lost olarak etiketli yazılar
Mim: Blog Yazarları Hangi Dizileri İzliyor?
8 Eyl
Uzun zamandır mim gelmiyor diye firendfeed’te serzenişte bulunurken Eray sağolsun daha önce başlatmış olduğu mim‘i bana da yollamış. Birde uzun zamandır sinema ve dizi konusunda yazmadığımı da düşünecek olursak tam gediğinde bir mim olmuş oldu benim için. :) Kendisine teşekkür ediyor ve mim’e cavap vermeye başlıyorum. Biraz uzun olacak çünkü izlediğim o kadar çok dizi var ki tek tek okuyacak arkadaşlara şimdiden çok teşekkür ediyorum. :)
1. Kyle XY: (IMDB – Wiki)
Tür: Bilim kurgu, Dram, Teenage
Senarist: Eric Bress, J. Mackye Gruber
Oyuncular: Matt Dallas, Marguerite MacIntyre, Bruce Thomas, April Matson, Jean-Luc Bilodeau, Chris Olivero, Kirsten Prout, Jaimie Alexander
Beni oldukça kendine bağlayan bir dizi olmasına rağmen ABC Family’nin yayından kaldırdığı ve sonrasında fanları tarafından oldukça eleştirilmesine sebep olmuştur. Final bölümüne kadar oldukça başarılı ilginç ve bir o kadarda eğlenceli bir konu üzerine kurulan dizinin benim için en önemli özelliği Bilim kurgu, drama ve teenage dediğimiz türleri birbirine o kadar iyi empoze etmişti ki hiç bir konuda sizi aşırı derecede sıkmadan her şeyi yerli yerinde ve tadında veriyordu.
Ormanda uyanan sıra dışı özelliklere sahip Kyle’ın ilginç gelişimi ve kendini arayışını, yeni ailesi ve çevresindeki arkadaşlarıyla olan ilişkilerini konu alan dizinin yerini doldurabilecek bir dizi hala bulabilmiş değilim.
Eğer sonu mühim değil izlerken beni benden alsın diyorsanız tavsiye edebileceğim dizilerin en başında gelmektedir kendisi.
2. Lost (IMDB – Wiki):
Tür: Macera, Drama, Fantezi, Bilim kurgu, Gerilim
Senarist: Jeffrey Lieber, J.J. Abrams, Damon Lindelof
İzlemeyen kaldı mı bilmiyorum? Dünyada en çok izlenen dizilerin başında gelen bu dizi Türkiye’ye yabancı dizi ekolünü getiren bir çok kişiyi kurgusu sayesinde kendisine hayran bırakmayı başardı. Konusu ise ilginç bir ada ve bu adaya düşen uçaktaki yolcuların başından geçen bir dizi esrarengiz olayı adaya düşmeden önceki hayatları ve birbirleriyle olan ilişkilerini anlatan bu diziyi final bölümüne kadar bir çok kişi eleştirmeye dahi korkarken finali beğenmeyenlerin çoğunlukta olduğunu söylemeden edemeyeceğim.
Bana göre daha iyisi yapılabilirdi belki ama yine de kötü bittiğini düşünmüyorum. Her ne kadar altı yılını bu diziye vermiş ve final bölümü yüzünden serzenişte bulunanların olduğunu görsekte izlenesi dizilerin başında gelmektedir. Dizinin 6 sezon olması biraz gözünüzü korkutabilir. :)
3. Prison Break (IMDB – Wiki)
Senarist: 11 senaristen oluşan geniş bir grup tarafından yazılmıştır.
Haksız yere idam cezasına çarptırılmış olan abisini, mimarı olduğu hapishaneden kaçırmaya karar veren, plan yapma ve üstün zekasını kullanacak olan Michael Scofield’ın kendini aynı hapishaneye düşürmesi ile başlayan dizi daha sonra ABD’nin gizli devletinin işin içinde olması ile gelişen serüveni anlatmakta.
Kurgusu ve özellikle Scofield’ın başarılı planları sayesinde her bölümde ayrı bir heyecan yaşatan dizi gerçekten kendine bağlayacaktır. Özellikle 1. sezonun son bölümleri ve 4. sezondaki temposu ile sizi koltuklarınıza çivileyeceğini düşünüyorum. :)
Toplam 4 sezon olan dizi; yine yayıncısı olan TV kanalının kararıyla erken final yapmış buna rağmen finalden sonra yayınlanan iki bölümlük “Free” bölümüyle takipçilerinin hevesini kursağında bırakmayıp gerçekten güzel ve tadında bir finalle noktalanmıştır.
