Yolculuk; Mutluluk ve Hüznün Karmaşası

Nedendir bilmiyorum ama Yolculuk vakitleri içimdeki duyguların karmaşası acayip bir hal almakta, Bir yandan gidilecek yerdeki beklentilerin mutluluğu bir yanda bulunduğun ortamdan ayrılmanın vermiş olduğu garip bir hüzün harmanı.

Sizde de aynı duygular kabarıyor mu yolculuk vakitleri yaklaştığında bilmiyorum ama ben her seferinde bu duyguların  bileşkesini yaşıyorum. Özellikle o terminallerin boğucu, hüzün kokan havası başka bir ruh haline sokuyor insanı sanki hiç dönmeyecekmiş, sevdiklerinden uzakta uzun bir süre yalnızlığa terkedilecekmiş hissi veriyor.  Hele ki ne zaman döneceğiniz de kesin değilse vay halinize..

Mutluluğun sebebi ise gittiğimiz yerde bizi bekleyen ailemize, eşimize, dostumuze belkide sevgilimize kavuşma özleminin dinmesine saatler kalması sanırım.  Özellikle ilk defa gittiğiniz bir yere yolculuk yapıyorsanız yeni yerlerin keşfi, yeni dostluklar, arkadaşlar edinme fırsatı bir başka heyecan katıyor bu ruhsal karmaşaya.

Bu akşam saat 22.00 otobüsüyle Bursa yollarında olacağım umarım wireless hizmetinde bir sorun yokturda biraz daha internette bişeyler karıştırabilirim.  Gerçi günlük 15 16 saatten fazlası internet başında geçmesine rağmen tek başına yapılan yolcuğun sebep olduğu sıkıntıyı giderebilmek adına fena olmaz. :) Buradan yolculuk yapacak tüm dostlara hayırlı yolculuklar diliyorum. Allah kısmet eder de sağ salim ulaşırsam yarın Bursa’da görüşmek üzere. Yolcu Younda gerek..

Yazımı bir şiirle noktalamak istiyorum bu sefer.

Yolculuk

Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın davet ne demek?
Oraya, nerdeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Altımdan kaydırdı bir el minderi;
Herkes yatağında, ben ayaktayım.
Bir gece, rüyada gördüğüm yeri,
Gözlerim yumulu, aramaktayım.

Beni çağırmakta yabancı dostlar;
Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.
Eski evde, şimdi bir başka ev var:
Avlusu karanlık, suları tadsız.

Her akşam, aynı yer, aynı saatta,
Güneşten eşyama düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi yukarı katta,
Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!

Başım, artık onu taşımak ne zor!
Başım, günden güne kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak gibi dönüyor,
Acı rüzgarların çektiği yana…

Bu yazıyı paylaş

Benzer Yazılar

5 Yorum

  1. nilgün

    30 Ocak 2009 tarihinde, saat 20:31

    sana da hayırlı yolculukar arkadaşım :) otogarda görüşürz :P

  2. Serkan

    30 Ocak 2009 tarihinde, saat 20:34

    teşekkürler arkadaşım. ararım seni geldiğimde ok ;)

  3. BaDe

    30 Ocak 2009 tarihinde, saat 21:47

    Yolun açık olsun dncm :)

  4. Serkan

    30 Ocak 2009 tarihinde, saat 21:51

    saol BaDecim teşekkür ederim canım.

  5. BaDe

    31 Ocak 2009 tarihinde, saat 16:50

    ben tesekkur ederim canim.

Cevap Yaz

E-posta adresin paylaşılmayacaktır.İşaretli alanlar zorunludur. *

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com