İzlediklerim. (01.02.2009-07.02.2009)

Bi kaç gündür yazacağım ama bir türlü fırsat bulamadım malum Bursa’da yarıyıl tatilindeyim ve saolsun arkadaşlar, aile, işler derken blogla çok fazla ilgilenemedim. Bundan sonra aldığım karar doğrultusunda bir hafta boyunca izlediğim film ve dizileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım bi engel olmazda her hafta sonu cumartesi günü bu değerlendirmeleri sizlerle birlikte yapacağım.

Bu hafta izlediğim dizileri sıralayacak olursam;

1) Lost:(IMDB:9.1)

Lost

Artık yediden yetmişe herkesin bağımlısı olduğu “Lost” dizisi en son 4. sezon 12. bölümde kaldığım diziye 4. sezondaki ileri gidiş gelişlerin belirsizliği yüzünden biraz zoraki izlememe rağmen 5. sezon için etrafımdan aldığım izlenimlerden sonra tekrardan heyecanla başladım ve1 haftada 6 bölüm izleyerek özellikle 5. sezonun daha sürükleyici olduğunu söylebilirim. Özellikle adadan kurtulanların kesinleşmesi ve adada kalanların biraz daha bilinmeze sürüklenmesi zaman kavramının tamamen ortadan kalması hoşuma gitti. Gizem artmasına rağmen daha anlaşılır olmaya başladı ve 1. bölümde olan şeylerin bile açıklanması hoşuma gitti ve bir arkadaşımın bahsettiği Lost senaristlerinin “Aslında bütün herşeyi 1. sezonda anlattık.” demesini daha belirgin bir şekilde anlamaya başladım.

2.Fringe: (IMDB:6.9)

Fringe-Final

 

Bu diziye bugün itibari ile bşaladım ilk bölüm itibari ile biraz X-file ve Numb3rs tadında bir dizi;

Bilimkurgu, drama ve gerilimin iç içe geçtiği yapımda bir özel ajan, bir bilim adamı ve oğlundan oluşan üçlümüz, bir dizi inanılmaz olayla bağlantılı ölümcül bir gizemi çözmeye çalışıyorlar…

Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiçbir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan Havalimanı’na iniş yapar… Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBI Özel Ajanı Olivia Dunham (Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında ortağı Özel Ajan John Scott (Valley), ölümün kıyısına gelir. Çılgına dönen Dunham, umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum, özel ajanımızı günümüzün Einstein’ı Walter Bishop’a (Noble) götürür. Ancak Bishop, 17 yıldan fazla zamandır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yolu da asi oğlu Peter’ı (Jackson) yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel Ajan Philip Broyles’ın (Reddick) emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir…

İlk bölüm itibari ile standart bir sonla bitmeyen ve Pilot olan bölümün 1 saat 20 dakika sürmesi ise bir film tadında olmasını sağlamakta.

Bu hafta izlemiş olduğum filmler ise;

3. Güz Sancısı:(IMDB:6.4)

Güz_Sancısı

Güz_Sancısı

Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
23 Ocak 2009
Yönetmen : Tomris Giritlioğlu
Senaryo :
Nilgün Öneş , Etyen Mahçupyan , Yılmaz Karakoyunlu (Kitap)
Yapım : 2008,

Oyuncular

Murat Yıldırım (Behçet) , Beren Saat (Elena) , Okan Yalabık , Belçim Bilgin Erdoğan (Nemika) , İlker Aksum , Hüseyin Avni Danyal (Kenan Bey) , Umut Kurt , Avni Yalçın , Tuncel Kurtiz (Kamil Efendi) , Zeliha Berksoy

Babası milliyetçi, zengin bir toprak ağası olan Behçet, babasının bağlantıları ve isteğiyle siyasete adım atar. Bu dünyadaki bazı gelişmeleri kendi ahlak yapısına uygun bulmayan Behçet yine de kendi milliyetçiliğinin bakış açısını doğru bulmaktadır.

Behçet Türk milletinin Batılılarca kuşatıldığına ve bunun bariz kanıtının Kıbrıs’la ilgili olayların olduğuna inanıyordur. Tüm bu siyasetteki ve -baba faktörüyle- kendi hayatındaki yaşadığı ağır gerilim ortamında komşu Rum kızı Elena’ya aşık olmuştur. Bu aşkın ilerlediği günler onları 6 Eylül 1955 sabahına da yakınlaştırır.

Çemberimde Gül Oya, Hatırla Sevgili gibi ülkemizde büyük başarılara imza atmış dönem dizilerinden sonra Tomris Giritlioğlu, sinemaya verdiği 10 yıllık bir aradan sonra 1955 İstanbul’unun fiziki ve ruhsal atmosferini en ince ayrıntısını dikkate alarak yansıttığı ve Suyun Öte Yanı ve Salkım Hanım’ın Taneleri ‘nden sonra tematik üçlemenin son filmi olan Güz Sancısı ile beyazperdede.

