Kyle XY Önümüzdeki Pazartesi veda ediyor…

Malumunuz dizilerle aram oldukça ii sayılır takip ettiğim 5-6 dizi var az çok izledikçede sizlerle paylaşıyorum. Dün akşam tam yatarken Kyle XY Resmi bloğuna gireyim dedim bakayım yeni bölüm hakkında neler olacağı konusunda bir ön araştırma yapmak istedim. Keşke girmeseydim Kyle XY Benim en favori dizim olduğu için olsa gerek gerçekten bu haber beni üzdü Önümüzdeki hafta pazartesi Seri finalini yayınlayarak ABCFamily’nin diziyi bitireceği açıklanıyor. Sonrası ise tam bir muamma dizi tamamen mi bitecek yoksa başka bir TV’ye geçermi inanın kimse biliyor ama tek bilinen dizinin fanatiklerinin ABCFamily’i e-posta yapmuruna tuttukları ve 200.000 den fazla mail ve posta aldıklarını belirtiyorlar. Bakalım hep birlikte göreceğiz.

Popularity: 26% [?]

11 Mart 2009 | 32 Yorum Yazan: Serkan Kategori: Sinema;

İzlediklerim (14.02.2009-21.02.2009)

Bu hafta izlediklerim bölümünde sizlerle paylaşacağım 2 yeni yabancı bir de yerli film olmak üzere 3 film, ayrıca Lost 5.sezon 5. bölüm ve Kyle XY 3.sezon 6.bölüm yer almakta.

1. Kyle XY: (Sezon 3 Bölüm 5):

Bölümü izlemeyenler için spoiler içerir.

Malumunuz dizinin aşırı bir takipçisiyim hatta Kyle XY’nin son sezonu olduğu hakkında çıkan söylentilerden en çok üzüntü duyanalr arasındayım. Çünkü izlediğim diziler arasında beni en çok kendine bağlayan dizi Kyle XY oldu.

Özellikle 2 sezonun o muhteşem sürükleyiciliği uyandırdığı merakla 1 gecede 14 bölüm izlememe sebep olmuştu.

Sezon 3 5. bölüm izlenimlerim için ladnok’u biraz daha iyilik sever olarka algılatmaya çalışılsada hala asıl amaçlarını öğrenememek tam bir muamma ve ailedeki zor durumlarda olan dayanışma hevesi birbirlerine bağlılık ve sevgilerini en yüsek dozda verilen bölümlerden biri oldu 4. bölümde Nicol’ün yaralanması ve iyileşmesinin ardından hastane faturasının gelmesi ve ödeyebileceklerinin çok üstünde bir bedelle karşılaşan Nicole – Stephen çifti ne kadar çocuklardan saklamaya kalksada Lori’nin gözünden kaçmayan durum sonunda Josh,Kyle ve Jessi’nin de kulağına gidince ailelerine yardım için kolları sıvayan çocuklar çeşitli fikirlerini uygulamaya koyuyorlar bunlardan en etkili olanı ise her zamanki gibi Kyle’dan geliyor Ladnok’a zoraki olarak giderek bir yarışma için icat yapmayı kabul ediyor. Bu arada Amanda ile aralarının durulması ve artık en azından selamlaşmaları ve kısada olsa konuşmaları ilerisi için tekrar Kyle Amanda birlikteliğini kurulabileceği sinyalleri verirken şimdilik söylemeyi uygun bulmadığım bir süpriz işleri iyice çıkmaza sokuyor.

Bu haftanın kısaca özetini verdikten sonra diğer dizimiz Losta geçelim.

2. Lost ( Sezon 5 Bölüm 6) :

Haliyle bu bölümde spoiler içermektedir. İzlemeyenlere tavsiye etmemekteyim.

Adadan ayrıldıktan sonra bir türlü eski huzurlu ya da ümit ettikleri hayata kavuşamayan oceanic 6′lısı Benjamin’in de yardımlarıyla adaya tekrar dönme serüveni ve bu serüvendeki inanılmaz tesadüfi olaylarla kaşılaşıyorlar. Adaya dönebilmenin tek yolunun ilk Oceanic kazasının şartlarını sağlamak zorunda olduklarını öğrenen grup birbirlerini ikna etmeye çalışmaktalar.