4. Spartacus: Blood and Sand (IMDB – Wiki)
Senarist: Aaron Helbing, Todd Helbing, Miranda Kwok, Steven S. DeKnight, Brent Fletcher, Tracy Bellomo, Andrew Chambliss, Daniel Knauf
Eski Roma tarihindeki efsane Spartacus’un hikayesini anlatan dizi, İsminde geçen “Kan ve Kum” temasına uygun efektleri ile bu sene oldukça beğeni toplayan diziler arasında yer buldu.
Trakyalı asker Spartacus’un Galadyatör olması ve arenada yükselişini konu alan ilk sezonu tamamlanmıştır. Lenf Kanseri teşhisi konması nedeniyle 2. sezona ara verilmesi söylentileri dolaşırken. 2. sezonun ilk 6 bölümünün gladyatörlerin önceki hayatlarını anlatacağı ve diğer 6 bölümün ise Gods of the Arena ismi ile yayınlanacağı duyurulmuştur.
Dizi de aşırı derecede cinsellik ve şiddet içermektedir. Bu yıl içinde Türkiye’de de yayına girecek olan diziyi internetten indirerek izlemenizi tavsiye edeceğim. Çünkü uygulanan sansürlerle bir çok konuyu kaçıracağınızı düşünüyorum.
5. Fringe (IMDB – Wiki)
Tür: Bilim kurgu, Koru, Gerilim, Macera, Polisiye
Senarist: J.J. Abrams, Alex Kurtzman, Roberto Orci
FBI’ın Fringe departmanında yaşanan sınır bilim olarak nitelendirilen olayları konu alan dizi her ne kadar X-Files tadı versede zamanla bölümler arası ince bağlantılar sayesinde biraz daha kendini göstermeye başladı. Şu ana kadar 2. sezonu yayınlanan dizinin 3. sezonu 23 Eylül’de takipçileriyle buluşmaya hazırlanıyor.
FBI ajanı Dunham, Bilim adamımız Dr. Walter Bishop ve oğlu Peter Bishop karakterleriyle dünya üzerinde yaşanan sınır ötesi bilimle ilgili suçları çözen ve bunlar arasındaki bağlantılarla giderek heyecanlanan dizinin yeni bölümlerini sabırsızlıkla bekliyorum.
Bakalım ilk iki sezondaki başarısını devam ettirebilecek mi hep birlikte göreceğiz. :)
6. The Big Bang Theory: (IMDB – Wiki)
Tür: Sitkom
Senarist: Chuck Lorre, Bill Prady
Sizce zeka mı? güzellik mi? diye soracak olsak ne cevap verirdiniz.
Leonard, Sheldon, Raj ve Howard isimli dört bilim adamı ile Leonard ve Sheldon’ın karşısına taşınan seksi sarışın Penny’nin sıradışı ve komik maceralarını anlatan dizi sizleri her bölümde kahkahalara boğacaktır.
Özellikle Sheldon’ın takıntıları ve robotumsu yaşamına tanık oldukça zevk alacaksınız diziden. :)
Halen yayında olan dizinin 4. sezonu 23 Eylül’de vizyona girmeye hazırlanıyor.
Merakla bekliyoruz.
.
7. How I Met Your Mother: (IMDB – Wiki)
“How I Met Your Mother”, Ted’e ve onun eşine nasıl âşık olduğuna ilişkin bir komedi. Ted bu aşkın hikâyesini gelecekte, çocuklarına anlatıyor.
27 yaşındaki Manhattan’lı mimar Ted, arkadaş grubuyla kendine küçük bir dünya yaratmış bir genç. Grupları dört kişiden oluşuyor: En iyi arkadaşı, hukuk öğrencisi Marshall (Jason Segel), dokuz yıldır birlikte olduğu anaokulu öğretmeni sevgilisi Lily (Buffy the Vampire Slayer’ın Willow’u Alyson Hannigan) ve kendine özgü fikirleri olan, takım elbise giymekten şaşmayan, kızlarla tanışmak için sağlam bir yöntem geliştirmiş Barney Stenson (Neil Patrick Harris). Onun kalıcı ilişki kurmak gibi kaygıları yok. Tersine, renkten renge koşuyor. Bizim onunla tanıştığımız sıralarda Lübnanlı kızları beğeniyor, bir önceki favorisi yarı Asyalı kızlarmış. Günler böylece akıp giderken, Marshall, anaokulu öğretmeni Lily ile evlenmeye karar verdiğini açıklayınca Ted (Josh Radnor) paniğe kapılıyor. Romantik Ted’in bekâr kalmaya hiç niyeti yok ve eğer gerçek aşkı bulmaya niyeti varsa, onun da harekete geçmesi gerek. Derken Robin Trubotsky (Cobie Smulders) ile tanışıyor ve ilk bakışta âşık olduğunu düşünüyor. Acaba sahiden öyle mi?
