intel olarak etiketli yazılar
Günümüzün hızlı veri patlaması ağları zorluyor.
12 Nis
Özellikle sosyal ağların hayatımıza yoğun biçimde girmesiyle birlikte ağ üzerindeki veriler her geçen gün daha büyük bir hızla artıyor. Bugün 1 dakikada Facebook’ta 6 milyon sayfa görüntüleniyor, Google’da 2 milyonun üzerinde arama yapılıyor, Twitter’a 320 yeni hesap ekleniyor. Yaşanan veri patlaması ağ altyapısını giderek daha fazla zorluyor. Teknoloji sektörünün öncü ismi Intel, yaşanan veri patlamasıyla birlikte ağ sağlayıcıların gelecekte ağ kapasitesi ihtiyacını karşılamak için çok daha fazla çabalaması gerekeceğini belirtiyor.
Dünya çapında kullanıcıların mobil cihazlara ve ağ üzerindeki video paylaşım sitelerine yönelik ilgisi, ağ altyapısının önemini çok net biçimde gözler önüne seriyor. Mobil cihazlar, sosyal medya ve lokasyon uygulamaları, müzik veya viral video yayını gibi nimetlerden yararlanabilmemiz için sağlam bir ağ altyapısının desteklediği hızlı bir veri akışı gerekiyor.
İşte sadece mobil ve video kullanımının ardındaki ağ kapasitesi ihtiyacının büyüklüğünü gözler önüne seren bazı küçük bilgiler. Günümüzde bir dakikada:
- 204 milyon e-posta gönderiliyor
- Flickr’da 20 milyon fotoğraf görüntüleniyor
- Facebook’ta 6 milyon sayfa görüntüleniyor
- Google’da 2 milyonun üzerinde arama yapılıyor
- Youtube’da 1.3 milyon video görüntüleniyor
- 277,000 kişi Facebook’a giriyor
- 100,000 Tweet atılıyor
- Amazon’da 83,000 dolarlık satış işlemi yapılıyor
- Pandora’dan 61,141 saatlik müzik yayını yapılıyor
- 47,000 uygulama indiriliyor
- Flickr’a 3,000 fotoğraf yükleniyor
- 1,300 kişi mobil cihaz kullanmaya başlıyor
- 320’nin üzerinde Twitter hesabı ekleniyor
- 135 botnet enfeksiyonu gerçekleşiyor
- 100’ün üzerinde LinkedIn hesabı açılıyor
- YouTube’a 30 saatlik video yükleniyor
- 20 kişi kimlik bilgilerini çaldırıyor
- 6 yeni Wikipedia konusu yayınlanıyor
Cep telefonu ve bilgisayarsız yapamıyoruz
14 Mar
Intel Tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede gerçekleştirilen “Mobil Etiket Araştırması”, mobil cihazların hayatımızı nasıl değiştirdiğini ve hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre kullanıcılar her sabah gözlerini cep telefonu veya dizüstü bilgisayarıyla açıyor. Türkler başta olmak üzere tüm kullanıcılar mobil cihazları bir statü sembolü olarak görüyor. Cep telefonunu bırakmak yerine kullanıcılar eşlerinden veya sevgililerinden bile vazgeçebiliyor…
Intel tarafından tüketicilerin mobil cihazlarıyla etkileşimlerini ve mobil cihaz kullanım alışkanlıklarını incelemek amacıyla Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nde gerçekleştirilen “Mobil Etiket” adlı araştırma, mobil cihaz kullanıcılarının alışkanlıklarına ışık tuttu. Redshift Research adlı bağımsız araştırma kuruluşuna yaptırılan Mobil Etiket Araştırması, cihazların günlük yaşamımızda kendilerine ne kadar ciddi bir yer edindiğini ve her geçen gün artan önemini ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede 12 bin 761 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar kullanım alışkanlıklarının yanı sıra, bu cihazların kullanımı ile ilgili en fazla rahatsız olunan noktaları da belirledi. Araştırma 16 ülkede toplumda kabul edilebilir sayılabilecek davranışların değişmeye başladığını, kişilerin tolerans düzeylerinin arttığını ve mobil teknolojilerin kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte yeni davranış kurallarının ortaya çıkma gerekliliği doğduğunu gösterdi.
