Etkinlikler
1. Konya Friendfeed Buluşması!
27 May
Friendfeed’te gelişen bir konuşma üzerine karar verdiğimiz ve Konya’da ilk olan Friendfeed buluşmasını bu gece gerçekleştirdik.
Daha önce blog yazarları toplantısı olarak düşünmüştük ama Friendfeed ekibinin daha aktif olması sebebiyle ilk buluşma FF ailesine kısmet oldu.
Gerçekten çok güzel bir sohbet ortamı olduğunu düşünüyorum umarım tüm katılan arkadaşlarla aynı görüşü paylaşıyorumdur. Katılımlarıyla bizi yalnız bırakmayan Vehbi Emiroğlu, Berat Çarşı, Sırrı Özden, Halid Şen, Mustafa İren ve Zafer Korucu‘ya bir kez daha teşekkür ediyorum ve devamını getireceklerine inanıyorum. :)
Seydişehir – Kuğulu Park
20 May
Artık yavaş yavaş mezun olmaya yaklaştıkça sınıfımızda ki birliktelik gittikçe artmakta son 39 günümüz kladı birlikte birşeyler paylaşabileceğimiz. Bu vesile ile Sınıftan 24 arkadaşımızla birlikte Konya Seydişehir – Kuğulu Park’a pikniğe gittik 19 Mayıs tatilinin bahanesiyle.
Gerek öncesi gerek piknik zamanı ve gerek dönüş yolundaki güzel paylaşımlarımızla herkesin hatıralarında güzen anlar geçirmesine, kimi zaman hüzün, kimi zaman neşe ile gülüşlerimize vesile oldu.

Neler yapmadık ki :), Okey ve batak oynadık, Futbol, basketbol ve voleybol maçları yaptık. Herkesin sabırsızlıkla beklediği mangal anı ise gerçekten güzeldi. Harcanan enerjiyi tekrar depolama çabaları izlemeye değerdi :) 2 saat süren umutlu bekleyiş 24 kişinin katılımıyla cidden 20 dakika sürmedi sanırım :)

Sabah saat 5.45′te kalkıp yollara düşerek yüzlerdeki sevinç ve merak ifadeleri, akşam güneşinin batmasıyla artık yerini yorgunluğa ve yüzlerdeki memnuniyetin izlerine bıraktı. Otobüs’te de bir şenlik havası ile türküler, şarkılar söylerek katılan herkese tek tek video eşliğinde ettiğimiz teşekkürlerle noktaladık.
Amaç piknikten çok son günlerimizi yaşadığımız Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği Bölümü İkinci Öğretim 4-B sınıfı olarak ileride güzel anılarla anacağımız, yıllar sonra çocuklarımıza torunlarımıza anlatabileceğimiz anıları paylaşmak vardı ve bunu en iyi şekilde başardık.

Düzenleme de ve katılımda bizleri yanlız bırakmayan tüm arkadaşlara teşekkürler ediyorum. İnşallah bu dostluk yıllar sonra da bugünkü gibi karşılıksız, saf ve unutulmaz olması dileğiyle…

“Dijital Kariyer” üzerine dolu dolu bir gün.
15 May
Daha önce “Dijital Kariyerin 7/24 senin için çalışıyor” etkinliğini duyurmuştum sitem üzerinden de… Bugün sabah Ali Bakkaloğlu ile Saat 8.20′de Konya Havaalanına inecek olan Xing Türkiye İş Geliştirme ve Satış Müdürü Natali Yeşilbahar‘ı karşılamaya gitmemizle başlayan ve birbirinden güzel, eğlenceli ve gerçekten neden bir dijital kimliğimiz olması konusunda birden fazla etkinliğe katılarak dolu dolu bir gün geçirmenin mutluluğu ile yazıyorum bu yazıyı.

Havaalanından sonra ilk durağımızın planı kahvaltı olmasına rağmen Natali’nin o saatte bile enerjisine hayran kalarak öncelikle Mevlana Türbesi’ne gitme arzusu Ali üzerinde şaşkınlık yaratsa güne enerjik başlamamız adına etkili olduğunu düşünüyorum. Arkasından Alaaddin Tepe’sinde güzel bir kahvaltının ardından Natali, Ali ve Ben Kobid ( Konya Bilişim Derneği) ile olan görüşmeye geçtik gerçekten bir iş veren olarak neden “Sosyal iş Ağı”nın gerekliliğini en etkin şekilde anlamama yardımcı olduğunu düşünüyorum bu toplantının. Oradan Selçuk Üniversitesi Kampüsüne geçerek Mustafa İren‘in de katılmıyla Etli ekmeğin yanında sohbetin en koyusu ile hayatımda ki en güzel öğle yemeklerinden biri oldu. Umarım Natali etli ekmeği beğenmiştir. :) Daha sonra Bilmer Akıllı sınıftaki seminer için salona geçtik. yaklaşık 60 kişilik bir dinleyici ile karşılaşmak güzeldi. En azından bu kişilerin gerçekten sosyal ağlar hakkında bilgisinin sadece facebook olduğu düşünülürse neler yapmalarına güzel bir yol çizmelerine fayda sağlayacağını düşünüyorum. Seminer sonrası Alper arkadaşımızında katılımıyla KuleSini ( Kule Site 42. kat) Cafe’ye giderek kahvelerimizi içtik ardından Meram Aydınçavuş’a geçerek Konya’nın en yeşil yerini gezdik. Akşam da Xing Konya Grubunun Ambrasador’u M.Fatih Güneş‘in katkılarıyla Konya Rixos Hotel’deki muhteşem bir ambiansta gerçekleşen akşam yemeği ve sohbeti ile noktalamak ise gerçekten çok güzeldi.