Aslında biz diziye, gelecekte, 2030 yılında başlıyoruz. Olgunlaşmış, durulup oturmuş Ted Mosby, iki çocuğuna, oğlu (David Henrie) ve kızına (Lyndsy Fonseca) “Size bir hikâye anlatacağım,” diyor. Anneleriyle nasıl tanıştığının hikâyesi. Dinlemek mecburi, öyle benim canım sıkıldı diye kalkıp gitmek yok. Baştan da uyarıyor: “Uzun bir hikâye.” O anlatırken biz de 2005’e dönüyoruz. Gelecekten bölümler ise bu uzun hikâyeyi renklendiriyor. Carter Bays ve Craig Thomas’ın yarattıkları dizi, başından sonuna kadar 25 yıllık ara ile, geçmiş ve gelecek arasında gidip geliyor ama bizim için “şimdi” olan, Ted’in geçmişi. Oğlu ile kızına hikâyesini anlatan yaşını başını almış Ted’i görmüyoruz, sadece onu konuşan Bob Saget’in sesini duyuyoruz.
5 sezonu geride bırakan dizi 6. sezonuna 20 eylülde başlayacağı belirtildi. İzlemenizi tavsiye ederim.
Aslında daha yazacağım bir çok dizi var ama şimdilik bunlarla yetineyim kalanlarıda önümüzdeki günlerde 2. bölüm şeklinde zaman buldukça yazmaya çalışacağım.
Mim’i yazdıktan sonra şimdi sıra geldi paslamaya ;)
Can Paçacı, Sabrican Zaim, Lütfi Gül, İbrahim Uzun, Bülent Sakarya, Guijarra ve Hamdi Yaman ayrıca eğer mim’de ismi geçmeyipte cevaplamak isteyenlere yollayarak kolay gelsin diyorum :)
İzlediklerim (14.02.2009-21.02.2009)
23 Şub
Bu hafta izlediklerim bölümünde sizlerle paylaşacağım 2 yeni yabancı bir de yerli film olmak üzere 3 film, ayrıca Lost 5.sezon 5. bölüm ve Kyle XY 3.sezon 6.bölüm yer almakta.
1. Kyle XY: (Sezon 3 Bölüm 5):
Bölümü izlemeyenler için spoiler içerir.
Malumunuz dizinin aşırı bir takipçisiyim hatta Kyle XY’nin son sezonu olduğu hakkında çıkan söylentilerden en çok üzüntü duyanalr arasındayım. Çünkü izlediğim diziler arasında beni en çok kendine bağlayan dizi Kyle XY oldu.
Özellikle 2 sezonun o muhteşem sürükleyiciliği uyandırdığı merakla 1 gecede 14 bölüm izlememe sebep olmuştu.
Sezon 3 5. bölüm izlenimlerim için ladnok’u biraz daha iyilik sever olarka algılatmaya çalışılsada hala asıl amaçlarını öğrenememek tam bir muamma ve ailedeki zor durumlarda olan dayanışma hevesi birbirlerine bağlılık ve sevgilerini en yüsek dozda verilen bölümlerden biri oldu 4. bölümde Nicol’ün yaralanması ve iyileşmesinin ardından hastane faturasının gelmesi ve ödeyebileceklerinin çok üstünde bir bedelle karşılaşan Nicole – Stephen çifti ne kadar çocuklardan saklamaya kalksada Lori’nin gözünden kaçmayan durum sonunda Josh,Kyle ve Jessi’nin de kulağına gidince ailelerine yardım için kolları sıvayan çocuklar çeşitli fikirlerini uygulamaya koyuyorlar bunlardan en etkili olanı ise her zamanki gibi Kyle’dan geliyor Ladnok’a zoraki olarak giderek bir yarışma için icat yapmayı kabul ediyor. Bu arada Amanda ile aralarının durulması ve artık en azından selamlaşmaları ve kısada olsa konuşmaları ilerisi için tekrar Kyle Amanda birlikteliğini kurulabileceği sinyalleri verirken şimdilik söylemeyi uygun bulmadığım bir süpriz işleri iyice çıkmaza sokuyor.