Güne cep telefonu ve bilgisayar kontrolüyle başlıyoruz
16 ülke genelinde araştırmaya katılan kullanıcıların yüzde 67’si sabah kalkıp çayını ya da kahvesini içtikten sonra kapıdan çıkmadan önce ilk iş olarak e-postalarını kontrol ediyor ya da ilk tweet’ini atıyor. Hatta araştırmaya katılanların yüzde 23’ü artık yataktan çıkmadan ilk iş olarak bunu yaptıklarını belirtiyor. Mobil cihazını kontrol etmek, Türk kullanıcıların da sabah ilk işleri arasında yer alıyor. Türkler’in yüzde 31’i sabah daha yataktan çıkmadan, yüzde 27’si kahvaltı sırasında, yüzde 25’i ise işe gittikten sonra cep telefonunu ya da dizüstü bilgisayarını kontrol ettiğini söylüyor.
Arkadaşlarla birlikte kahve içerken Facebook statüsüne göz atmak, haftasonu tatilinde dizüstü bilgisayarla kaçamak yapmak ve yatak odasında mobil cihazları kullanmak 16 ülke genelinde artık eskisi kadar rahatsız edici olmayan davranışlar olarak dikkat çekiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 84’ü yolda mesaj atmaya çalışırken dalgınlıkla kendisine çarpan biri olduğunda hoşgörüyle yaklaşabiliyor. Kullanıcıların sadece yüzde 7’si yatak odalarında mobil cihaz kullanmayı reddediyor. Arkadaş ortamında Facebook’a göz atmak da ankete katılanların sadece yüzde 7’si tarafından sorun olarak görülüyor. Araştırmaya katılanların neredeyse yarısı (yüzde 46) arkadaş ortamında da cihazlarını kullanmaya devam edeceklerini belirtiyor. Yatak odasına giderken mobil cihazını yanına alanların oranı da aynı şekilde yüzde 46.
“Sevgilimden vazgeçerim, telefonumdan vazgeçmem”
Mobil Etiket Araştırması mobil cihazların kullanıcılar için ne kadar vazgeçilmez olduğunu da ortaya koydu. Mobil cihazını bırakmamak için bir haftalığına nelerden vazgeçebilecekleri sorulan kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 52), çikolata ve tatlıdan vazgeçtiğini söylüyor. Çikolata ve tatlıyı yüzde 23 ile çay ve kahve takip ediyor. Katılımcıların yüzde 11’i mobil cihazları yerine tatil günlerinden ya da iş dışındaki zamanlarından feragat ediyor. Bundan daha fazlasından vazgeçenler de var: Eşlerinden ya da sevgililerinden… 16 ülke genelinde sevgilisini gözden çıkaranların oranı yüzde 9 iken, en fazla Romen kullanıcılar (yüzde 21). Türk kullanıcıların yüzde 37’si çikolata ve tatlıdan, yüzde 26‘sı çay ve kahveden, yüzde 17‘si eşinden ya da sevgilisinden, yüzde 14’ü de tatil günlerinden feragat ediyor.
Mobil cihaz = Yaşam tarzı ve statü sembolü
Mobil Etiket Araştırması’na katılan kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 54) mobil cihazların birer statü sembolü olarak ya da dikkat çekmek için kullanıldığı, işlevsel olmanın yanı sıra kendilerine bir yaşam tarzı sunduğu görüşünde. Türk kullanıcıların da yüzde 70’i insanların mobil cihazları statü sembolü olarak kullandığını düşünüyor. Türkiye bu oranla listede ilk sırada yer alıyor.
16 ülke genelinde katılımcıların yüzde 69’u sosyal medyayı günlük olarak kontrol ettiğini söylüyor. Bu kullanıcıların yüzde 28’i günde 3-4 defadan fazla, yüzde 7’si de bir saatten az aralıklarla kontrol ettiğini söylüyor. İngiltere ve Almanya’da kullanıcıların yarıdan fazlası (yüzde 53) sosyal medyayı bir günden uzun zaman dilimlerinde kontrol ederken, Mısır (yüzde 90) ve Türkiye’de (yüzde 89) kullanıcıların çoğu her gün ve daha sık kontrol ediyor. Türk katılımcıların yüzde 45’i günde 3 – 4 kez, yüzde 32’si günde bir kez, yüzde 12’si saatte bir kereden, sadece yüzde 11’i haftada bir ya da daha az kontrol ettiği yanıtını veriyor.
