Konya Macerası..

Daha önce de bir kaç yazımda belirttim, toplamda 6 senelik (2+4) üniversite hayatıma nokta koymaya hazırlandığımı… Her insanın hayatında mutlaka olmuştur sevinç ve hüznü birlikte yaşadığı, bir yandan kahkahalar atarak haykırmak, bir taraftan da hüngür hüngür ağlayabilmeyi istediği bunu aynı anda yapabilmeyi, başarabilen var mı bilmiyorum ama gerçekten insan üzerinde derin etkiler bırakıyor ve bulunduğunuz nokta ile başlangıç noktası arasında ne varsa gözden geçirmeye başlıyorsunuz. Üniversiteye ilk geldiğiniz gün ve son gününüz arasında nerler yaşadığınızı tek tek hatırlamaya çalışıyorsunuz. Hani son anımızda hayatımızın film şeridi gibi gözümüzün önünden geçme geyiği vardır ya bunu istemli bir şekilde sadece buradaki anılarınız üzerinde yapabiliyorsunuz.

Gerçekten 4 yıl içinde çok değerli dostluklar kazandım, ilk sene YADAM’daki hazırlık sınıfımız olsun, sonrasında ki DGS ile kazanmamdan kaynaklanan İntibak sınıfı olsun birbirinden değerli dostlar… Konya’da bana en çok anlam ifade eden bu dostluklar oldu.

YADAM( Yabanci Diller Meslek Yüksekokulu ) yıllarında ve hayatım boyunca tanıdığım en iyi, neşe dolu öğretmenlerimden biri olan Hasan Ayrancı ile tanışmak gerçekten hayatımdaki en güzel dönemlerin yaşanmasına vesile oldu. Şu anda ev arkadaşım olan Muharrem Ata ile de YADAM’ın ilk günü tanışmamız ve sonrasında dört yıl bir an bile ayrılamadığımız kardeşliğimizin başlangıcı oldu.

Hayatıma yeni bir bakış açısı yakalamama vesile olan Selçuk Üniversitesi Bilişim Topluluğu ile tanışmamda Konya’ya geldiğim ilk sene sonunda Hazırlık sınıfında ki dostum, kardeşim Muharrem Ata ile birlikte üstün çabalarımız sonunda ( kayıt için gerçekten dolaşmadığımız yer kalmamıştı :) ) gerçekleşti. Sosyalleşmenin ne olduğu, insan ilişkilerinde nasıl davranılması gerektiği konusunda altın değerinde kazanımlarıma vesile olan bu toplulukla neler yapmadık ki 4 yıl da afiş asmalar, seminerler, geziler, etkinlikler, gerçekten unutulmaz anıları hep birlikte yaşadık. İnşallah ömür boyu görüşmeye devam edeceğim, Halil Yetgin, Okan Öztürkmenoğlu, Ali Bakkaloğlu, Serdar Çiftçi, Mustafa Özlü, Metin Şengül gibi dostluklara vesile oldu en başında, öğrencilik hayatında her şeyin ders çalışmak olmadığını anladım. Sosyal sorumluluğunu yerine getirmenin insana verdiği hazzı;“Orada Bilgisayarsız bir köy var uzakta…” sloganı ile başlattığımız köy okullarına bilgisayar yardımı kampanyası ve “Bilişim engel tanımıyor” sloganı ile gerçekleştirdiğimiz bedensel engellilere bilgisayar okur yazarlığı eğitimi sayesinde duydum. Huzur evi ve Çocuk esirgeme kurumu ziyaretlerinde onlarla bir sohbetin bile gözlerinde ki mutluluğa sebep olduğunu fark ettim. Bilişim Kurultaylarında gelecekte ülkemizde neler yapılması gerektiğini gördüm. Kısacası birliğin, paylaşmanın verdiği haz ile insanın neler başarabileceğini fark ettim. 5 dönemdir çeşitli görevler aldığım, son iki dönemdir başkan yardımcılığını ve Sun Microsystem Temsilciğini yürüttüğüm Bilişim Topluluğundaki resmi görevimi de bu ay içinde tamamladım ve artık fahri olarak destek veriyorum.

Aynı zamanda sınıf arkadaşlarımızla yaptığımız güzel etkinlikler aramızdaki bağları her gün bir kat daha arttırdı. İlk sene intibak sınıfında ( dikey geçiş sınavı ile gelen öğrencilerin fark derslerini aldıkları yıl) tanıştığım sonrasında ev arkadaşım olan ve dosttan öte kardeşim olan Dilaver Demirel, enerjisi bitmek tükenmek bilmeyen kapı gıcırtısında bile ritim tutan  Mevlüt Tavuş, ismi gibi zeki ve çalışkan Zeki Küçükkara, yaşça büyük olmasına rağmen esprileri ile bizleri kırıp geçiren Ömer Seren ve yaşamındaki tecrübeleriyle bize ışık tutan Mevlüt Altunterim sayesinde o günlerin sıkıntılarını rahatça atabildik. Sonrasında artık üniversitenin resmi öğrencisi olmamızla birlikte daha rahat ve daha güzel paylaşımlarımıza yeni sınıfımızla devam ettik. Konya da tanıdığım e güzel insanlar arasına yenileri eklendi Mevlüt Şahin, Ferit Ulu, Mustafa Sevgili, Murat Bilal, Emrah Şahin, Uğur Yeşilyaprak, Sefa Gürbüz, Nilgün Etsiz gibi..  Tüm sınıfı saymak isterdim ama oldukça zor olacak ama unutulmayacaklar arasında hepsi ayrı ayrı anılarla kaydedildi.

Kısacası 6 yıllık Üniversite hayatımın son 3 eğitim gününe girerken hüzün ve sevinci birlikte yaşıyorum. bu güzel anıları ve dostlukları paylaştığım yerden ayrılacağım son 1 ay KPSS sınavının ve mezuniyetin vermiş olduğu heyecanı dolu dolu yaşayarak bitirebilme ümidi ile geçecek. Sonrasın da ise Allah büyüktür diyerek kaderin ellerine bırakacağız kendimizi… Mezun olacak tüm arkadaşlara gelecek hayatlarında hayırlı işlerle karşılaşmayı, mutlu ve mesut geçirmeleri dileklerimle de noktalamak istiyorum yazımı, Uzun bir yazı oldu gerçekten buraya kadar sıkılmadan okuduğunuz için de size ayrıca teşekkür ediyorum. :)

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

2 Yorum

  1. Nilgün

    28 Mayıs 2009 tarihinde, saat 0:49

    canımm arkadaşm teşekkür ederim. benim için çok değerlisin :)

  2. Serkan

    28 Mayıs 2009 tarihinde, saat 2:12

    Ben teşekkür ederim Nilgün’cüm sen de benim için için değerlisin biliyorsun :)

Cevap Yaz

E-posta adresin paylaşılmayacaktır.İşaretli alanlar zorunludur. *

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com