İlk kazada Jack’in babasının cenazesini taşımış olmasındna dolayı John’un ölüm sebebini  bu şekilde öğrenmiş olduk ki kendisi Oceanic 6′lısının dönmesi için intihar ediyor. Gelişen olaylar çerçevesinde en büyük süpriz ise yine bindikleri uçağın pilotu çok tanıdık bir sima olması ki Oceanic 815 sayılı uçuşun pilotu Seth Norris ile karşılaşıyoruz. Açıkçası yine büyük süprizlerle geçen bir 6.bölüm izledik bakalım adaya dönüşte nasıl bi olay oldu yada uçak düştümü bunlar ışınlandılarmı hala anlayamamış olmamdan kaynaklanarak uçak düştü diyemiyorum. Ayrıca son dakikada ki Jin’in drahma minübüsü ve elbiseleriyle gelmeside başka soru işaretlerini birlikte getirdi.

3. Changeling ( Sahtekar ):

Bir diğer oscar adayı filmlerden biri olan Sahtekar(Changeling) başrolde Angelina Jolie’nin oynadığı film gerçek bir hikayeden uyarlanmakta ve bir annenin kaybolan çocuğunu bulması için gösterdiği çaba ve buna karşılık polisin yapmış olduğu hatayı kabul etmeyerek annenin hayatını mafhetme çabaları arasında gidip gelen film oldukça etkileyici bir seneryoya sahip olmasını bir artı olarak gördüm.

Filmin detayları ise şöyle:

ChangelingSahtekar afiş

Vizyon Tarihi:30 Ocak 2009
Süresi:140 dak.
Yönetmen:Clint Eastwood
Tür:Dram / Gerilim / Suç
Senaryo:J. Michael Straczynski
Görüntü Yön.:Tom Stern
Müzik:Clint Eastwood
Yapım:2008, ABD

Oyuncular:

John Malkovich, Angelina Jolie, Colm Feore, Jeffrey Donovan, Amy Ryan, Michael Kelly, Geoffrey Pierson, Gattlin Griffith, Frank Wood, Peter Gerety, Reed Birney, Jason Butler Harner


Filmin Özeti

Chistine eve döndüğünde oğlu Walter’ın kaybolduğunu öğrenir.Aylar süren aramalardan sonra Walter geri döner ancak Christine dönen çocuğun oğlu olmadığını başka biri olduğunu söyler ve insanlarıda buna inandırmaya çalışır.Polis teşkilatının yardım etmemesi üzerine Christine oğlunu kendi bulmaya karar verir.Çaresiz kalan Christine’in tek destekçisi ve yardımcısı Rahip Briegleb olacaktır.

Filmin konusu 1920′li yıllarda Los Angeles’da yaşanmış gerçek bir hikayeden alınmıştır.

4. Pride and Glory (Zafer ve Gurur):

Bu filmde gerçek bir öyküden esinlenerek yapılmış ve gerçekten insanın kanlarını ürperten bir olayı ele alması nedeniyle beğendiğim filmler arasında.

Pride and GloryZafer ve Gurur afiş

Filmin Künyesi

Vizyon Tarihi:30 Ocak 2009
Süresi : 125 dak.
Yönetmen:Gavin O’connor
Tür:Dram / Suç
Senaryo:Joe Carnahan
Görüntü Yön.:Declan Quinn
Müzik:Mark Isham
Yapım:2008, ABD
Oyuncular:

Edward Norton, Colin Farrell, Jon Voight, Ryan Simpkins, Noah Emmerich, Wayne Duvall, John Ortiz, Rick Gonzalez, Manny Perez, Jennifer Ehle, Chris Astoyan, Lake Bell, Ty Simpkins, Shea Whigham, Frank Grillo, Ramon Rodriguez, Carmen Ejogo, Maximiliano Hernández

Filmin Özeti

New York polis teşkilatında dört polis öldürülünce, tüm teşkilat katilleri yakalamak için harekete geçer. Manhattan Polis Şefi Francis Tierney, dedektif oğlu Ray Tierney’den davayı yürütmesini ister. Ray yitirilen polislerin, ağabeyi Francis Tierney Jr.ve kayınbiraderi Jimmy Egan’la beraber çalıştıklarını bildiği için davayı isteksizce kabul eder.