Türk sosyal medya kullanıcıları, sosyal medyada en fazla insanların izin almadan kötüleyici fotoğraf veya bağlantılarda etiketleme yapmalarını (yüzde 78), kişisel veya özel bilgilerin paylaşılmasını (yüzde 75), izin almadan başkalarının yerinin etiketlenmesini (yüzde 63), tanımadıkları kişilere arkadaşlık isteği gönderilmesini (yüzde 63), şaka mesajı yayınlamak için başkasının kişisel hesabının kullanılmasını (yüzde 61) görgü kuralları açısından uygunsuz buluyor.
|
Başkalarına kızıyoruz, kendimiz yapıyoruz… Her 3 Türk kullanıcıdan biri (yüzde 30) bazı halka açık alanlarda mobil cihazların kullanımıyla ilgili yasaklar getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu düşünce yaş ilerledikçe daha da kuvvetleniyor. Mobil cihaz kullanımında görgü kurallarına uyulmaması Türk halkının yarıdan fazlasında (yüzde 56) gerginlik yaratıyor. Türk kullanıcıların yüzde 35’i mobil cihazların yemek masasında, yüzde 24’ü arkadaşlarla akşam eğlenirken, yüzde 16’sı ise yatakta kullanılmasını rahatsız edici buluyor. Oysa araştırmaya göre Türk mobil cihaz kullanıcılarının en sık yaptığı davranışlar, başkalarıyla birlikteyken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 56), mesaj veya yazı yazarken çevrede olup bitene veya sohbete karşı ilgiyi kaybetmek (yüzde 52), mobil cihazı yatak odasında kullanmak (yüzde 50). Bu sonuçlar Türk kullanıcıların başkalarında şikayetçi olduğu konuları kendilerinin yaptığını gösteriyor. |
Mobil cihaz kullanımının kuralları olmalı
Araştırmaya katılanların yüzde 61’i mobil cihaz kullanımına bazı kurallar getirilmesi gerektiğini savunuyor. Örneğin araştırmaya katılanlar yemek masasında akıllı telefon ya da dizüstü bilgisayarları görmeyi istemiyor. Şaka niyetine bir başkasının hesabından bir paylaşım yapmak, arkadaşların fotoğraflarını onların izni olmadan etiketlemek ya da onlar hakkında gereğinden fazla bilgi vermek, kullanıcıların en kızdıkları konuların başında geliyor. Araştırmaya katılan her 3 kullanıcıdan biri bu konulardan ciddi rahatsızlık duyduğunu ve mobil cihazların halka açık yerlerde yasaklanması gerektiğini söylüyor. Bu konuda Türk kullanıcılar yüzde 81 oranla başı çekiyor.
16 ülke genelinde kullanıcıların en fazla rahatsızlık duyduğu davranışlar, araç kullanırken mesaj yazmak ve klavye kullanmak (yüzde 67) ve halka açık alanlarda yüksek sesle telefonla konuşmak (yüzde 67). Türk halkının mobil cihazların kullanımıyla ilgili en önemli şikayeti halka açık alanlarda telefonda yüksek sesle konuşulması (yüzde 75). Bunu sırasıyla, araç kullanırken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 69), rahatsız edici zil sesleri / halka açık alanlarda sesi çok fazla açmak (yüzde 67), mesaj veya yazı yazarken çevrede olup bitene veya sohbete karşı ilgiyi kaybetmek (yüzde 63), başkalarıyla birlikteyken mesaj veya yazı yazmak (yüzde 59) izliyor.
IT Manager III:Unseen Forces Türkiye’de
6 Nis
İntel‘in IT yöneticilerine yönelik oyunu; 13 Nart itibariyle Türkiye’de türkçe versiyonuda ücretsiz olarak çıkmış bulunmakta, Her ne kadar sanal bir iş simülatör’ü olarak göze çarpsa da Kehanetler, Doğu felsefesi, Araf, Aydınlanma gibi kavramları bilişim dünyasının doğal akışıyla sentezleyerek sunuyor.
Oyunun Türkiye’de yayınlandığı 13 Mart tarihindne bu yana 1000 i aşkın IT sektöründeki kişinin kayıt olduğu oyuna www.intel.com.tr/unseenforces adresinden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Unutmayın amaç arzulanan “Üretken ve Mutlu Bir Şirket oluşturabilmek.