Bu haftanın kısaca özetini verdikten sonra diğer dizimiz Losta geçelim.
2. Lost ( Sezon 5 Bölüm 6) :
Haliyle bu bölümde spoiler içermektedir. İzlemeyenlere tavsiye etmemekteyim.
Adadan ayrıldıktan sonra bir türlü eski huzurlu ya da ümit ettikleri hayata kavuşamayan oceanic 6′lısı Benjamin’in de yardımlarıyla adaya tekrar dönme serüveni ve bu serüvendeki inanılmaz tesadüfi olaylarla kaşılaşıyorlar. Adaya dönebilmenin tek yolunun ilk Oceanic kazasının şartlarını sağlamak zorunda olduklarını öğrenen grup birbirlerini ikna etmeye çalışmaktalar.
İlk kazada Jack’in babasının cenazesini taşımış olmasındna dolayı John’un ölüm sebebini bu şekilde öğrenmiş olduk ki kendisi Oceanic 6′lısının dönmesi için intihar ediyor. Gelişen olaylar çerçevesinde en büyük süpriz ise yine bindikleri uçağın pilotu çok tanıdık bir sima olması ki Oceanic 815 sayılı uçuşun pilotu Seth Norris ile karşılaşıyoruz. Açıkçası yine büyük süprizlerle geçen bir 6.bölüm izledik bakalım adaya dönüşte nasıl bi olay oldu yada uçak düştümü bunlar ışınlandılarmı hala anlayamamış olmamdan kaynaklanarak uçak düştü diyemiyorum. Ayrıca son dakikada ki Jin’in drahma minübüsü ve elbiseleriyle gelmeside başka soru işaretlerini birlikte getirdi.
3. Changeling ( Sahtekar ):
Bir diğer oscar adayı filmlerden biri olan Sahtekar(Changeling) başrolde Angelina Jolie’nin oynadığı film gerçek bir hikayeden uyarlanmakta ve bir annenin kaybolan çocuğunu bulması için gösterdiği çaba ve buna karşılık polisin yapmış olduğu hatayı kabul etmeyerek annenin hayatını mafhetme çabaları arasında gidip gelen film oldukça etkileyici bir seneryoya sahip olmasını bir artı olarak gördüm.
Filmin detayları ise şöyle:

Vizyon Tarihi:30 Ocak 2009
Süresi:140 dak.
Yönetmen:Clint Eastwood
Tür:Dram / Gerilim / Suç
Senaryo:J. Michael Straczynski
Görüntü Yön.:Tom Stern
Müzik:Clint Eastwood
Yapım:2008, ABD
Oyuncular:
John Malkovich, Angelina Jolie, Colm Feore, Jeffrey Donovan, Amy Ryan, Michael Kelly, Geoffrey Pierson, Gattlin Griffith, Frank Wood, Peter Gerety, Reed Birney, Jason Butler Harner
Filmin Özeti
Chistine eve döndüğünde oğlu Walter’ın kaybolduğunu öğrenir.Aylar süren aramalardan sonra Walter geri döner ancak Christine dönen çocuğun oğlu olmadığını başka biri olduğunu söyler ve insanlarıda buna inandırmaya çalışır.Polis teşkilatının yardım etmemesi üzerine Christine oğlunu kendi bulmaya karar verir.Çaresiz kalan Christine’in tek destekçisi ve yardımcısı Rahip Briegleb olacaktır.
Filmin konusu 1920′li yıllarda Los Angeles’da yaşanmış gerçek bir hikayeden alınmıştır.
4. Pride and Glory (Zafer ve Gurur):
Bu filmde gerçek bir öyküden esinlenerek yapılmış ve gerçekten insanın kanlarını ürperten bir olayı ele alması nedeniyle beğendiğim filmler arasında.

Filmin Künyesi
Vizyon Tarihi:30 Ocak 2009
Süresi : 125 dak.