Yorumum: Açıkçası 1955 yılında yaşanan bu olayları araştırmadan gittiğime pişmanım filme, siz siz olun izlemediyseniz öncesinde bir araştırma yapın derim bu yılda yaşanan olaylar hakkında bilginiz yoksa.. Konu olarak Kıbrıs ta ve Selanikte yaşanan olaylar sonrasında istanbulda yaşanan olayları anlatmakta. Bu arada filmin IMDB de 2002 yapım gözükmesi ilginç geldi :S

3.  Benjamin Button’ın Tuhaf Hikasyesi (The Curious Case Of Benjamin Button): (IMDB:8.4)

Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

Yapım :
2008, ABD / İngiltere / Fransa / Hindistan
Tür :
Aile / Biyografi / Dram / Fantastik / Gerilim / Gizem / Romantik
Yönetmen :
David Fincher
Senaryo :
Eric Roth, Eric Roth (Kitap), Robin Swicord, F. Scott Fitzgerald (Kitap)
Oyuncular :
Tilda Swinton, Brad Pitt, Cate Blanchett, Elias Koteas, Phyllis Somerville, Jared Harris, Jason Flemyng, Elle Fanning, David Jensen, Taraji P. Henson, Mahershalalhashbaz Ali, Julia Ormond, Faune A. Chambers, Richmond Arquette, Tom Everett, Chandler Canterbury, Brianna Womick, Edith Ivey, Robert Towers, Wilbur Fitzgerald, Danny Vinson, Josh Stewart, Ted Manson, Don Creech, Danny Nelson, Peter Donald Badalamenti II, Deneen Tyler, Marion Zinser, Clay Cullen, Joshua Desroches, Louis Herthum, Bianca Chiminello, Ilia Volok, Fiona Hale, Paula Gray, Donna Duplantier, Charles Henry Wyson, Jay Oliver, Nadyia Jones, Jeffrey Scott Jones, Christopher Karl Johnson, Victoria Goulet, Geraldine Glenn, Debby Gaudet, Garrett Forbes, Lauri Christi, Dewayne Bateman, Katherine Crockett, Jessica Cropper, Spencer Daniels, Katta Hules, Adrian Armas, Devyn A. Tyler, Stephen Taylor, Myrton Running Wolf, Taren Cunningham, David Ross Paterson, Christopher Maxwell, Madisen Beaty, Yasmine Abriel, Sonya Leslie-shepherd, Troi Bechet, Rampai Mohadi, Lance E. Nichols, Joeanna Sayler, Ed Metzger, Earl Maddox, Jacob Tolano
Yapımcı :
Kathleen Kennedy, Frank Marshall, Cean Chaffin, Cameron Cash, Jim Davidson
Görüntü Yönetmeni :
Claudio Miranda
Müzik :
Alexandre Desplat
Süre :
2 saat, 46 dk.
Gösterim Tarihi :
6 Şubat 2009
Filmin Web Sitesi

Özet:

Film, seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamın hayatını konu alıyor. Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır.  Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, 1918’de, New Orleans’tan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıradışı bir hayatı içerir.

Yorumum:

İlginç konu ve kurguya sahip 13 dalda Oscar adayı olan bu yapıt kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Sıradışı bir hayata sahip olan bir adam olan Bejamin Button Yaşlı doğup genç ölen ve bu iki nokta arasındaki hayatının bir günlükten okunarak anlatılmakta filmde başrolde Brad Pitt’in olması ise bence güzel bir artı kazandırmış.

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

4 Yorum

  1. Burak Budak

    8 Şubat 2009 tarihinde, saat 1:51

    sen yine baya film falan izlemişsin ben de tatilde olduğum için arkadaşlardan fırsat bulup internete bile giremiyorum. Bakalım 15 şubat a kadar neler kaçıracağım :D

  2. Serkan

    8 Şubat 2009 tarihinde, saat 3:15

    Aslında tüm arkadaş çevrem çalışıtğı için sadece akşamları onlarla vakit geçiriyorum oda saat 23 ila 24 arasında bitiyor ve eve geliyorum o saatten sonra ya film izliyorum yada FF’te takılıyorum.

  3. Burak Budak

    8 Şubat 2009 tarihinde, saat 3:35

    ne güzel. benim arkadaşlar ise genelde üniversiteden yeni geldiği için sabah akşam beraberiz :D

  4. Serkan

    21 Haziran 2009 tarihinde, saat 19:51

    Thanks, dude.

Cevap Yaz

E-posta adresin paylaşılmayacaktır.İşaretli alanlar zorunludur. *

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com