun olarak görülüyor. Araştırmaya katılanların neredeyse yarısı (yüzde 46) arkadaş ortamında da cihazlarını kullanmaya devam edeceklerini belirtiyor. Yatak odasına giderken mobil cihazını yanına alanların oranı da aynı şekilde yüzde 46.
“Sevgilimden vazgeçerim, telefonumdan vazgeçmem”
Mobil Etiket Araştırması mobil cihazların kullanıcılar için ne kadar vazgeçilmez olduğunu da ortaya koydu. Mobil cihazını bırakmamak için bir haftalığına nelerden vazgeçebilecekleri sorulan kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 52), çikolata ve tatlıdan vazgeçtiğini söylüyor. Çikolata ve tatlıyı yüzde 23 ile çay ve kahve takip ediyor. Katılımcıların yüzde 11’i mobil cihazları yerine tatil günlerinden ya da iş dışındaki zamanlarından feragat ediyor. Bundan daha fazlasından vazgeçenler de var: Eşlerinden ya da sevgililerinden… 16 ülke genelinde sevgilisini gözden çıkaranların oranı yüzde 9 iken, en fazla Romen kullanıcılar (yüzde 21). Türk kullanıcıların yüzde 37’si çikolata ve tatlıdan, yüzde 26‘sı çay ve kahveden, yüzde 17‘si eşinden ya da sevgilisinden, yüzde 14’ü de tatil günlerinden feragat ediyor.
Mobil cihaz = Yaşam tarzı ve statü sembolü
Mobil Etiket Araştırması’na katılan kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 54) mobil cihazların birer statü sembolü olarak ya da dikkat çekmek için kullanıldığı, işlevsel olmanın yanı sıra kendilerine bir yaşam tarzı sunduğu görüşünde. Türk kullanıcıların da yüzde 70’i insanların mobil cihazları statü sembolü olarak kullandığını düşünüyor. Türkiye bu oranla listede ilk sırada yer alıyor.
16 ülke genelinde katılımcıların yüzde 69’u sosyal medyayı günlük olarak kontrol ettiğini söylüyor. Bu kullanıcıların yüzde 28’i günde 3-4 defadan fazla, yüzde 7’si de bir saatten az aralıklarla kontrol ettiğini söylüyor. İngiltere ve Almanya’da kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 53) sosyal medyayı bir günden uzun zaman dilimlerinde kontrol ederken, Mısır (yüzde 90) ve Türkiye’de (yüzde 89) kullanıcıların çoğu her gün ve daha sık kontrol ediyor. Türk katılımcıların yüzde 45’i günde 3 – 4 kez, yüzde 32’si günde bir kez, yüzde 12’si saatte bir kereden, sadece yüzde 11’i haftada bir ya da daha az kontrol ettiği yanıtını veriyor.
Türk sosyal medya kullanıcıları, sosyal medyada en fazla insanların izin almadan kötüleyici fotoğraf veya bağlantılarda etiketleme yapmalarını (yüzde 78), kişisel veya özel bilgilerin paylaşılmasını (yüzde 75), izin almadan başkalarının yerinin etiketlenmesini (yüzde 63), tanımadıkları kişilere arkadaşlık isteği gönderilmesini (yüzde 63), şaka mesajı yayınlamak için başkasının kişisel hesabının kullanılmasını (yüzde 61) görgü kuralları açısından uygunsuz buluyor.
|
Başkalarına kızıyoruz, kendimiz yapıyoruz… Her 3 Türk kullanıcıdan biri (yüzde 30) bazı halka açık alanlarda mobil cihazların kullanımıyla ilgili yasaklar getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu düşünce yaş ilerledikçe daha da kuvvetleniyor. Mobil cihaz kullanımında görgü kurallarına uyulmaması Türk halkının yarıdan fazlasında (yüzde 56) gerginlik yaratıyor. Türk kullanıcıların yüzde 35’i mobil cihazların yemek masasında, yüzde 24’ü arkadaşlarla akşam eğlenirken, yüzde 16’sı ise yatakta kullanılmasını rahatsız edici buluyor. Oysa araştırmaya göre Türk mobil cihaz kullanıcılarının en sık yaptığı davranışlar, başkalarıyla birlikteyken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 56), mesaj veya yazı yazarken çevrede olup bitene veya sohbete karşı ilgiyi kaybetmek (yüzde 52), mobil cihazı yatak odasında kullanmak (yüzde 50). Bu sonuçlar Türk kullanıcıların başkalarında şikayetçi olduğu konuları kendilerinin yaptığını gösteriyor. |
Mobil cihaz kullanımının kuralları olmalı
Araştırmaya katılanların yüzde 61’i mobil cihaz kullanımına bazı kurallar getirilmesi gerektiğini savunuyor. Örneğin araştırmaya katılanlar yemek masasında akıllı telefon ya da dizüstü bilgisayarları görmeyi istemiyor. Şaka niyetine bir başkasının hesabından bir paylaşım yapmak, arkadaşların fotoğraflarını onların izni olmadan etiketlemek ya da onlar hakkında gereğinden fazla bilgi vermek, kullanıcıların en kızdıkları konuların başında geliyor. Araştırmaya katılan her 3 kullanıcıdan biri bu konulardan ciddi rahatsızlık duyduğunu ve mobil cihazların halka açık yerlerde yasaklanması gerektiğini söylüyor. Bu konuda Türk kullanıcılar yüzde 81 oranla başı çekiyor.