Yönetmen:Gavin O’connor
Tür:Dram / Suç
Senaryo:Joe Carnahan
Görüntü Yön.:Declan Quinn
Müzik:Mark Isham
Yapım:2008, ABD
Oyuncular:
Edward Norton, Colin Farrell, Jon Voight, Ryan Simpkins, Noah Emmerich, Wayne Duvall, John Ortiz, Rick Gonzalez, Manny Perez, Jennifer Ehle, Chris Astoyan, Lake Bell, Ty Simpkins, Shea Whigham, Frank Grillo, Ramon Rodriguez, Carmen Ejogo, Maximiliano Hernández
Filmin Özeti
New York polis teşkilatında dört polis öldürülünce, tüm teşkilat katilleri yakalamak için harekete geçer. Manhattan Polis Şefi Francis Tierney, dedektif oğlu Ray Tierney’den davayı yürütmesini ister. Ray yitirilen polislerin, ağabeyi Francis Tierney Jr.ve kayınbiraderi Jimmy Egan’la beraber çalıştıklarını bildiği için davayı isteksizce kabul eder.
Dava sıradan bir uyuşturucu baskını gibi görünse de,davayla ilgili ipuçlarının bulunmasıyla birilerinin uyuşturucu tacirlerini polislerin gelmekte olduğuna dair uyarmış olduğu anlaşılır. Bunu teşkilattan birileri yapmış olmalıdır. Daha da kötüsü, ipuçları en olamayacak yöne işaret etmeye başlar; Ray’in Kardeşine ve kayınbiraderine. Detaylar ortaya çıktıkça Ray, aileye sadakat ile teşkilata sadakat arasında seçim yapmaya mecbur olur.
5. Güneşin Oğlu:
Bu hafta izlediğim tek yerli film bu oldu. küfürler dışında da gülebildiğimi söyleyemem ama konu gerçekten ilginç ve hala türk filimlerinde yakındığım kardeşim o kadar adam ölüyor bir kere kan akıyor neden çok merak ediyorum. :)

Filmin Künyesi
Vizyon Tarihi:7 Kasım 2008
Yönetmen:Onur Ünlü
Tür:Komedi
Senaryo:Onur Ünlü
Görüntü Yön.:Aras Demiray
Yapım:2008, Türkiye
Oyuncular:
Haluk Bilginer, Hümeyra Akbay, Özgü Namal, Ferit Kaya, Bülent Emin Yarar, Köksal Engür, Görkem Yeltan, Tansu Biçer, Ahmet Kural, Levent Öktem, Serkan Keskin, Gamze Demirbilek, Burçin Yıldırım, Özkan Meşe, Sinan Urundaş
Filmin Özeti:
Fikri,bütün hayatı boyunca bir mucize olması için beklemiştir ve en sonunda bu isteğine kavuşmuştur.Güneşin Oğlu olduğunu öğrenir ve bütün hayatı değişir.Fikri Şemsigil’in ruhu çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır.Bu durumdan rahatsız olan Fikri,yıllarca beklediği mucizeden artık kurtulmak istemektedir.
Filmleri bitirdikten sonra veda yazımıza geldi sıra haftaya yine aynı konu ile görüşürüz. İyi seyirler.
İzlediklerim (07.02.2009-14.02.2009)
15 Şub
Hala bursada olmam ve Konyaya gittiğimde özellikle arakdaşlarla birlikte izlemek istediğimden dolayı filmleri önümüzdeki haftaya saklayarak bu hafta dizilerle yetindim.
1) Kyle XY : (IMDB: 8.5)

Son 2 aydır müthiş bir şekilde bağımlısı olduğum bu dizi ile başladım bu haftaya Özellikle ilk iki sezonun toplam 33 bölümü izlemem 3.5-4 günümü almış olması ise ne kadar sürükleyici ve başarılı bir dizi olduğunu ortaya koyuyor ve şu ana kadar tavsiye ettiğim kişilere karşı yüzümü kara çıkartmayan tek dizi kime başlamasını tavsiye etsem bana dönüşleri harika yorumlarla oluyor. dizinin kısa bir tanıtımı ile başlıyorum ilerleyen haftalarda bölüm bölüm yorum yapmaya çalışacağım.