Dava sıradan bir uyuşturucu baskını gibi görünse de,davayla ilgili ipuçlarının bulunmasıyla birilerinin uyuşturucu tacirlerini polislerin gelmekte olduğuna dair uyarmış olduğu anlaşılır. Bunu teşkilattan birileri yapmış olmalıdır. Daha da kötüsü, ipuçları en olamayacak yöne işaret etmeye başlar; Ray’in Kardeşine ve kayınbiraderine. Detaylar ortaya çıktıkça Ray, aileye sadakat ile teşkilata sadakat arasında seçim yapmaya mecbur olur.

5. Güneşin Oğlu:

Bu hafta izlediğim tek yerli film bu oldu. küfürler dışında da gülebildiğimi söyleyemem ama konu gerçekten ilginç ve hala türk filimlerinde yakındığım kardeşim o kadar adam ölüyor bir kere kan akıyor neden çok merak ediyorum. :)

Güneşin Oğlu afiş

Filmin Künyesi

Vizyon Tarihi:7 Kasım 2008
Yönetmen:Onur Ünlü
Tür:Komedi
Senaryo:Onur Ünlü
Görüntü Yön.:Aras Demiray
Yapım:2008, Türkiye
Oyuncular:

Haluk Bilginer, Hümeyra Akbay, Özgü Namal, Ferit Kaya, Bülent Emin Yarar, Köksal Engür, Görkem Yeltan, Tansu Biçer, Ahmet Kural, Levent Öktem, Serkan Keskin, Gamze Demirbilek, Burçin Yıldırım, Özkan Meşe, Sinan Urundaş

Filmin Özeti:

Fikri,bütün hayatı boyunca bir mucize olması için beklemiştir ve en sonunda bu isteğine kavuşmuştur.Güneşin Oğlu olduğunu öğrenir ve bütün hayatı değişir.Fikri Şemsigil’in ruhu çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır.Bu durumdan rahatsız olan Fikri,yıllarca beklediği mucizeden artık kurtulmak istemektedir.

Filmleri bitirdikten sonra veda yazımıza geldi sıra haftaya yine aynı konu ile görüşürüz. İyi seyirler.

Popularity: 15% [?]

23 Şubat 2009 | Yorum yap Yazan: Serkan Kategori: Sinema, Yüreğimden Kopanlar;

İzlediklerim (07.02.2009-14.02.2009)

Hala bursada olmam ve Konyaya gittiğimde özellikle arakdaşlarla birlikte izlemek istediğimden dolayı filmleri önümüzdeki haftaya saklayarak bu hafta dizilerle yetindim.

1) Kyle XY : (IMDB: 8.5)

who is kyle xy?

Son 2 aydır müthiş bir şekilde bağımlısı olduğum bu dizi ile başladım bu haftaya Özellikle ilk iki sezonun toplam 33 bölümü izlemem 3.5-4 günümü almış olması ise ne kadar sürükleyici ve başarılı bir dizi olduğunu ortaya koyuyor ve şu ana kadar tavsiye ettiğim kişilere karşı yüzümü kara çıkartmayan tek dizi kime başlamasını tavsiye etsem bana dönüşleri harika yorumlarla oluyor. dizinin kısa bir tanıtımı ile başlıyorum ilerleyen haftalarda bölüm bölüm yorum yapmaya çalışacağım.