16 ülke genelinde kullanıcıların en fazla rahatsızlık duyduğu davranışlar, araç kullanırken mesaj yazmak ve klavye kullanmak (yüzde 67) ve halka açık alanlarda yüksek sesle telefonla konuşmak (yüzde 67). Türk halkının mobil cihazların kullanımıyla ilgili en önemli şikayeti halka açık alanlarda telefonda yüksek sesle konuşulması (yüzde 75). Bunu sırasıyla, araç kullanırken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 69), rahatsız edici zil sesleri / halka açık alanlarda sesi çok fazla açmak (yüzde 67), mesaj veya yazı yazarken çevrede olup bitene veya sohbete karşı ilgiyi kaybetmek (yüzde 63), başkalarıyla birlikteyken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 59) izliyor.
Açık Akademi 55 bin öğrencisi ile dev bir kampüs oldu!
13 Mar
Microsoft Türkiye’nin hayata geçirdiği Türkiye’nin ilk ve herkese açık ücretsiz uygulama geliştirme okulu Açık Akademi’ye kayıt olanların sayısı iki ayda 55 bini aştı. Türkiye’deki birçok üniversitenin öğrenci sayısını geçen Açık Akademi dev bir kampüse dönüşerek hızla büyümeye devam ediyor. Türkiye’de yazılım eğitiminin ihtiyacını ve potansiyelini ortaya çıkartan Açık Akademi projesi, açıldığı günden bu yana 460 öğrenciyi mezun etti.
Bilişim teknolojilerinde ilerlemenin ilk koşulunun özgün yazılımlar ve üretken yazılımcılar olduğuna inanan Microsoft Türkiye, uzun zamandır üzerinde titizlikle çalıştığı Açık Akademi projesi ile iki ay içinde toplamda 55 binden fazla kişiye eğitim verdi. Türkiye’nin ilk ve tek herkese açık, ücretsiz uygulama geliştirme yazılım okulu olan Açık Akademi, ülkemizin genç ve dinamik bilişim kullanıcılarını girişimci olmaya teşvik ediyor.
Bilişim tüketicisinden bilişim ile üreten bir topluma dönüşme hedefiyle hayata geçirdikleri Açık Akademi ile büyük bir rekor kırdıklarını dile getiren Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen, “Microsoft Türkiye olarak ülkemizin genç nüfusuna ve potansiyeline olan inancımız sonsuz. Açıldığı günden bu yana Açık Akademi’ye gösterilen bu yoğun ilgi aslında ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Biz, Türkiye’nin bilişim gücü olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirerek girişimci ekonomisi oluşturabilmek için gençlerimizi bu proje ile üretime teşvik ediyoruz. Açık Akademi projesini oluştururken amacımız, gençlere önümüzdeki yıl 60 milyon dolara ulaşacak olan uygulama pazarında yer edinebilmeleri sağlamaktı. Daha şimdiden öğrencilerimizden 4269 kişinin ilk interaktif uygulama yazma eğitimini tamamlayıp ilk uygulamalarını yazmış olmaları bizlere heyecan veriyor” dedi.
Hedef, 55 binin arasından en az 1 tane Bill Gates çıkarmak
Türkiye’nin uluslarası pazarlarda gelişme kaydedebilmesi ve bilgi toplumuna dönüşebilmesi için Açık Akademi’nin kapsamını geliştireceklerini belirten Özmen, “Uygulama geliştirme konusunda eğitim ya da kurs olanağı bulamayanları geleceğin mesleğine hazırladığımız bu dev kampüsümüzden dünyaya ülkemizde yetişen, girişimci Bill Gates’ler kazandırmayı amaçlıyoruz. Bu vesile ile dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alacağımıza da inanıyoruz. Sosyal medyayı hızlı tüketen bir toplum olmak yerine, sosyal medyayı kullanarak üreten gençler yetiştirmek ise öncelikli hedefimiz” dedi.