Bu Kısmımdan sonrasını izlemeyen arkadaşların okumamasını tavsiye ederim spoiler içermektedir. Hevesiniz kaçmasın :)
kyle xy, ana rahmine gerek duymadan, suni rahim yardımıyla bir tank içinde belli bir yaşa kadar o tankın içinde büyültülmektedir. bu buluşu bulan kişi, adam baylin adında dahidir.
adam baylin‘de zamanında bir denekmiş. doğum esnasında 14 aylık olarak doğmuştur. fakat doğduğu zaman annesi vefat etmiştir. insanlar beyninin %7′sini kullanırken, adam, daha fazlasını kullanabiliyordu. üniversite yıllarında profesör kern adında bir akıl hocasıyla bir çok projeye katılmış, akademik olarak çok başarılı biriymiş. üniversiteyi bitirdikten sonra ortadan kaybolmuş. üzerinden 20 sene geçmiş. madacorp adında bir firmada suni rahim üzerinde çalışmış, kyle öncesi bir çok kez deneyler yapmış fakat hep başarısızlıkla sonuçlanmış. en son kyle ‘ın projesi çok iyi gitmiş. daha sonra madacorp isteklerinin dışına -kötü amaçlı- çıkınca, adam şirketle olan çalışmasını bırakmak zorunda kalmış ve kaçmış
kyle xy ‘nin durumunu gözlemek için içeride güvenlik elemanlarından tom foss ‘uda gambaz olarak madacorp ‘ta bırakmış. daha sonra hayati fonksiyonları cevap vermeye başlayınca tom foss kyle ‘i kaçırır. bir şekilde bu profesör kern ‘de bu işin içindedir. kyle, profesör kern ve tom foss arabadalardır. ormanda dururlar ve tom foss profesörü öldürür ve kyle ormanda yalnız başına kalmıştır. uyanır ve filmde orada başlıyor işte…
sizlere iyi seyirler.
dipnot(lar);
- suni rahim, içi su dolu bir tankta gerçekleştirilmektedir.
- kyle ‘in asıl ismi kyle degil, xy projesi olarak geçip ismi bir sayisal kodtur. (781227)
- kyle su tankın içinde 15, 16 sene boyunca bitkisel hayat tarzında büyümüştür.
- kyle, adam baylin ‘in tohumlarından oluşuyor ki, izleyenler bilirler; kyle ‘in gençliği tıpatıp adam baylindir.
- ana rahminde büyümediğinden dolayı, göbek deliğide yoktur.
dizi hakkında bilgi(ler):
- dizinin yapımcıları; Eric Bress ve J. Mackye Gruber ‘dir.
- dizinin türü; dram, gizem, bilim kurgu, aşk, aile bağları, öz geçmiş, seks, arkadaşlık, travma, baba oğul ilişkisi, gençlik, bellek kaybı ve şefkat olarak geçmekte.
- 3 dalda ödül almıştır. son olarakta dizinin çekimlerindende abc stüdyoları sorumludur.
not: 22dakika.com dan alınmıştır.
2) Fringe:
Geçen hafta başladığım Fringe’ te ise bu hafta 12. bölüme geldim ve günceli yakalamama 2 bölüm kaldı ama Bursa’daki Adsl bağlantımın sınırlı olmasından dolayı pek download yapamama olanak sağlamadığın için indiremedim hala son 2 bölümü neyse önümüzdeki hafta güncele geleceğim bu dizide de şu ana kadar izlediğim kadarıyla dizi X-files tarzında ama çok ince nüanslarla bu diziden ayrılmakta ve en büyük artısıda “Lost” senaristin olan J.J. Abrams dizisi olması gerçekten kurgunun muhteşemliği özellikle Dr. Walter Bishop’un delimsi, vurdum duymaz tabırları ama her söylediğinin altında yatan gizli gerçekteler le kendisine bağlayan dizi Dr. Walter Bishop’un bundna 20 yıl önce Amesika Hükümeti için yaptığı Sınır Ötesi bilimin en uç noktasında ki çalışmaları ve sonrasın bu buluşlarının teker teker günümüzde seri şekilde suç aleti olarka kullanılması temasına dayanan dizide Dr. Walter Bishop’unakıl hastanesinde 20 yıl geçirmesinin üzerine bunları hatırlamasının oldukça güç olması ve hatta 2 dakika önce neler söylediğini unutan birisi olması diziyi tekdüzelikten çıkarıyor ve farkında olmadan söylediği şeylerin dizinin ilginç noktalarına işaret etmeside izleyicinin dikkatini dağıtmasını engelliyor ve Filmin bayan FBI ajanı olan Olivia Dunham’ın ısrarcı kimliğiyle gizli geçmişinin ardında bir sır perdesi bırakan Peter Bishop’un zekaları birleşince dizi zevk uyandırıyor.
