Tamı tamına 169 gün olmuş sitemdeki en son yazıyı yayınlayalı, 6 ay geçmiş vatani göreve başlayalı bakıldığında o kadar çabuk gibi görünebilir belki ama askerde iseniz bu süre tahmininizden çok daha uzun geliyor. İnsana sivil hayatta bazen 24 saat yetmezken işlerini yetiştirmeye, orada iken 1 gün 30 saate çıkıyor sanki, özellikle de benim gibi mühimmat bölüğünde asker iseniz her ne kadar rahatmış gibi görünse de askerliğin en can sıkıcı görevlerinden olan “nöbetlerden” kurtulamıyorsunuz.

asker resmi 289x200 Yeniden Sivil Hayat!   Resim

Acemi birliğimi  14 gün boyunca Ankara / Etimesgut Zırh Birlikler Tümen Komutanlığında 341. Kısa Dönem Er olarak yaptım. Geriye kalan 146 günümü ise daha önce de belirttiğim gibi Sakarya / Pamukova İlçesinde ki 46. Mühimmat Bölük Komutanlığında İdari Hizmet Yazıcısı ve Kısım Çavuşu olarak icra ettim. Bu süre zarfında belkide bazı kısa dönemlerin hiç denk gelmediği denetlemelerden tam üç ayrı denetleme geçirdim. Askerlik görevini yerine getirmiş arkadaşlar az çok bunun ne demek olduğunu anlayacaklardır. :) Uzun lafın kısası askerlik ve askerlik anılarından gına gelmiş birisi olarak askerlik anılarımı bu sayfalarda yer vermektense orada edindiğim dostlukları paylaşmak çok daha mantıklı geliyor.

askerlik 1 266x200 Yeniden Sivil Hayat!   Resim

Askerlik arkadaşlarının her Türk erkeğinin hayatında yeri başkadır neden mi? İşte sebepleri:

  • Hayatınız boyunca hiçbir dönemde 45-50 kişi aynı koğuşta yatma imkanınız olmaz.
  • Haftanın 7 günü, günün 24 saati aynı ortamdaki dostlarınızla geçirdiğiniz süre eşinize bile nasip olmayabilir.
  • Nöbetlerde yanınızda vakit geçirebilecek bir ikinci cihaz, yiyecek, içecek gibi nesneleri bulamazsınız, sadece nöbet arkadaşınız ile sohbet ederek  bu süreyi geçirme imkanınız vardır.
  • Başka hiç bir ortamda toplu halde minimum günde 4 defa saf düzenine geçip, sayılmazsınız.
  • Hayatınızın hiç bir döneminde sabah güneşi doğmadan kalkıp, traşınızı olup, toplu halde kahvaltı edemez, mıntıkadan kaçmak için kuytu köşe aramazsınız.
  • Nedenini anlayamadığınız ve sorgulayamadığınız cezalar aldığınızda sadece yanınızda asker arkadaşınız vardır.
  • Aynı esprilere gülüp, aynı üzüntülere teselli arayıp, aynı küfürleri başka hiçbir ortamda bu kadar içten yaşayamazsınız.
  • Aynı filmi 4-5 kere minimum 30 kişi ile birlikte son ses dinleme imkanını başka hiç bir yer de yakalayamazsınız.
Bu maddeler görev yerinize ve şartlara göre giderek uzar gider.
Ama askerliğin ne demek olduğunu asker olmadıkça, o ortama girip haki yeşil kamuflajları giymedikçe anlayabilmek gerçekten zordur. Her ne kadar etrafınızdaki her erkekten asker anıları dinleseniz de davulun sesi uzaktan hoş gelir atasözünün anlamını nizamiye kapısından girdikten sonra insan çok daha iyi anlıyor.
Askerlik üzerine söylenecek o kadar çok söz var ki ama son paragrafımda askerliğim boyunca sürekli birlikte olduğum silah arkadaşlarıma yer vererek sonlandırmak istiyorum. Ertan Ceylan, Şenol Göker, Faruk Oruç, Celal Oral, Mustafa Bayrak, Mehmet Ata, Deniz Bal, Tahsin Selçuk, Özgür Yanık, Ahmet Özgür Özel, Hakan Öztürk, Mehmet Ak, Recep Burak Akpolat, İsmail Kağan Çuhadar, Erdem Kılıç, Ümit Gazioğlu, Öcan Filik, Gökhan Atbaş, Semih Bosna, Gökhan Çağlar, Oğuzhan Ünal, Ahmet Melik Şafak, Hakan Şahin, Serhat Yeşiltaş, Serhan Topçu, İsmail Çekinel, Muzaffer Adıyaman, Gökhan Eratik, Fatih Gültekin, Saffet Çalışkan, Türker Varangel, Gökhan Kurukahvecioğlu, Serkan Küçükömeroğlu, Semih Işık, Ahmet Uçak, Sezer Yıldırım, Yağız Yağ ve adını şu an hatırlayamadığım tüm silah arkadaşlarım. Sizler sayesinde daha yaşanabilir bir askerlik geçirdiğimi bu yüzden de hepinize anlayışınız ve dostluğunuzla yanımda olduğunuz için teşekkür etmek istiyorum.
Dostluğumuzun bir ömür boyu sürmesi dileğiyle.