Cep telefonu ve internet kullanım rakamlarına göre dünyanın 6’ıncı büyük dijital toplumu olan Türkiye, sosyal medyayı en hızlı benimseyen ülkeler arasında da ilk sıralarda yer alıyor. Buna rağmen, Türkiye’nin Dünya Bilişim Pazarı’ndaki payı binde 8 ile sınırlı. Bu payı uygulama pazarında önemli bir miktarda artıracak olan gençler, Açık Akademi ile Microsoft’un milyonlara hitap eden platformlarına yönelik uygulama ve yazılım geliştirebilecek.
Bugüne kadar katıldıkları eğitim modüllerini tamamlayan 12,500 öğrenci katılım belgesi almaya hak kazandı. Açık Akademi’den mezun olan kullanıcılar geliştirdikleri uygulamaları Windows Phone, Windows 8 ve Windows Azure uygulamalarının yer aldığı Marketplace platformları üzerinden satabilme imkânı bulacak. Windows 8’in yakın zamanda tüketici ön sürümünü tanıtması, Açık Akademi’ye kayıtlı öğrenci sayısını daha fazla artıracağı öngörülüyor.
Samsung Jamie Oliver Ile Olimpiyat Oyunları İçin Marka Elçiliği Anlaşması Yaptı
12 Mar
Tüketici elektroniği alanında bir dünya lideri ve Kablosuz İletişim Ekipmanları ile Dünya Olimpiyat Partneri olan Samsung Electronics, 2012 Londra Olimpiyat Oyunlarında marka elçisi olarak Jamie Oliver ile özel bir anlaşma imzaladığını açıkladı.

Jamie Oliver anlaşma hakkında şu yorumu yaptı: “Samsung’un marka elçisi olarak Londra 2012’de yer alacak olmaktan dolayı gerçekten büyük bir onur ve heyecan duyuyorum. Samsung, dünyanın dört bir yanından gençleri Olimpiyat Oyunlarına dâhil etmek amacıyla bir dizi olağanüstü girişimde bulundu ve bu anlaşmanın tarafları olarak mümkün olduğunca çok insanın bu inanılmaz etkinliğin bir parçası olmasını istiyoruz.”
Samsung Electronics Spor Pazarlama Global Başkanı ve Samsung Electronics Başkan Yardımcısı Sunny Hwang şunları söyledi: “Jamie Oliver, Samsung’un Olimpiyat Oyunları ruhunu daha geniş kitlelere yayma konusundaki tutkusunu paylaşmaktadır. Birlikte, dünyanın dört bir yanındaki insanları Londra 2012’ye katılmaları yönünde teşvik etmek için elimizden gelen her şeyi yapmayı hedefliyoruz. Jamie, nasıl sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürülebileceği gibi evrensel bir çok konu hakkında benzersiz bir perspektife sahip. Kendisi insanlarla iletişim kurmayı seven, tutkulu bir kişilik ve her kesimden insanın bu konulara ilgi duymasını sağlayan, doğuştan gelen bir yeteneği var.”
Jamie Oliver’in Samsung’un marka elçisi olarak üstlendiği role değinen Hwang, “Samsung’un isteği, Londra 2012’yi “herkesin” Olimpiyat Oyunları haline getirmektir. Jamie’nin küresel marka elçimiz olması bu mesajımızı insanlara ulaştırmamıza yardımcı olacaktır. Jamie’nin desteği ile daha fazla insanı Olimpiyat Oyunlarına katılmaları için teşvik edeceğiz ve Olimpiyat Oyunlarından keyif almalarını sağlayacağız.” dedi.
Son 15 yıl içerisinde, Jamie Oliver dünyanın dört bir yanındaki insanlara daha güzel yemek pişirmek ve yemek için ilham veren faaliyetler yürüttü. Kitapları ve televizyon programları dünyanın dört bir yanında, milyonlarca insan tarafından beğeniyle takip edildi ve kurmuş olduğu yardım kuruluşu olan Jamie Oliver Vakfı, İngiltere, ABD ve Avustralya’daki kuruluş ve okullarda insanların gıda bilincini artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmalarına ara vermeksizin devam ediyor. Oliver, mümkün olduğu kadar çok insanı güzel yemek pişirme ve yemeğin tadını çıkarma konusunda bilinçlendirip eğitmeye ve böylece onlara daha güzel bir gelecek şansı sunmaya kendini adamıştır.