Bu Kısmımdan sonrasını izlemeyen arkadaşların okumamasını tavsiye ederim spoiler içermektedir. Hevesiniz kaçmasın :)

kyle xy, ana rahmine gerek duymadan, suni rahim yardımıyla bir tank içinde belli bir yaşa kadar o tankın içinde büyültülmektedir. bu buluşu bulan kişi, adam baylin adında dahidir.

adam baylin‘de zamanında bir denekmiş. doğum esnasında 14 aylık olarak doğmuştur. fakat doğduğu zaman annesi vefat etmiştir. insanlar beyninin %7’sini kullanırken, adam, daha fazlasını kullanabiliyordu. üniversite yıllarında profesör kern adında bir akıl hocasıyla bir çok projeye katılmış, akademik olarak çok başarılı biriymiş. üniversiteyi bitirdikten sonra ortadan kaybolmuş. üzerinden 20 sene geçmiş. madacorp adında bir firmada suni rahim üzerinde çalışmış, kyle öncesi bir çok kez deneyler yapmış fakat hep başarısızlıkla sonuçlanmış. en son kyle ‘ın projesi çok iyi gitmiş. daha sonra madacorp isteklerinin dışına -kötü amaçlı- çıkınca, adam şirketle olan çalışmasını bırakmak zorunda kalmış ve kaçmış

kyle xy ‘nin durumunu gözlemek için içeride güvenlik elemanlarından tom foss ‘uda gambaz olarak madacorp ‘ta bırakmış. daha sonra hayati fonksiyonları cevap vermeye başlayınca tom foss kyle ‘i kaçırır. bir şekilde bu profesör kern ‘de bu işin içindedir. kyle, profesör kern ve tom foss arabadalardır. ormanda dururlar ve tom foss profesörü öldürür ve kyle ormanda yalnız başına kalmıştır. uyanır ve filmde orada başlıyor işte…

sizlere iyi seyirler.

dipnot(lar);

  • suni rahim, içi su dolu bir tankta gerçekleştirilmektedir.
  • kyle ‘in asıl ismi kyle degil, xy projesi olarak geçip ismi bir sayisal kodtur. (781227)
  • kyle su tankın içinde 15, 16 sene boyunca bitkisel hayat tarzında büyümüştür.
  • kyle, adam baylin ‘in tohumlarından oluşuyor ki, izleyenler bilirler; kyle ‘in gençliği tıpatıp adam baylindir.
  • ana rahminde büyümediğinden dolayı, göbek deliğide yoktur.

dizi hakkında bilgi(ler):

  • dizinin yapımcıları; Eric Bress ve J. Mackye Gruber ‘dir.
  • dizinin türü; dram, gizem, bilim kurgu, aşk, aile bağları, öz geçmiş, seks, arkadaşlık, travma, baba oğul ilişkisi, gençlik, bellek kaybı ve şefkat olarak geçmekte.
  • 3 dalda ödül almıştır. son olarakta dizinin çekimlerindende abc stüdyoları sorumludur.

not: 22dakika.com dan alınmıştır.

2) Fringe:

Geçen hafta başladığım Fringe’ te ise bu hafta 12. bölüme geldim ve günceli yakalamama 2 bölüm kaldı ama Bursa’daki Adsl bağlantımın sınırlı olmasından dolayı pek download yapamama olanak sağlamadığın için indiremedim hala son 2 bölümü neyse önümüzdeki hafta güncele geleceğim bu dizide de şu ana kadar izlediğim kadarıyla dizi X-files tarzında ama çok ince nüanslarla bu diziden ayrılmakta ve en büyük artısıda “Lost” senaristin olan J.J. Abrams dizisi olması gerçekten kurgunun muhteşemliği özellikle Dr. Walter Bishop’un delimsi, vurdum duymaz tabırları ama her söylediğinin altında yatan gizli gerçekteler le kendisine bağlayan dizi Dr. Walter Bishop’un bundna 20 yıl önce Amesika Hükümeti için yaptığı Sınır Ötesi bilimin en uç noktasında ki çalışmaları ve sonrasın bu buluşlarının teker teker günümüzde seri şekilde suç aleti olarka kullanılması temasına dayanan dizide Dr. Walter Bishop’unakıl hastanesinde 20 yıl geçirmesinin üzerine bunları hatırlamasının oldukça güç olması ve hatta 2 dakika önce neler söylediğini unutan birisi olması diziyi tekdüzelikten çıkarıyor ve farkında olmadan söylediği şeylerin dizinin ilginç noktalarına işaret etmeside izleyicinin dikkatini dağıtmasını engelliyor ve Filmin bayan FBI ajanı olan  Olivia Dunham’ın ısrarcı kimliğiyle gizli geçmişinin ardında bir sır perdesi bırakan Peter Bishop’un zekaları birleşince dizi zevk uyandırıyor.