Bu muhteşem günün asıl mimarı olan Natali içten, samimi, enerji dolu kişiliğinin yanı sıra İnsanlara olan yaklaşımı ve sürekli pozitif olması, etrafına neşe saçması ise gerçekten hayran olunacak biri olduğunun ispatı olsa gerek. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi tekrar tekrar sunuyorum. Yine bekliyoruz diyerek yazımı noktalıyorum.
Dijital Kariyerin 7/24 Senin İçin Çalışıyor!
11 May

Kariyerine bir adım önde başlamaya ne dersin?
Bugün bir sosyal iş ağında yerini al, hem yeni staj ve iş olanaklarının kapısını arala, hem de kariyerine bir adım önde başla.
Türkiye’nin En büyük iş sosyal ağı olan Xing Türkiye İş geliştirme ve Satış Müdürü Natali Yeşilbahar‘ın katılacağı seminerde, Katılımcılara günümüzün Sosyal Ağları, insanlara getirileri ve neden bir sosyal ağ’da bulunmanız gerektiğiyle alakalı bilgiler aktarılacaktır. Katılımlarınızı bekliyoruz.
Her gün tüm dünyada sayısı 7 milyonu aşan profesyonel, iş yapmak ve kariyerlerinde ilerleme kaydetmek için küresel iş ağı olan ve 16 dilde destek veren XING’i kullanmaktadır. XING, kişiye özel ağ işlevleri ve hizmetlerinden faydalanarak, iş ağı oluşturmayı ve profesyonel ilişki yönetimini kolay hale getirmektedir. Ayrıca, kendi kendinize yeni iş ilişkileri kurmak için kusursuz bir araç olan XING, diğer kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini görmenize de imkân sağlamaktadır.
XING Jobs portalıyla, Londra’dan Pekin’e ve New York’a kadar uzanan 24.000′den fazla uzman grubu ve ağ etkinlikleriyle XING, dünya çapındaki iş profesyonelleri için bir platformdan bir web arayüzüne
dönüşmüştür.
SANSÜRE SANSÜR!
10 May
Sansür: Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. (tdk)
Sansür; bizler için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna bizim irademiz dışında, başkalarının, kendi değer yargıları doğrultusunda karar vermesidir. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insan hayatına zarar veren, evrensel suçların engellenmesi ise sansür değildir.
Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.
Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.
06.Mayıs.2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.
Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda en büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.
Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.
Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.
Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.
Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.
Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.
Dolayısıyla, çok geç olmadan Sansüre Sansür demenin zamanıdır.
Unutulmamalıdır ki, kapatılan sitelere bir takım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük değildir, sansüre karşı durmak hiç değildir. Bu, sansürü kabullenmek, sansürle yaşamaya alışmak ve yanlış giden bir şeyin parçası olmaktır.
Oysa ülke olarak, sansür ayıbına alışmak yerine bir an önce bundan kurtulmamız gerekmektedir.
Bu nedenle, “Bana dokunmayan yılan” zihniyetinden bir an önce çıkmamız elzemdir.
Hukukçularımızın internet konusunda eğitilmesi, medeni ülkelerdeki “ikaz et/kaldır” sistemine geçilmesi, yasada net şekilde tanımlanmayan gerekçelerin tanımlanması ve kişisel yorumlara mahal verilmemesi birincil önem taşımaktadır.
İkincil olarak, halihazırdaki durumda, illa bir kapatma gerçekleşecekse kapatılan sitelerin önce uyarılması, kamuoyunun sitelerin ne sebeplere kapatıldığı konusunda bilgilendirilmesi ve sitelerin toptan server üzerinden kapatılması yerine sadece sakıncalı içeriğin kaldırılması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Ülkemizin acilen interneti bilen hukukçulara ve bilirkişilere ihtiyaç duyduğu aşikardır.
Bu nedenle, biz Sansüre Sansür olarak konunun uzmanlarını ve medyayı göreve çağırırken, kamuoyunu da bu konuda bilinçlenmeye ve “Sansüre Sansür!” demeye davet ediyoruz.
Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür. Sessiz kalma.
“Eğer bir yerde kitapları yakıyorlarsa, orada eninde sonunda insanları da yakacaklardır.” Heinrich Heine
“Sansür, bir toplumun kendine olan güvensizliğini yansıtır ve otoriter rejimlerin belirgin bir özelliğidir.” Potter Stewart