Bir kötü haberde İntelden..
24 Oca
Malum ekonomik kriz dünya devi şirketlerin yanına teknolojinin önde gelen firmalarınıda vurmaya başlamıştı daha önce Google’ın işçi çıkarmalarından ve hizmet durdurma kararından bahsetmiştik. Bu kez Dünyanın 1 numaralı CPU üreticisi olan İntel için aynı haberler dolanmakta.
Intel dört fabrikayı kapatıyor ve 6 bin çalışanın işine son veriyor. Intel’in böyle bir karar almasında etkili olan faktörler ise kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi kriz sebebiyle düşen PC satışları ve AMD’nin çıkardığı yeni işlemcilerle yarattığı fiyat rekabeti. Intel’den yapılan açıklamada işine son verilecek personelin bir kısmına diğer Intel fabrikalarında çalışma imkânı da sunulacağı belirtildi. Fabrikalar 2009 yılı sonuna kadar aşamalı olarak kapatılacak.
Intel’in kısa vadedeki geleceği ile ilgili değerlendirmelerde bulunan In-Stat analisti Ian Lao; Intel’in yaptığı fiyat indiriminden sonra bile AMD’nin notebook ve son çıkardığı masaüstü işlemcilerinin fiyat avantajına sahip olduğunu belirtirken, bunun Intel’in başını ağrıtabileceğine dikkat çekiyor. Uzun zamandır ilk kez Intel’i rahatsız edebilecek konuma gelen AMD’ye karşı Intel’in daha da agresif bir fiyatlandırma politikası izlemeyeceğini de NPD analisti Stephen Baker söylüyor.
Kaynak: ComputerWorld Türkiye
Intel den iki bomba birden geliyor.
14 Oca
İntel 18 şubatta yeni nesil işlemcilerini piyasaya duyurmaya hazırlanıyor ama asıl önemli nokta bu değil sanırım. Asıl bomba ise biri 4 çekirdekli olmak üzere 6 farklı üründe ücrette indirime gitmesi olacak.

Geçtiğimiz Kasım ayında yüksek performans segmentine yönelik olarak Core i7 serisi yeni nesil işlemcilerini kullanıma sunan Intel’in lanse edeceği Core 2 Quad serisi yeni işlemciler, 45nm üretim teknolojisiyle hazırlanıyor ve ısıl güç tasarımları 65 Watt olarak belirlenen enerji verimli üç yeni yeni işlemci ile Intel, son dönemin öne çıkan segmentlerinden biri olan performans odaklı HTPC’ hitap etmeyi planlıyor gibi.
Intel’in satılmakta olan mevcut modellerden model isimlerinin sonunda yer alan “S” uzantısıyla ayrılabileceğini belirterek yeni modelleri Q8200s, Q9400s ve Q9550s olacağı açıklandı. Üç yeni modelin de satılmakta olan 95 Watt’lık versiyonlardan sadece ısıl güç tasarmları ile ayrıldığı onun dışında saat hızı ve bellek kapasitesi başta olmak üzere işlemciler arasında herhangi bir teknik farklılığın bulunmadığı belirtiliyor.
Intel’in 18 Ocak’ta duyuracağı yeni işlemcileri üç yeni işlemcinin yanı sıra Intel aynı tarihte çift çekirdeki iki yeni modelini daha ürün gamına eklemeye hazırlandığı ise bir diğer haber olarak yerini almakta. Firmanın çift çekirdekli yeni işlemcileri, özellikle giriş seviyesindeki sistemleri hedef alan Pentium E5400 (2.7GHz) ile Core 2 Duo E7500 (2.93GHz) olacakmış.
Bakalım AMD İntelin bu atağına nasıl cevap verecek, ve sanırım bu rekabette karlı çıkan taraf kullanıcı olacka. :)
VIA Trinity; DirectX 10.1 ve HD video destekli yeni platform
20 Ara
Nano işlemci ailesiyle netbook pazarında Intel’e, Chrome 400 serisi ekran kartlarıyla da DirectX 10.1 destekli giriş seviyesi ekran kartı arenasında AMD-ATi’ye rakip olan VIA, Trinity olarak adlandırılan yeni platformuyla özellikle Intel’in egemen olduğu netbook ve nettop dünyasında rekabetçi olmayı ve pazar payını arttırmayı hedefliyor. C7 işlemcileriyle netbook pazarına giriş yapan ve HP başta olmak üzere bazı üreticilerin maliyet odaklı ultra-taşınabilir dizüstü bilgisayarlarına güç veren VIA, Nano işlemci ailesi ve S3 Chrome 400/500 serisi grafik işlemci mimarisinin avantajlarını Trinity latformunda bir araya getirmeyi ve mobil pazarda rekabetçi olmayı hedefliyor.