Bence dizinin tepki gösterilen tek özelliği ise her bölümde bir konuyu baz alması ki ( son ilzediğim 7 sezonla 11. sezon arasında bu olgu biraz daha azaldı ve birbiriyle bağımlı olmaya başladı biraz daha olaylar) her bölümde farklı konulara değinmesi olarak görülüyor. USA’sa %5.2 canlı izlenim oranıylada beğenilen bir dizi olduğunu ispatlamış bile.

Popularity: 14% [?]

15 Şubat 2009 | Yorum yap Yazan: Serkan Kategori: Sinema, Yüreğimden Kopanlar;

OyuncuFabrikası Üretime başladı..

Son yıllarda büyük bir ivme kazanan Türk sinema ve dizi endüstrisi, yaşanan bu hızlı yükselişle birlikte özellikle birbirinden farklı karakterler için, uygun yetenek ve oyuncuları bulma konusunda ciddi bir sıkıntı yaşıyor.

Bu ihtiyaçtan yola çıkılarak hazırlanan “Oyuncu Fabrikası” bir yandan oyuncuların kariyerlerini ilerletmelerine yardımcı olmak, daha çok projede yer almalarını sağlamak bir yandan da yapımcıların aradıkları yeni yeteneklere  “daha hızlı ve kolay” bir şekilde ulaşmalarını sağlamak için oluşturulmuş bir kariyer ve iletişim sitesi olarak yayına başladı. Site, sinema sektörünün içinden gelen deneyimli yönetmenler,  yapımcılar ve iş odaklı internet servislerinde uzman bir ekip tarafından işletiliyor.

Bakın site kendisini nasıl tanıtıyor;

OyuncuFabrikası oyunculuk kariyer ve iletişim platformudur.

Yetenekli insanların keşfedilmesinin aslında ne kadar zor olduğu ve çoğu zaman bu yeteneklerin kalabalık içinde kaybolup gittikleri gerçeğinden yola çıkılarak tasarlanmıştır. Aynı zamanda yapımcıların, cast ajanslarının, cast direktörlerinin, prodüktörlerin, yönetmenlerin, TV kanallarının      (biz onlara sitemizde kısaca Yapımcı diyoruz)  yeni projeleri için aradıkları yüzleri bulmalarının da aynı derece de zor olduğu bir zamanda OyuncuFabrikası bu zorluğu ortadan kaldırmak olmasa bile azaltmak amacı ile yola çıkmıştır.

Oyuncular için Türkiye’nin ilk ve tek iş odaklı iletişim ve kariyer sitesi olan Oyuncu Fabrikası hakkında daha detaylı bilgi almak ve üye olmak için www.oyuncufabrikasi.com adresini tıklamanız yeterli.

Kayak: COmputerWorld, OyuncuFabrikası

Popularity: 13% [?]

9 Şubat 2009 | Yorum yap Yazan: Serkan Kategori: Sinema, İnternet;

İzlediklerim. (01.02.2009-07.02.2009)

Bi kaç gündür yazacağım ama bir türlü fırsat bulamadım malum Bursa’da yarıyıl tatilindeyim ve saolsun arkadaşlar, aile, işler derken blogla çok fazla ilgilenemedim. Bundan sonra aldığım karar doğrultusunda bir hafta boyunca izlediğim film ve dizileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım bi engel olmazda her hafta sonu cumartesi günü bu değerlendirmeleri sizlerle birlikte yapacağım.

