Bloggerlardan sansüre tepki



Google tarafından 2003 yılında satın alınan en popüler İnternet günlüğü (blog) servisi blogger.com, Türk Mahkemeleri tarafından engellenen büyük servisler arasındaki yerini aldı. Bir yıl süren WordPress.com engellemesinden ders alan Türk blogger’lar bu sefer seslerini yükseltmeye hazırlanıyor.
En popüler İnternet günlüğü (blog) servisi blogger.com, Türk Mahkemeleri tarafından engellenen büyük siteler kervanına katıldı.

İnternet dünyasının kişiselleşmesinde büyük rolü olan ve Web 2.0 dünyasının en yoğun şekilde kullanılan internet günlüğü (Weblog, Blog) servisi blogger.com‘a Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişim engellendi.

Servisin ana etki alanı blogger.com ile birlikte kullanıcıların günlüklerini yayınladıkları alt etki alanlarını barındıran blogspot.com etki alanına da erişim tüm alt etki alanları ile birlikte engellendi.

Sade vatandaşın bile Proxy (vekil sunucu), DNS Server (Domain Name Service Server / Alan Adı Servis Sunucusu) Web-Proxy (İnternet sayfası üzerinden çalışan vekil sunucu) gibi elektronik ortam yöntemleriyle tanışmasını sağlayan 5651 sayılı “İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” sayesinde Ekşi Sözlük, WordPress, YouTube, Google Groups gibi bir çok kullanıcı tarafından aktif şekilde kullanılan servisler uyarı dahi yapılmadan kapatıldı.

Engellenen içeriğe yurt dışından erişimi asla kısıtlayamayan, vekil sunucular, alternatif DNS sağlayıcılar ile kolaylıkla aşılabilen, uluslararası platformlarda “devenin kuma kafasını gömmesi” ve “internetten anlamayanların 17. yüzyıl zihniyeti ile birşeyleri hala sansürleyebileceklerini sanması” gibi bir çok tepkiyle karşılanan, www (World Wide Web, Dünya Çapında Web) camiasının en aktif kısmı Blogosfer (blog yazarlarının komünitelerine verdikleri isim) başta olmak üzere uluslararası platformlarda Türkiye’nin imajına oldukça zarar veren 5651 sayılı kanun, erişim engellenmesini 8 kusurlu hareket bahanesiyle yapıyor.

Çocuk pornosu, uyuşturucu temini, kumar ve fuhuş, Atatürk’e hakaret gibi net ve açık sebeplerin bulunduğu 8 kusurlu hareketin içinde, “müstehcenlik” gibi tanımının ne olduğu henüz hiçbir çevre tarafından tam olarak yapılamamış, “sağlık için tehlikeli madde temini” ve “intihara özendirme” gibi kişisel yoruma açık sebepler bulunuyor. Bu sebeplerden ötürü, şikayete sebep olan internet sitesini kapatmak yerine, genelde ücretsiz servis sağlayan internet siteleri diğer kullanıcıların yayın yaptığı tüm alt etki alanlarıyla(sub-domain) birlikte kapatılıyor.

Bu durumun İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne aykırı olduğunu ifade eden sansuresansur.org kurucularından Deniz Tan, bir internet sitesinin haber verilmeden kapatılması uygulamasına olanak tanıyan kanunun, beyannamenin 11. maddesinde yer alan “kişinin suçu ispatlanıncaya kadar suçsuz sayılacağı” ilkesi ve “zanlıya adil dava hakkı tanınmadan suçlu ilan edilmemesi” gerekliliğini ihlal ettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bu kanun, beyannamenin 19. maddesine göre herkesin sahibi olması gereken fikir sahibi olma ve ifade etme hakkı, daha da önemlisi kişinin herhangi bir ortamda kısıtlama olmaksızın bilgi edinme hakkına karşı çıkmaktadır.”

“Bu kapatmalar insan haklarına aykırı olmalarının yanı sıra, bu siteler üzerinden gelir sağlayan, bu sitelere reklam veren ya da dijital ortamlar üzerinden işlerini yürüten iş sahipleri ve reklamverenler de zor durumda bırakılyor. Önemli bir sektör olan internet ajansları ve reklam meslek sahiplerinin önünü kesiyor bu kanun, tüketici hakları açısından da sakıncalı sonuçlar doğuruyor” şeklinde konuşan Tan, aynı zamanda kanun kapsamında olmamasına rağmen “kişiye hakaret” gerekçesiyle bir açıklama ya da uyarı yapılmaksızın kapatılan bir çok site olduğunu hatırlatıyor.

Tan şu ifadeleri kullandı: “Oysa ki ‘kişilik haklarına saldırı’ 5651 sayılı İnternet yasası çerçevesinde değil, 4721 sayılı Medeni Kanun’un 24. maddesi uyarınca değerlendirilmiştir. Bu kanun 5651 sayılı Kanun’dan önce, konuyla ilgili başka bir hüküm bulunmadığından sıklıkla uygulanmasına rağmen, 5651 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi bu olanağı ortadan kaldırmıştır ve bu Kanun’un ‘içeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkı’ başlığını taşıyan 9. maddesinde erişim engelleme kavramından da söz edilmemektedir.”

Tan, aynı değerdeki iki hukuk kuralının çatışması durumunda başvurulacak yorum ilkesinin daha sonra çıkan kuralın öncekiyle çatışması halinde sonraki kuralın uygulanmasını gerektirdiğini söylüyor. Tüm bu nedenlerden dolayı gazetevatan.com, richarddawkins.com, turandursun.org gibi sitelerin kapatılmasının hukuka da aykırı olduğunu belirten Tan, bu kapatma eylemlerinin bilgi alma özgürlüğü, mesleki durumlar ve hukuka aykırılık açısından demokrasi ve çağdaşlık adına kabul edilemez yanlışlar içerdiğini belirtiyor.

Kullanıcıların oturdukları yerde suçlu ilan edilmelerine neden olan Blogger.com engellemesi, engelleme kararı verenlerin de oldukça akıllanmış olduklarını ortaya koyuyor, geçtiğimiz Ramazan Bayramı arefesinde gerçekleştirilen Ekşi Sözlük engellemesi, Ekşi Sözlük’ün avukatı Başak Purut’un oldukça hızlı davranarak itiraz etmesi sayesinde, bayram tatiline denk gelmeden kaldırılmıştı. Blogger.com’un haftanın son iş günü kapatılması kullanıcıların servisi en az iki gün kullanamaması anlamına geliyor. Blogger.com’un birçok küresel servis sağlayıcı gibi Türkiye’de temsil edilmediğinden ötürü haftasonu kendi internet sitelerine bile erişemeyecek kullanıcıların ne yapacağı henüz bilinmiyor ancak, sansuresansur.org inisiyatifinin önümüzdeki günlerde yasanın tamamiyle değiştirilmesi hakkında eyleme geçeceği kesin.

Kaynak :www.tubiderbd.com

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

Cevap Yaz

E-posta adresin paylaşılmayacaktır.İşaretli alanlar zorunludur. *

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com