Tayvan’da gerçekleştirilen WinHEC etkinliğinde aldığı Yeşil Teknoloji ödülüyle düşük güç tüketimli çözümleri yeniden gündeme gelen VIA, yeni platformuyla farklı segmentlerde başarı sağlamayı amaçlıyor. Her ne kadar Nvidia, Ion isimli yeni platformuyla Atom işlemcili sistemlerde DirectX 10 ve HD Video dönemini başlatacağını belirtse de Ion platformu üzerine inşa edilecek yeni modellerin çıkış tarihi henüz kesinleşmiş dğeil. Nano işlemci ailesiyle henüz Atom’a rakip olamayan VIA ise Trinity platformuyla iddiasını ortaya koymaya ve bu durumu değiştirmeye kararlı. Zira yeni platformda Nano işlemci ailesi, VX800 yonga seti ve Chrome 400/500 GPU’su bir araya getiriliyor.
Trinity’nin ana komponentleri VIA tarafından hazırlanıyor; VIA Nano işlemci,S3 Chrome 400/500 serisi GPU ve yonga seti
Üç ayaklı bir yapıya sahip olan Trinity platformunun ana unsuru Nano işlemci ailesi. 65nm üretim teknolojisiyle hazırlanan ve saat hızı 1.8GHz’e kadar çıkan düşük güç tüketimli yeni jenerasyon işlemcilere yer verilen platformda, C7 işlemci ailesi de tercihe göre kullanılabilecek. Netbook ve nettop bilgisayarların yanı sıra gömülü sistemlerde de tercih edilebileceği beliritilen Trinity platformuna, VIA’nın entegre grafik işlemcili VX800 yonga setinin eşlik edeceği bildiriliyor. Tabii yonga setinde 945Gx serisi gibi DirectX 9 estekli UniChrome grafik çekirdeğinin bulunduğunu da belirtelim.

Trinity platformunun diagramı
VIA’nın HD platformu olarak tanımladığı Trinity’de, S3′ün DirectX 10.1 desteği sunan ve Chrome 400/500 serisi ekran kartlarına güç veren grafik işlemci çözümüne yer verilecek. Tek bir GPU’nun kullanılacağı sistemde yüksek tanımlı videolar (H.264, MPEG-4, VC-1, WMV-HD ve AVS) için GPU tabanlı donanımsal hızlandırma sağlanabileceği, bu sayede merkezi işlem biriminin yani CPU’nun daha az meşgul edilebileceği ve bir yandan Blu-ray oynatılırken öte taraftan bir başka iş veya uygulamanın çalıştırılabileceği ifade ediliyor.

Trinity platformunda yeni nesil Nano işlemcilerinin yanı sıra C7 jenerasyonu VIA işlemcileri de kullanılabiliyor. Tabii VX800 yonga seti ve S3 GPU’su da işlemciye eşlik ediyorlar.
İşlemciler gibi kullanılacak harici grafik işlem biriminin de düşük güç tüketimine sahip olması VIA’nın enerji verimliliği iddiasına da katkı sağlamış olacak. Geçtiğimiz aylarda Mini-ITX 2.0 standardının detaylarını açıklayan VIA, Trinity platformuyla kompakt sistemlerde söz sahibi olmayı hedefliyor. Düşük güç tüketimli Nano işlemci ailesi, HD Video yeteneklerine sahip olan DirectX 10.1 destekli yeni nesil S3 GPU’su ve entegre grafik işlemcili tümleşik dijital medya çipsetinin kombine edildiği Trinity platformuyla düşük güç tüketimli kompakt sistemlere gözünü diken VIA’nın bu girişimine üreticilerin nasıl yaklaşacağını ise zaman gösterecek.
Kaynak : http://www.via.com.tw/en/resources/pressroom/pressrelease.jsp?press_release_no=3007