Bu hafta izlediğim dizileri sıralayacak olursam;

1) Lost:(IMDB:9.1)

http://www.itusozluk.com/img.php/c18a61e9ccfbb8a7d8aacab1873fce7b16423/lost

Artık yediden yetmişe herkesin bağımlısı olduğu “Lost” dizisi en son 4. sezon 12. bölümde kaldığım diziye 4. sezondaki ileri gidiş gelişlerin belirsizliği yüzünden biraz zoraki izlememe rağmen 5. sezon için etrafımdan aldığım izlenimlerden sonra tekrardan heyecanla başladım ve1 haftada 6 bölüm izleyerek özellikle 5. sezonun daha sürükleyici olduğunu söylebilirim. Özellikle adadan kurtulanların kesinleşmesi ve adada kalanların biraz daha bilinmeze sürüklenmesi zaman kavramının tamamen ortadan kalması hoşuma gitti. Gizem artmasına rağmen daha anlaşılır olmaya başladı ve 1. bölümde olan şeylerin bile açıklanması hoşuma gitti ve bir arkadaşımın bahsettiği Lost senaristlerinin “Aslında bütün herşeyi 1. sezonda anlattık.” demesini daha belirgin bir şekilde anlamaya başladım.

2.Fringe: (IMDB:6.9)

http://www.thirdwayblog.com/wp-content/uploads/2008/09/fringe.jpg

Bu diziye bugün itibari ile bşaladım ilk bölüm itibari ile biraz X-file ve Numb3rs tadında bir dizi;

Bilimkurgu, drama ve gerilimin iç içe geçtiği yapımda bir özel ajan, bir bilim adamı ve oğlundan oluşan üçlümüz, bir dizi inanılmaz olayla bağlantılı ölümcül bir gizemi çözmeye çalışıyorlar…

Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiçbir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan Havalimanı’na iniş yapar… Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBI Özel Ajanı Olivia Dunham (Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında ortağı Özel Ajan John Scott (Valley), ölümün kıyısına gelir. Çılgına dönen Dunham, umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum, özel ajanımızı günümüzün Einstein’ı Walter Bishop’a (Noble) götürür. Ancak Bishop, 17 yıldan fazla zamandır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yolu da asi oğlu Peter’ı (Jackson) yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel Ajan Philip Broyles’ın (Reddick) emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir…

İlk bölüm itibari ile standart bir sonla bitmeyen ve Pilot olan bölümün 1 saat 20 dakika sürmesi ise bir film tadında olmasını sağlamakta.

Bu hafta izlemiş olduğum filmler ise;

3. Güz Sancısı:(IMDB:6.4)

4470 gs a İzlediklerim. (01.02.2009 07.02.2009)   Resim Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
23 Ocak 2009
Yönetmen : Tomris Giritlioğlu
Senaryo :
Nilgün Öneş , Etyen Mahçupyan , Yılmaz Karakoyunlu (Kitap)
Yapım : 2008,

Oyuncular

Murat Yıldırım (Behçet) , Beren Saat (Elena) , Okan Yalabık , Belçim Bilgin Erdoğan (Nemika) , İlker Aksum , Hüseyin Avni Danyal (Kenan Bey) , Umut Kurt , Avni Yalçın , Tuncel Kurtiz (Kamil Efendi) , Zeliha Berksoy

Babası milliyetçi, zengin bir toprak ağası olan Behçet, babasının bağlantıları ve isteğiyle siyasete adım atar. Bu dünyadaki bazı gelişmeleri kendi ahlak yapısına uygun bulmayan Behçet yine de kendi milliyetçiliğinin bakış açısını doğru bulmaktadır.

Behçet Türk milletinin Batılılarca kuşatıldığına ve bunun bariz kanıtının Kıbrıs’la ilgili olayların olduğuna inanıyordur. Tüm bu siyasetteki ve -baba faktörüyle- kendi hayatındaki yaşadığı ağır gerilim ortamında komşu Rum kızı Elena’ya aşık olmuştur. Bu aşkın ilerlediği günler onları 6 Eylül 1955 sabahına da yakınlaştırır.