Bence dizinin tepki gösterilen tek özelliği ise her bölümde bir konuyu baz alması ki ( son ilzediğim 7 sezonla 11. sezon arasında bu olgu biraz daha azaldı ve birbiriyle bağımlı olmaya başladı biraz daha olaylar) her bölümde farklı konulara değinmesi olarak görülüyor. USA’sa %5.2 canlı izlenim oranıylada beğenilen bir dizi olduğunu ispatlamış bile.
İzlediklerim. (01.02.2009-07.02.2009)
8 Şub
Bi kaç gündür yazacağım ama bir türlü fırsat bulamadım malum Bursa’da yarıyıl tatilindeyim ve saolsun arkadaşlar, aile, işler derken blogla çok fazla ilgilenemedim. Bundan sonra aldığım karar doğrultusunda bir hafta boyunca izlediğim film ve dizileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım bi engel olmazda her hafta sonu cumartesi günü bu değerlendirmeleri sizlerle birlikte yapacağım.
Bu hafta izlediğim dizileri sıralayacak olursam;
1) Lost:(IMDB:9.1)
Artık yediden yetmişe herkesin bağımlısı olduğu “Lost” dizisi en son 4. sezon 12. bölümde kaldığım diziye 4. sezondaki ileri gidiş gelişlerin belirsizliği yüzünden biraz zoraki izlememe rağmen 5. sezon için etrafımdan aldığım izlenimlerden sonra tekrardan heyecanla başladım ve1 haftada 6 bölüm izleyerek özellikle 5. sezonun daha sürükleyici olduğunu söylebilirim. Özellikle adadan kurtulanların kesinleşmesi ve adada kalanların biraz daha bilinmeze sürüklenmesi zaman kavramının tamamen ortadan kalması hoşuma gitti. Gizem artmasına rağmen daha anlaşılır olmaya başladı ve 1. bölümde olan şeylerin bile açıklanması hoşuma gitti ve bir arkadaşımın bahsettiği Lost senaristlerinin “Aslında bütün herşeyi 1. sezonda anlattık.” demesini daha belirgin bir şekilde anlamaya başladım.
2.Fringe: (IMDB:6.9)

Bu diziye bugün itibari ile bşaladım ilk bölüm itibari ile biraz X-file ve Numb3rs tadında bir dizi;
Bilimkurgu, drama ve gerilimin iç içe geçtiği yapımda bir özel ajan, bir bilim adamı ve oğlundan oluşan üçlümüz, bir dizi inanılmaz olayla bağlantılı ölümcül bir gizemi çözmeye çalışıyorlar…
Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiçbir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan Havalimanı’na iniş yapar… Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBI Özel Ajanı Olivia Dunham (Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında ortağı Özel Ajan John Scott (Valley), ölümün kıyısına gelir. Çılgına dönen Dunham, umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum, özel ajanımızı günümüzün Einstein’ı Walter Bishop’a (Noble) götürür. Ancak Bishop, 17 yıldan fazla zamandır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yolu da asi oğlu Peter’ı (Jackson) yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel Ajan Philip Broyles’ın (Reddick) emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir…
İlk bölüm itibari ile standart bir sonla bitmeyen ve Pilot olan bölümün 1 saat 20 dakika sürmesi ise bir film tadında olmasını sağlamakta.
Bu hafta izlemiş olduğum filmler ise;
3. Güz Sancısı:(IMDB:6.4)
![]() |
Tür : Dram Gösterim Tarihi : 23 Ocak 2009 Yönetmen : Tomris Giritlioğlu Senaryo : Nilgün Öneş , Etyen Mahçupyan , Yılmaz Karakoyunlu (Kitap) Yapım : 2008, |
|
Babası milliyetçi, zengin bir toprak ağası olan Behçet, babasının bağlantıları ve isteğiyle siyasete adım atar. Bu dünyadaki bazı gelişmeleri kendi ahlak yapısına uygun bulmayan Behçet yine de kendi milliyetçiliğinin bakış açısını doğru bulmaktadır.
Behçet Türk milletinin Batılılarca kuşatıldığına ve bunun bariz kanıtının Kıbrıs’la ilgili olayların olduğuna inanıyordur. Tüm bu siyasetteki ve -baba faktörüyle- kendi hayatındaki yaşadığı ağır gerilim ortamında komşu Rum kızı Elena’ya aşık olmuştur. Bu aşkın ilerlediği günler onları 6 Eylül 1955 sabahına da yakınlaştırır.