Çemberimde Gül Oya, Hatırla Sevgili gibi ülkemizde büyük başarılara imza atmış dönem dizilerinden sonra Tomris Giritlioğlu, sinemaya verdiği 10 yıllık bir aradan sonra 1955 İstanbul’unun fiziki ve ruhsal atmosferini en ince ayrıntısını dikkate alarak yansıttığı ve Suyun Öte Yanı ve Salkım Hanım’ın Taneleri ‘nden sonra tematik üçlemenin son filmi olan Güz Sancısı ile beyazperdede.

Yorumum: Açıkçası 1955 yılında yaşanan bu olayları araştırmadan gittiğime pişmanım filme, siz siz olun izlemediyseniz öncesinde bir araştırma yapın derim bu yılda yaşanan olaylar hakkında bilginiz yoksa.. Konu olarak Kıbrıs ta ve Selanikte yaşanan olaylar sonrasında istanbulda yaşanan olayları anlatmakta. Bu arada filmin IMDB de 2002 yapım gözükmesi ilginç geldi :S

3.  Benjamin Button’ın Tuhaf Hikasyesi (The Curious Case Of Benjamin Button): (IMDB:8.4)

Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

Yapım :
2008, ABD / İngiltere / Fransa / Hindistan
Tür :
Aile / Biyografi / Dram / Fantastik / Gerilim / Gizem / Romantik
Yönetmen :
David Fincher
Senaryo :
Eric Roth, Eric Roth (Kitap), Robin Swicord, F. Scott Fitzgerald (Kitap)
Oyuncular :
Tilda Swinton, Brad Pitt, Cate Blanchett, Elias Koteas, Phyllis Somerville, Jared Harris, Jason Flemyng, Elle Fanning, David Jensen, Taraji P. Henson, Mahershalalhashbaz Ali, Julia Ormond, Faune A. Chambers, Richmond Arquette, Tom Everett, Chandler Canterbury, Brianna Womick, Edith Ivey, Robert Towers, Wilbur Fitzgerald, Danny Vinson, Josh Stewart, Ted Manson, Don Creech, Danny Nelson, Peter Donald Badalamenti II, Deneen Tyler, Marion Zinser, Clay Cullen, Joshua Desroches, Louis Herthum, Bianca Chiminello, Ilia Volok, Fiona Hale, Paula Gray, Donna Duplantier, Charles Henry Wyson, Jay Oliver, Nadyia Jones, Jeffrey Scott Jones, Christopher Karl Johnson, Victoria Goulet, Geraldine Glenn, Debby Gaudet, Garrett Forbes, Lauri Christi, Dewayne Bateman, Katherine Crockett, Jessica Cropper, Spencer Daniels, Katta Hules, Adrian Armas, Devyn A. Tyler, Stephen Taylor, Myrton Running Wolf, Taren Cunningham, David Ross Paterson, Christopher Maxwell, Madisen Beaty, Yasmine Abriel, Sonya Leslie-shepherd, Troi Bechet, Rampai Mohadi, Lance E. Nichols, Joeanna Sayler, Ed Metzger, Earl Maddox, Jacob Tolano
Yapımcı :
Kathleen Kennedy, Frank Marshall, Cean Chaffin, Cameron Cash, Jim Davidson
Görüntü Yönetmeni :
Claudio Miranda
Müzik :
Alexandre Desplat
Süre :
2 saat, 46 dk.
Gösterim Tarihi :
6 Şubat 2009

Özet:

Film, seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamın hayatını konu alıyor. Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır.  Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, 1918’de, New Orleans’tan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıradışı bir hayatı içerir.

Yorumum:

İlginç konu ve kurguya sahip 13 dalda Oscar adayı olan bu yapıt kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Sıradışı bir hayata sahip olan bir adam olan Bejamin Button Yaşlı doğup genç ölen ve bu iki nokta arasındaki hayatının bir günlükten okunarak anlatılmakta filmde başrolde Brad Pitt’in olması ise bence güzel bir artı kazandırmış.

Popularity: 16% [?]

8 Şubat 2009 | 5 Yorum Yazan: Serkan Kategori: Sinema, Yüreğimden Kopanlar;

Powered by WordPress | Blue Weed by Blog Oh! Blog | Entries (RSS) and Comments (RSS).