Çemberimde Gül Oya, Hatırla Sevgili gibi ülkemizde büyük başarılara imza atmış dönem dizilerinden sonra Tomris Giritlioğlu, sinemaya verdiği 10 yıllık bir aradan sonra 1955 İstanbul’unun fiziki ve ruhsal atmosferini en ince ayrıntısını dikkate alarak yansıttığı ve Suyun Öte Yanı ve Salkım Hanım’ın Taneleri ‘nden sonra tematik üçlemenin son filmi olan Güz Sancısı ile beyazperdede.
Yorumum: Açıkçası 1955 yılında yaşanan bu olayları araştırmadan gittiğime pişmanım filme, siz siz olun izlemediyseniz öncesinde bir araştırma yapın derim bu yılda yaşanan olaylar hakkında bilginiz yoksa.. Konu olarak Kıbrıs ta ve Selanikte yaşanan olaylar sonrasında istanbulda yaşanan olayları anlatmakta. Bu arada filmin IMDB de 2002 yapım gözükmesi ilginç geldi :S
3. Benjamin Button’ın Tuhaf Hikasyesi (The Curious Case Of Benjamin Button): (IMDB:8.4)

|
Yapım :
|
2008, ABD / İngiltere / Fransa / Hindistan |
|
Tür :
|
Aile / Biyografi / Dram / Fantastik / Gerilim / Gizem / Romantik |
|
Yönetmen :
|
David Fincher |
|
Senaryo :
|
Eric Roth, Eric Roth (Kitap), Robin Swicord, F. Scott Fitzgerald (Kitap) |
|
Oyuncular :
|
Tilda Swinton, Brad Pitt, Cate Blanchett, Elias Koteas, Phyllis Somerville, Jared Harris, Jason Flemyng, Elle Fanning, David Jensen, Taraji P. Henson, Mahershalalhashbaz Ali, Julia Ormond, Faune A. Chambers, Richmond Arquette, Tom Everett, Chandler Canterbury, Brianna Womick, Edith Ivey, Robert Towers, Wilbur Fitzgerald, Danny Vinson, Josh Stewart, Ted Manson, Don Creech, Danny Nelson, Peter Donald Badalamenti II, Deneen Tyler, Marion Zinser, Clay Cullen, Joshua Desroches, Louis Herthum, Bianca Chiminello, Ilia Volok, Fiona Hale, Paula Gray, Donna Duplantier, Charles Henry Wyson, Jay Oliver, Nadyia Jones, Jeffrey Scott Jones, Christopher Karl Johnson, Victoria Goulet, Geraldine Glenn, Debby Gaudet, Garrett Forbes, Lauri Christi, Dewayne Bateman, Katherine Crockett, Jessica Cropper, Spencer Daniels, Katta Hules, Adrian Armas, Devyn A. Tyler, Stephen Taylor, Myrton Running Wolf, Taren Cunningham, David Ross Paterson, Christopher Maxwell, Madisen Beaty, Yasmine Abriel, Sonya Leslie-shepherd, Troi Bechet, Rampai Mohadi, Lance E. Nichols, Joeanna Sayler, Ed Metzger, Earl Maddox, Jacob Tolano |
|
Yapımcı :
|
Kathleen Kennedy, Frank Marshall, Cean Chaffin, Cameron Cash, Jim Davidson |
|
Görüntü Yönetmeni :
|
Claudio Miranda |
|
Müzik :
|
Alexandre Desplat |
|
Süre :
|
2 saat, 46 dk. |
|
Gösterim Tarihi :
|
6 Şubat 2009 |
|
Filmin Web Sitesi
|
Özet:
Film, seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamın hayatını konu alıyor. Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, 1918’de, New Orleans’tan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıradışı bir hayatı içerir.
Yorumum:
İlginç konu ve kurguya sahip 13 dalda Oscar adayı olan bu yapıt kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Sıradışı bir hayata sahip olan bir adam olan Bejamin Button Yaşlı doğup genç ölen ve bu iki nokta arasındaki hayatının bir günlükten okunarak anlatılmakta filmde başrolde Brad Pitt’in olması ise bence güzel bir artı kazandırmış.






